CHP Genel Merkezi’nde Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın danışmanı olduğu belirtilen Hüseyin Doğan, "Tabii sarı zarf alıyorsunuz, böyle soru sorarsınız" diyerek gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’nu hedef aldı. Olaya şahit olan gazetecilerin tepkisinin ardından konuya ilişkin CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, "Söz konusu kişinin herhangi bir danışmanlık görevi bulunmadığını ve kendisiyle ilgili gerekli adımları atacağımızı basın emekçilerinin ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz" açıklamasını yaptı.
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, bugün Parti Meclisi gündemiyle basın toplantısı düzenledi. Toplantının ardından Sarı’nın gazetecilerle sohbet ettiği esnada, Sarı’nın danışmanı olduğu belirtilen Hüseyin Doğan isimli kişi, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’nu kastederek, "Sarı zarf alıyor, tabi böyle soru sorar" ifadelerini kullanması tepkiye neden oldu.
GAZETECİLERDEN TEPKİ
O sırada CHP Genel Merkezinde bulunan gazeteciler bu sözlere, "Biz birbirimizi tanıyoruz, siz kimsiniz? Böyle bir iddianız varsa yargıya gidip kanıtlayın. Çıkın açıklayın, biz de öğrenelim kimin aldığını. Burada herkes emeğiyle çalışıyor. Herkes kurumundan para alıyor" tepkisini gösterdi.
FIRAT: DANIŞMAN DEĞİL GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ
Olayın ardından CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Bugün parti sözcümüz sayın Müslim Sarı gerçekleştirdiği basın toplantısı sonrasında gazetecilerle sohbet ederken orada bulunan bir kişi tarafından gazeteci arkadaşlarımıza yönelik asla kabul etmeyeceğimiz bir ithamda bulunmuştur. Yaşanan olaydan dolayı son derece üzgün olduğumuzu, söz konusu kişinin herhangi bir danışmanlık görevi bulunmadığını ve kendisiyle ilgili gerekli adımları atacağımızı basın emekçilerinin ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
SARI: RESMİ GÖREVİ YOK
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Sarı ise, "Bugün basın toplantısı sonrasında gazetecilerle sohbet esnasında talihsiz bir olay yaşanmıştır. Resmî bir görevi olmayan bir partilimizin sözlerini tasvip etmiyorum. Basın emekçilerimizin soru sorma hakkını her zaman destekliyorum" dedi.
ÇGD'DEN AÇIKLAMA
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nden konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada ise, "Cumhuriyet Halk Partisi’ne istinaf mahkemesinin kararı sonrasında getirilen yönetimin bugün yaptığı ilk Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu belirtilen bir kişi tarafından üyelerimizin de aralarında bulunduğu gazetecilere yönelik olarak önceki CHP yönetiminden maddi çıkar elde ettiklerine ilişkin imalarda bulunulmasını kınıyoruz. Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiği, hukukun üstünlüğünün ve Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin her geçen gün daha fazla tartışılır hale geldiği koşullarda; kamuoyunun haber alma hakkı için çalışan, sansürle, baskıyla, işsizlik tehdidiyle ve yargı süreçleriyle mücadele eden gazetecilerin böylesine mesnetsiz ithamlarla hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz" denildi.
Açıklamada, "Gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı zan altında bırakan bu iddialar yeni değildir. Söz konusu suçlamalar sosyal medya üzerinden isimsiz hesaplar tarafından dolaşıma sokulduğu andan itibaren Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak aynı tutumu sergiledik. İddiaların ortaya atıldığı günden bu yana CHP yönetiminden Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat ve Basın Danışmanı Atakan Sönmez ile görüşülmüş, bu ağır suçlamaların aydınlatılması talep edilmiştir. Tutumumuz nettir: Herhangi bir gazetecinin haber yapması/ yapmaması için maddi çıkar sağladığına ilişkin somut bilgi ve belge varsa bunlar derhal kamuoyuyla paylaşılmalı, sorumlular açıkça ortaya konulmalıdır. Ancak ortada herhangi bir kanıt bulunmaksızın gazetecilerin topluca zan altında bırakılması, isim verilmeden suçlanması ve meslek itibarlarının hedef alınması kabul edilemez. Birçok meslektaşımız bu iddialar nedeniyle yargı yoluna başvurmuştur. Gelinen noktada konu, gazetecilere yönelik sistematik bir itibar suikastine dönüşmüştür. Bu nedenle CHP yönetimine çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Elde somut bilgi ve belge varsa kamuoyuna açıklanmalı; yoksa gazetecileri hedef alan bu mesnetsiz iddiaların ve imaların sürdürülmesine son verilmelidir" ifadeleri kullanıldı.