Ana içeriğe geç

Mehmet Uçum’danseçim açıklaması: 'Erdoğan’a son kez adaylık imkânı doğabilir'

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, genel seçimlerin 2028’de kısa bir süre öne alınabileceğini belirterek bunun 'erken seçim değil, anayasal çerçevede bir düzenleme' olduğunu savundu. Uçum, bu durumda Erdoğan’ın yeniden aday olmasının da mümkün olabileceğini ifade etti

Mehmet Uçum’danseçim açıklaması: 'Erdoğan’a son kez adaylık imkânı doğabilir'
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 2028 genel seçimlerinin tarihine ve olası seçim takvimine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Anadolu Ajansı’nda yayımlanan yazısında Uçum, seçimlerin olağan tarihinin 7 Mayıs 2028 olduğunu belirterek, bu tarihin TBMM kararıyla kısa bir süre öne çekilebileceğini ifade etti. Uçum, 16 Nisan 2028’in “erken seçim” değil, yalnızca üç hafta öne alınmış bir seçim tarihi olduğunu savundu.

Seçimlerin öne alınmasının anayasal bir uygulama olduğunu belirten Uçum, 2023 seçimlerinin de benzer şekilde öne çekildiğini hatırlattı. TBMM’nin seçimleri yenileme kararı alması halinde sürecin anayasal çerçevede işletileceğini söyledi.

Uçum, yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Anayasa’daki ilgili düzenlemeye atıf yapan Uçum, Meclis’in seçimleri yenileme kararı alması halinde Cumhurbaşkanı’nın üçüncü kez aday olabileceğini savundu.

Bu durumun “istisnai adaylık” olarak tanımlandığını ifade eden Uçum, TBMM’nin böyle bir karar alması için herhangi bir özel koşulun aranmadığını savundu.

Uçum şöyle yazdı:

"Seçimin kısa süre öne alınması Anayasal bir imkan olmasına rağmen bu durumu hile diye ifade etmek ise başlı başına bir kara propagandadır. 2023 genel seçimleri de öne alındı. Bir anayasal hile tartışması da söz konusu olmadı. Anayasa’da açıkça “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmü vardır. Bu hükmün devreye girmesi, hiçbir şarta veya hiçbir dış sebebe bağlanmamıştır. Sadece TBMM’nin iradesi gerekli ve yeterlidir. Anayasal durum bu kadar açıkken anayasal hileden söz etmek tam bir demagojidir.

Anayasada Cumhurbaşkanlığı için iki dönem görev yapma kuralı vardır. Bu kuralın bir istisnası vardır. O da bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa iki dönem Cumhurbaşkanlığı yapan kişi üçüncü dönem de Cumhurbaşkanı adayı olabilir. İşte bu sebeple bu duruma istisnai adaylık denir. Yani burada hukuksal bir istisna vardır. İstisnai adaylığın istisnai pratik konularla hiçbir ilgisi yoktur. Hukuksal kural iki dönem görev yapmaktır. Bunun hukuksal istisnası ikinci dönemde Meclisin seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde üçüncü kez aday olma imkanıdır. Üçüncü kez aday olan kişi seçilirse üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı yapabilir. Durum bundan ibarettir.

Dolayısıyla istisnai adaylık istisnai şartlar gerektirmez. Sadece TBMM’nin Anayasa’da yer alan iki dönem kuralının istisnası olan hükmü işletmesi gerekir. TBMM’nin bu hükmü işletmesi için hiçbir koşula veya istisnai şarta ihtiyaç yoktur."

Uçum ayrıca muhalefete yönelik değerlendirmelerde bulunarak, seçimlerin zamanında ya da kısa süre öne alınarak yapılmasının demokratik rekabetin bir parçası olduğunu ileri sürdü:

"Açıklamalara göre vakti gelince örneğin Şubat 2028’in ilk yarısının son günlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a adaylık imkanı veren Anayasa hükmü TBMM’de hiçbir dış sebep olmadan işletilebilir. O noktada salt Cumhurbaşkanı Erdoğan’a adaylık imkanı geliyor diye buna karşı çıkanlar olursa bunların tutumu demokratik rekabetten, demokratik yarıştan kaçmak anlamına gelir. Madem muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenme hedefi var veya bu hedefi koydular o zaman demokrat davranmaları ve demokratik rekabete alan açmaları gerekir.

Cumhur İttifakı önümüzdeki genel seçimlerde Cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanımız Erdoğan olduğunu açık ve kesin bir şekilde ilan ettiği için artık muhalefetin netleştirmesi gereken konu bellidir. Muhalefet 2028 yılında zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı? Makul olan odur ki demokratik yarıştan ve rekabetten yana olan hiç bir siyasi parti ve siyasi mecra kaçmayı tercih etmez. Ayrıca Türkiye seçmeni Anayasal imkan olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olarak önüne gelmesine engel olan siyasi aktörleri de affetmez.

Tüm bu nedenlerle önümüzdeki genel seçimlerin 2028 yılında zamanında yani döneminde ama kısa bir süre öne alınarak yapılacağı güçlü bir şekilde öngörülebilir. Bu öne alma da Cumhur İttifakının adayı olarak ilan edilen Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a Anayasa’nın istisnai hükmü gereği son kez aday olma imkanı verecektir.” (POLİTİKA SERVİSİ)

Kaynağa Git

İlgili Haberler