Oyuncu Farah Zeynep Abdullah, tartışmalı şarkıcı Kanye West’in konserine gidip sosyal medyada paylaşım yapmasının ardından eleştirilerin hedefi oldu.
Tepkiler üzerine uzun bir paylaşımda bulunan Abdullah, Filistin konusundan Ozan Güven'e hatta Kemal Kılıçdaroğlu'na kadar uzanan geniş bir konu yelpazesi kullanmayı tercih etti ve şunları yazdı:
bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
— fafazey (@fzaofficial) May 31, 2026
1.
ne yılmaz güneymiş.
2.
kimsenin kutsanmasını doğru bulmuyorum.
yılmaz g.'ye "adam mükemmel biri" diyenlere, kanaat lideri…
Daha önce Yılmaz Güney için kullandığı sivri ifadeler bu eleştirilerin ana zeminini oluşturuyor. Abdullah, sosyal medyayı en aktif kullanan isimler arasında ve göz önündeki isimlerin eleştirilmesi konusunda bonkörlüğü ile biliniyor.
Yazar Murathan Mungan’ın sanatçı Yılmaz Güney’in ölüm yıldönümü nedeniyle yaptığı paylaşımın altına "Sinemamızın en iyi yürüyen erkeği ve kadın döven ve şiddet türleri açısından zengin ve etkili silah kullanan diyelim" ifadelerini bırakan Farah Zeynep Abdullah, tartışmalara zemin hazırlamıştı.

POLEMİKLERİN SEBEBİ: KANYE WEST'İN OLAYLI GEÇMİŞİ
Rapçi Sean 'Diddy' Combs ABD’de cinsel saldırı, şantaj, suç örgütü kurma suçlamalarıyla karşı karşıya kalmasının ardından tutuklandı. Tüm dünyanın yakından izlediği süreçte ona en büyük desteği verenlerin başında meslektaşı Kanye West geliyordu. Öyle ki West P. Diddy’ye destek olmak için ABD Başkanı Donald Trump'la olan dostluğunu kullanmaya dahi çalıştı ve sosyal medyadan paylaşımlarda bulundu.
Arkadaşını savunurken kadına şiddet uyguladığını kendisi de itiraf etti:
Kanye West’in sosyal medya sabıkası bununla sınırlı değil. Nazi olduğunu söylediği, kadın dövdüğünü iddia ettiği ve ırkçı söylemlerde bulunduğu çok sayıda paylaşımı nedeniyle sık sık gündeme geliyor.
Kanye West (ya da Ye), cinsel saldırı, seks ticareti, darp ve iş hukuku ihlalleri gibi ağır suçlamaları içeren çok sayıda davayla karşı karşıya bulunuyor. Bu davalar; Yeezy şirketindeki çalışmaları, kurduğu özel okul ve müzik video çekimleri sırasında yaşandığı öne sürülen olaylarla bağlantılı olarak eski çalışanlar, yükleniciler ve modeller tarafından açıldı.
Eski asistanı Lauren Pisciotta, 2024 yılında Kanye West'e karşı kapsamlı bir dava açtı ve 2025 yılında dava dosyasını genişleterek cinsel saldırı, zorla oral tecavüz, özgürlüğünden mahrum bırakma ve seks ticareti suçlamalarını ekledi. Pisciotta, West'in kendisini uyuşturduğunu, aşırı düzeyde iş yeri tacizine maruz bıraktığını ve daha sonra Florida'daki evine yönelik sahte acil durum ihbarlarıyla hedef aldığını iddia ediyor.
Nisan 2024'te açılan bir diğer davada West'in Los Angeles'taki Chateau Marmont otelinde bir erkeğe aniden yumruk attığı, kişinin bilincini kaybetmesinin ardından da vurmaya devam ettiği öne sürüldü.
Model Jenifer An, 2010 yılında bir müzik videosu çekiminde West'in kendisini boğduğunu, nefessiz bıraktığını ve cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek federal dava açtı.
West’in sahibi olduğu Yeezy ve Donda Academy'nin bazı eski çalışanları, haksız işten çıkarma, ırk ayrımcılığı ve aşırı antisemitik davranışlara maruz bırakıldıkları gerekçesiyle dava açtı. Davalarda, West'in iş yerinde Adolf Hitler'i övdüğüne ilişkin iddialar da yer alıyor.
2026 yılında bir Los Angeles jürisi, West'in 57 milyon dolarlık Malibu malikanesinde çalışan eski bir yüklenicinin açtığı davada West'i kısmen sorumlu buldu. Mahkeme; ödenmeyen işçilik ücretleri, güvensiz çalışma koşulları ve haksız işten çıkarma gerekçeleriyle West'in 140 bin dolar tazminat ve masraf ödemesine hükmetti.
KANYE WEST’İN SAVUNMASI
Kanye West ve avukatları, özellikle en ağır suçlamaları kesin bir dille reddediyor. Hukuk ekibi bu iddiaları sık sık şantaj, haraç girişimi veya uydurulmuş hikayeler olarak nitelendiriyor.
Malibu malikanesi davasında West'in avukatları, davacının lisanssız bir yüklenici olduğunu ve mülke zarar verdiğini savundu. Eski asistanı Lauren Pisciotta'nın cinsel saldırı iddiaları ise West'in hukuk ekibi tarafından "nefes nefese yazılmış bir fantezi kurgu" olarak tanımlandı.
Bu davaların önemli bir kısmı hala sonuçlanmış değil. Şu aşamada söz konusu suçlamaların büyük bölümü iddia niteliğinde olup, mahkemelerdeki yargılama süreçleri devam ediyor.
Odatv.com