15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. O karanlık gecede Boğaziçi Köprüsü'nde darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit düşen 36 yaşındaki koltuk ustası Timur Aktemur'un eşi Neslihan Aktemur, yaşadıkları o unutulmaz geceyi AKŞAM'a anlattı. O gece çocuklarını yatırdıktan sonra televizyonu açtığını belirten Aktemur, TRT ekranlarında yayınlanan darbe bildirisini görünce büyük bir korku yaşadığını söyledi. İlk anda gördüklerine inanamadığını ifade eden Aktemur, "Önce ne olduğunu anlayamadım. Birkaç dakika izledim. Sonra eşimin yanına gidip sessizce 'Timur kalk, darbe oluyor' dedim. Hemen ayağa kalktı. Televizyonu açtı, babasını ve arkadaşlarını aramaya başladı. Herkes birbirinden bilgi almaya çalışıyordu." dedi.
"BU HAİNLERİ KİM DURDURACAK?"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşlara yaptığı çağrının ardından eşinin hiç tereddüt etmeden dışarı çıkmaya karar verdiğini anlatan Aktemur, o anları şöyle anlattı: "Arkadaşları Kısıklı'ya gidiyordu. Timur da onlara katılmak istedi. Ben gitmemesi için çok yalvardım. Çünkü en küçük çocuğumuz henüz bir yaş üç aylıktı. Çok korkuyordum. Bana dönüp öyle bir cümle söyledi ki ömrüm boyunca unutamam; 'Ben gitmezsem, o gitmezse, bu hainleri kim durduracak?' dedi. O sözden sonra söyleyecek hiçbir şey bulamadım."
"BEYAZ GÖMLEĞİMİ VER, BAYRAĞIMIZIN RENGİNİ ALSIN"
Neslihan Aktemur, eşinin evden çıkmadan önce beyaz gömleğini giydiğini ve bunun sıradan bir tercih olmadığını belirterek "Her zaman salonda duran beyaz gömleğini giydi. Daha sonra bana dönüp 'Beyaz gömleğimi ver. Eğer üzerime kan bulaşırsa bayrağımızın rengini alsın.' dedi. Sonra da çocuklarımıza baktı, bizimle helalleşti. Kapıdan çıkarken bana, 'Kapıyı kırsalar bile kimseye açmayacaksın.' diye tembih etti. Bu, onu son görüşümmüş" diye konuştu. Arkadaşlarının aracına binen Timur Aktemur'un önce Kısıklı'ya, ardından Boğaziçi Köprüsü'ne geçtiğini anlatan Aktemur, eşinin köprüye ulaşır ulaşmaz darbecilere karşı vatandaşlarla birlikte direnişe katıldığını ifade etti.
SABAHA KADAR BALKONDA EŞİNİ BEKLEDİ
Eşinden gece boyunca haber alamadığını anlatan Aktemur, yaşadığı endişeyi "Balkondan hiç ayrılmadım. F-16'lar evimizin üzerinden alçak uçuş yapıyordu. Evimiz sallanıyordu. Çocuklarımı yatağıma topladım. Sabah ezanına kadar sürekli dua ettim. Timur'u defalarca aradım ama ulaşamadım" şeklinde konuştu.Bir süre sonra telefona başka bir kişinin cevap verdiğini söyleyen Aktemur, "Telefonunu düşürmüş, şimdi kendisiyle buluşup teslim edeceğim dedi. Meğer o sırada Timur şehit olmuş. Bana söylememişler" ifadelerini kullandı.
KAPIYA VURAN SESLER HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Sabaha karşı kısa süreliğine uykuya daldığını belirten Aktemur, acı haberi alış anını gözyaşları içinde anlattı. "Sabah kapımız tekmelenmeye, yumruklanmaya başladı. Kapıyı açtığımda yakınlarımızı gördüm. Ağlıyorlardı. O an dünyam başıma yıkıldı."
ŞEHİDİNİ GAZİLHANEDE SON KEZ GÖRDÜ
Eşinin şehit olduğuna uzun süre inanamadığını söyleyen Aktemur, onu son kez Adli Tıp Kurumu'nda gördüğünü anlattı. "Yüzünü açtım. Günler geçmişti ama sanki uyuyordu. Ne morarma vardı ne de başka bir şey. Dudakları pembeydi. Gülerken yanağında oluşan çizgiler bile duruyordu. Elimi vücuduna koydum. O an bile 'Bu gerçek olamaz' diye düşündüm."
"ÇOCUKLARIM HAYATA HEP EKSİK BAŞLIYOR"
Aradan geçen 10 yılda üç çocuğunu tek başına büyüttüğünü anlatan Aktemur, en büyük mücadelesinin hem anne hem baba olmak olduğunu ifade etti. Aktemur, "Kızım bugün tıp fakültesi dördüncü sınıfta okuyor. Oğlum üniversitede elektronik teknolojileri eğitimi alıyor. En küçük çocuğum da eğitim hayatına devam ediyor. Hepsi başarılı ama babalarının yokluğu her an hissediliyor."
