Ana içeriğe geç

CHP'li Demir: "Öğrenci affı teklifi sorunları çözmeyecek"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, iktidarın öğrenci affını gündemine almak zorunda kaldığını savunarak, Meclis'e sunulan kanun teklifinin eğitim hakkını tam anlamıyla güvence altına almaktan uzak olduğunu söyledi.

CHP'li Demir: "Öğrenci affı teklifi sorunları çözmeyecek"
Yeniçağ
16

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, 2 Nisan 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kapsamlı öğrenci affı kanun teklifinin ardından, iktidarın da aylardır kaçındığı bu düzenlemeyi nihayet gündemine almak zorunda kaldığını belirterek, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin, eğitim hakkını tam anlamıyla tesis etmekten son derece uzak olduğunu ifade etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir’in açıklamaları şöyle:

“2 Nisan 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduğumuz kapsamlı öğrenci affı kanun teklifimizin ardından, iktidar da aylardır kaçındığı bu düzenlemeyi nihayet gündemine almak zorunda kalmış, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sunmuştur.

Ne var ki, Ak Parti tarafından bugün kamuoyuna sunulan teklif, eğitim hakkını tam anlamıyla tesis etmekten son derece uzaktır. Gerçek ve adil bir öğrenci affı; bireylerin geçmişte hangi düzenlemeden yararlandığına bakılmaksızın, yükseköğrenimini tamamlamak isteyen herkese bu fırsatı eşit şekilde sunan kapsayıcı bir iradeyi gerektirir.

TBMM’ye sunulan teklif, daha önceki aflardan faydalanmış ancak ekonomik buhran, sağlık sorunları, ailevi krizler ya da benzeri zorlayıcı sebeplerle okuluna devam edememiş binlerce genci peşinen kapsam dışı bırakmaktadır. Eğitim hakkını ve fırsat eşitliğini baltalayan bu dışlayıcı yaklaşım, Anayasa'nın amir hükümleriyle açıkça çelişmekte ve öğrenciler arasında keyfi bir ayrımcılık yaratmaktadır.

Unutulmamalıdır ki eğitim hakkı, dönemsel siyasi tercihlere veya iktidarın lütfuna göre daraltılabilecek bir ayrıcalık değil; anayasal güvence altındaki en temel haktır.

Mağduriyetleri ortadan kaldıracak gerçek bir reform, geçmişteki yasal süreçlerden bağımsız olarak eğitim hayatına geri dönmek isteyen her bir öğrenciye yeniden umut olmalıdır. Bu ayrımcı ve eksik yaklaşımdan derhal vazgeçerek, tüm mağdur öğrencileri kucaklayan adil ve kapsayıcı bir düzenlemeyi hayata geçirmeye davet ediyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler