Yerli savunmanın yanı sıra diplomasi ve ekonomide sıçrama yapan Türkiye Zengezur Koridoru üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki güvenlik ekseninin merkezi hâline geliyor. ABD'nin KAAN için motor vermesi de sadece ticari bir hamle değil, Ankara'nın küresel güç olma yolunu açacak bir adım.
ABD’nin, Türkiye’de KAAN savaş uçağı programında kullanılacak F110-GE-129 turbofan motorlarının satışını Kongre’ye resmen bildirmesi, Ankara-Washington hattında yeni bir dönemin kapısını araladı.
Yaklaşık 705 milyon dolar değerindeki satış paketi için 24 Haziran tarihinde ABD Kongresi’ne resmî bildirim yapılırken, motorların KAAN’ın ilk üretim bloklarında kullanılması planlanıyor.
Bildirimin ardından Kongre’de satışın durdurulabilmesi için başlayan 15 günlük yasal inceleme sürecinde, Temsilciler Meclisi ile Senato’nun ortak ret kararı alması gerekiyor.
Ancak Başkan Donald Trump’ın veto yetkisi ve vetonun aşılması için her iki kanatta da üçte iki çoğunluk aranması sebebiyle mevcut siyasi tabloda satışın engellenmesi ihtimali düşük görülüyor.
“ABD YÜKÜ PAYLAŞMAK İSTİYOR”
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni’ye göre, motor satışının arkasında yalnızca savunma sanayi iş birliği değil, ABD’nin değişen küresel güvenlik stratejisi bulunuyor. ABD’nin Rusya’yı rakip olarak görmediğini ve asıl mücadeleyi teknolojik, ekonomik ve askerî kapasitesi hızla büyüyen Çin ile yaşadığını belirten Prof. Dr. Köni “Avrupa’nın Rusya’ya odaklanmasını fırsat bilen Washington, stratejik ağırlığını Asya-Pasifi k’e kaydırdı. Bu süreçte Türkiye, ABD açısından en kritik ortaklardan biri hâline geldi” dedi.
İran ile yaşanan son çatışmaların ABD’nin askerî stoklarında ciddi tüketim oluşturduğunu ifade eden Köni “ABD, İran’ın düşük maliyetli insansız hava araçlarına karşı milyonlarca dolarlık hava savunma füzeleri kullanmak zorunda kaldı. Bu mühimmatın yeniden üretimi uzun yıllar alıyor. Bu sebeple Washington artık yükü müttefi kleriyle paylaşmak istiyor” dedi.
Prof. Dr. Hasan Köni, yeni dönemde Türkiye’nin yalnızca NATO içinde değil, bölgesel güvenlik mimarisinde de merkez ülke konumuna yükseldiğini belirterek iki temel göreve dikkati çekti.
Bunlardan ilki Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşabilecek yeni güvenlik dengesinin Ankara öncülüğünde şekillenmesi.
İkincisi Zengezur Koridoru üzerinden Türk dünyasını Orta Asya’ya bağlayan hattın güçlendirilmesi ve Türkiye’nin Asya-Avrupa arasında güvenlik ekseninin merkezi hâline gelmesi. Washington’ın müttefi klerine doğrudan askerî koruma sağlayan modelden uzaklaştığını kaydeden Köni “ABD artık silahları kendisi üretip her yükü üstlenmek yerine, müttefi klerinin üretim kapasitesini artırmasını istiyor. Koruyucu rolünden koordinatör rolüne geçiyor” dedi.
Prof. Dr. Köni’ye göre NATO içinde bölgesel güçlerin daha fazla sorumluluk üstleneceği yeni dönem başladı. NATO’nun Avrupa dışındaki ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile gelişen güvenlik ağı içinde Türkiye, hem NATO’nun doğu kanadında hem de Asya’ya uzanan yeni stratejik hatta kilit aktör olarak öne çıkıyor.
CAATSA KADEMELİ KALDIRILABİLİR
Prof. Dr. Köni, motor satışının ABD-Türk savunma ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini belirterek, ilerleyen süreçte CAATSA müeyyidelerinin kademeli olarak kaldırılması, Türkiye’nin Eurofighter Typhoon sürecinin hızlanması, KAAN, Kızılelma ve füze projelerinde daha geniş kapsamlı iş birliklerinin gündeme gelebileceğini dile getirdi