Ana içeriğe geç

Doç. Dr. Hakan Güneş'le NATO zirvesini konuştuk: ABD'ye entegre olan Türkiye'yi gerilimli zamanlar bekliyor

NATO Zirvesi sonrası konuştuğumuz Doç. Dr. Hakan Güneş, “Önümüzdeki günlerde Türkiye-Rusya, Türkiye-Çin ve Türkiye-İran ilişkilerini daha gergin, daha gerilimli zamanlar bekliyor” dedi.

Doç. Dr. Hakan Güneş'le NATO zirvesini konuştuk: ABD'ye entegre olan Türkiye'yi gerilimli zamanlar bekliyor
Evrensel
16

Ankara- İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş ile NATO’nun Ankara zirvesini ve bunun Türkiye’ye yansımalarını konuştuk. TİP Uluslararası İlişkilerden Sorumlu PM Üyesi de olan Güneş Türkiye’nin “tam boy savaş bütçesine” geçtiğini ifade etti. Güneş, “Önümüzdeki günlerde Türkiye-Rusya ilişkilerini doğal olarak Türkiye-Çin ve Türkiye-İran ilişkilerini daha gergin daha gerilimli zamanlar bekliyor. Tam da bu uluslararası angajmanları nedeniyle. Halbuki bu kadar kaotik bir zamanda bölgemizin bu kadar çok çatışma yaşadığı bir zamanda daha dengeli bir pozisyon edilmesi gerekirdi ülkemizin” dedi.

‘İran’a saldırı Trump tarzı şov’

Ankara’da gerçekleşen NATO zirvesi sırasında ABD’nin İran’a dönük saldırısını Trump tarzı bir şov olarak değerlendiren Güneş, “NATO zirvesi sırasında Ankara’dayken yapma cesareti güç gösterisi anlamını taşıyor” dedi. “ABD mutabakat metnini bombardıman yoluyla yırtma kararı aldı” diyen Güneş, şöyle devam etti: “Bu da yeniden bizim yırtma savaşı denklemine döndüğümüzü gösteriyor. Yani topyekûn bir tarafın pes edeceği noktaya kadar sürdürülecek bir savaş yerine zaman zaman, taraflardan birisinin diğerinin kaynaklarını yıpratmak üzere yapacağı çeşitli saldırılar serisi olarak, düşünebiliriz. Önümüzdeki günlerde ritmik olmayan, çok da mantıklı olmayan, belirli bir düzen içinde bazen 3 gün, bazen 30 gün bazen de 3 saat sürecek saldırılarla karşı karşıya kalacağız. Çünkü anlaşma mutabakat metninin çöpe atıldığı bir aşamaya geçtik.”

‘Erdoğan Trump’a boyun eğdi’

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400’leri üçüncü bir ülkeye satma iddiaları ardından Kremlin Sözcüsü Peskov’un yaptığı “Son derece hassas bir konu, Rusya ile Türkiye temas halinde” açıklamasını değerlendiren Güneş, “Rusya tabii üçüncü bir devlete bu tür gelişkin silah sistemlerinin devrilmesini kabul etmez. İkincisi, tabii ki Rusya’nın onayı alınacak, alınmaya çalışıyor. Daha doğrusu Rusya’nın, Türkiye’nin bunu elinden çıkarmak üzere bir formülü onay vermesi isteniyor. Rusya da bu anlamda Türkiye’nin işini öyle çok zorlaştırmak istemez. Burası çok kritik değil bana göre. İşin önemli kısmı şurası; Türkiye,doğru ya da yanlış, NATO kaynakları dışında bir savunma silahı elde etmeye karar vermiş. Fakat bunun başka bir ülke tarafından reddediliyor olması ve Türkiye’nin de buna boyun eğiyor olması, asıl mesele burada. Dolayısıyla Trump’ın tam da istediği, Amerikan şirketleri dışında herhangi bir yerden alışverişle bulamayacağına dair Erdoğan’ın sonunda kabul ettiği anlamına geliyor” diye konuştu.

‘Tam boy savaş bütçesi’

Zirvenin Türkiye açısından çıktılarını sorduğumuz Güneş, “Ankara zirvesinin hem Türkiye hem de diğer ülkeler açısından da en büyük sonucu; silaha yüzde 2.5’ten ortalama yüzde 5’e doğru gayrisafi yurt içi hasıladan pay ayrılması, tam boy savaş bütçesine geçmek demek. Elbette bu yoktan gelecek bir para değil. Bu altyapıdan, eğitimden, sağlıktan, barınmadan, emeklinin maaşından, çalışanların maaşından kesinti anlamına geliyor” dedi.

Zirve öncesinde Türkiye’nin Boğazlarda yeni bir deniz müdahale gücüne katılması, NATO bünyesindeki askeri kapasitesini artırması ve görev alanlarını çeşitlendirmesi ile Türkiye’nin NATO ve özellikle ABD ile ilişkilerinde daha aktif bir rol üstlenme kararlılığını ortaya koyduğuna dikkat çeken Güneş, Türkiye’nin NATO ve ABD ile ilişkilerinde daha entegre bir döneme girdiğini ifade etti.

Güneş “Aynı zamanda henüz spekülatif ve nasıl gerçekleştirileceği bilinmeyen aslında Avrupa savunma sistemi içerisinde Türkiye’nin askeri olarak daha fazla rol alması konusu ‘Yeniden gündeme geldi’ diyorum. AB ordusu formunda olmasa da, Avrupa savunma kompleksi içinde Türkiye’nin daha fazla rol alması anlamına geliyor. Dolayısıyla; önümüzdeki günlerde Türkiye-Rusya ilişkilerini doğal olarak Türkiye-Çin ve Türkiye-İran ilişkilerini daha gergin daha gerilimli zamanlar bekliyor. Trump’tan alınacak meşruiyet, siyasi ve finansal destek için olacak. Karşılığında ülkenin dış politika denklemini daha riskli bir hale getiriyor bu kararlar” diye konuştu.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı

Güneş, Rusya ile olan ilişkilere dair ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Trump’ın Rusya’ya daha önceki Amerikan liderleri ve mevcut Avrupa liderlerinden farklı olarak sıcak yaklaştığı, onu Çin’den koparıp, Batı blokuna eklemlemek için sıcak davrandığını hatırlayalım. Bu zirve o dönemin sonu oldu. Bu da şu demek; Rus büyük burjuvazisisi, Rus oligarkları ve Putin yönetimi bir karar aşamasında. Dolayısıyla biz önümüzdeki günlerde, Putin’in de ya masaya oturacağını ya da tam tersini çok daha savaşta ölçek büyütmek zorunda olduğunu göreceğiz. Dolayısıyla, Rusya bu yeni baskı karşısında nasıl bir tavır alacak? Ankara zirvesinde ortaya konan ortak Avrupa iradesi, özellikle Ukrayna kararı açısından çok kritikti. Bana göre bu zirvedeki en önemli ikinci karar Ukrayna kararıdır ve bunun bölgesel, hatta küresel çapta çok büyük sonuçları olacaktır. Şimdi Rusya’nın, Putin yönetiminin ve Rus oligarkların bu karara ne diyeceği kritik bir önem taşıyor. Dolayısıyla bu bir parantez olsun; Türkiye-Rusya ilişkilerinin bu karar çerçevesinde bir gerileme dönemine gireceğini düşünüyorum. Fakat Rusya’nın bu konudaki nihai kararı, gerilimi ya iyice tırmandıracak ya da başka bir tepki sürecini başlatacak.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler