Ana içeriğe geç

Doçentlik Kriterlerinde Üniversite Dışındaki Bilim İnsanları İçin Yeni Bir Düzenleme Yapılmalı

Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından uygulanan doçentlik kriterleri, üniversite dışında çalışan binlerce doktora mezunu araştırmacıyı yakından ilgilendiren önemli bir sorunu gündeme getiriyor.

Doçentlik Kriterlerinde Üniversite Dışındaki Bilim İnsanları İçin Yeni Bir Düzenleme Yapılmalı
Memurlar.net
16

Mevcut kriterlere göre adayların doçentlik başvurusu yapabilmeleri için eğitim-öğretim faaliyetlerinden asgari puanı sağlamaları gerekiyor. Bu puan ise ağırlıklı olarak lisans veya lisansüstü düzeyde ders verme faaliyetiyle elde ediliyor.

Ancak üniversite kadrosunda görev yapmayan doktora mezunları açısından bu şartın yerine getirilmesi çoğu zaman oldukça güç oluyor.

Bugün Türkiye'de;

* savunma sanayinde,

* kamu araştırma merkezlerinde,

* TÜBİTAK enstitülerinde,

* şehir hastanelerinde,

* özel sektör AR-GE merkezlerinde,

* teknoloji şirketlerinde

çalışan çok sayıda doktora mezunu bilim insanı bulunmaktadır.

Bu kişiler ulusal ve uluslararası projeler yürütmekte, SCI kapsamındaki dergilerde yayın yapmakta, patent geliştirmekte ve ülkenin bilimsel üretimine önemli katkılar sunmaktadır.

Buna rağmen üniversite kadrosunda bulunmadıkları için düzenli olarak ders verme imkanına sahip olamamaları, doçentlik başvurularında önemli bir engel oluşturmaktadır.

Bilimsel üretim farklı yollarla da karşılanabilir

Doçentlik unvanı yalnızca üniversitelerde çalışan akademisyenlerin değil, bilimsel üretim yapan tüm araştırmacıların erişebileceği bir akademik unvan olmalıdır.

Bu nedenle eğitim-öğretim puanını sağlayamayan ancak bilimsel üretimi güçlü olan adaylar için alternatif yollar oluşturulması değerlendirilebilir.

Örneğin;

* ilave uluslararası yayın,

* yürütücüsü olunan araştırma projeleri,

* patent ve faydalı model çalışmaları,

* ticarileşmiş AR-GE çıktıları,

* uluslararası araştırma fonları,

* bilimsel inovasyon faaliyetleri

belirli ölçülerde eğitim-öğretim puanına alternatif olarak kabul edilebilir.

Böyle bir yaklaşım, üniversite dışında çalışan nitelikli araştırmacıların akademik kariyerlerinin önünü açarken, aynı zamanda Türkiye'nin araştırma ekosistemi ile yükseköğretim sistemi arasındaki bağı da güçlendirecektir.

ÜAK'ın doçentlik kriterlerini güncellerken, üniversite dışında bilimsel faaliyet yürüten araştırmacıların çalışma koşullarını da dikkate alacak yeni bir değerlendirme modeli oluşturması, hem akademik liyakat hem de bilimsel üretimin teşvik edilmesi açısından önemli bir adım olacaktır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler