Ana içeriğe geç

İngiltere Başbakanı Starmer kimdir? Keir Starmer neden istifa etti?

İngiltere siyasetinde önemli bir gelişme yaşandı. Yerel seçimlerde alınan yenilginin ardından uzun süredir istifa baskısıyla karşı karşıya olan Başbakan Keir Starmer, görevinden ayrıldığını açıkladı. İşçi Partisi içerisinde liderlik tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde gelen karar, ülkede yeni bir siyasi sürecin başlamasına neden oldu. Peki, İngiltere Başbakanı Starmer kimdir? Keir Starmer neden istifa etti? Detaylar...

İngiltere Başbakanı Starmer kimdir? Keir Starmer neden istifa etti?
Haberler.com
16

İngiltere siyasetinde son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, Başbakan Keir Starmer’ın görevinden ayrıldığını açıklaması oldu. Yerel seçimlerde yaşanan yenilginin ardından uzun süredir artan siyasi baskılarla karşı karşıya kalan Starmer, Downing Street 10 Numara önünde yaptığı açıklamada Kral ile görüştüğünü ve başbakanlık görevinden istifa ettiğini duyurdu. Peki, İngiltere Başbakanı Starmer kimdir? Keir Starmer neden istifa etti? Detaylar haberimizde.

İNGİLTERE BAŞBAKANI STARMER KİMDİR?

Keir Rodney Starmer, 2 Eylül 1962 tarihinde Londra'nın Southwark bölgesinde dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarını Surrey'de geçiren Starmer, eğitim hayatında hukuk alanına yöneldi. Reigate Grammar School’daki öğreniminin ardından Leeds Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Oxford Üniversitesi’nde medeni hukuk alanında yüksek lisans yaptı.

Hukuk kariyerine 1987 yılında başlayan Starmer, özellikle insan hakları hukuku alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. Uzun yıllar boyunca çeşitli insan hakları davalarında görev alan İngiliz siyasetçi, uluslararası hukuk alanında da faaliyet gösterdi. İnsan hakları savunuculuğu yapan kuruluşlarda çalışmasının ardından Doughty Street Chambers bünyesinde görev aldı.

Starmer, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde kamu görevlerinde de bulundu. 2008 ile 2013 yılları arasında Kamu Savcılığı Direktörü olarak görev yapan siyasetçi, Kraliyet Savcılık Servisi'nin başında yer aldı. Bu süreçte birçok önemli davanın yürütülmesinde rol üstlendi.

2014 yılında hukuk ve ceza adaletine yaptığı katkılar nedeniyle şövalyelik unvanı alan Starmer, siyasete aktif girişini 2015 genel seçimleriyle gerçekleştirdi. İşçi Partisi milletvekili olarak Avam Kamarası’na seçilen Starmer, kısa süre içerisinde parti içinde etkili isimlerden biri haline geldi.

Brexit sürecinde İşçi Partisi’nin önemli yüzlerinden biri olan Starmer, dönemin parti lideri Jeremy Corbyn’in kabinesinde Brexit Bakanı olarak görev yaptı. 2019 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nin aldığı ağır yenilginin ardından Corbyn’in liderlikten ayrılmasıyla başlayan süreçte adaylığını koydu ve 2020 yılında yapılan liderlik yarışını kazanarak İşçi Partisi lideri oldu.

2020-2024 yılları arasında Ana Muhalefet Lideri olarak görev yapan Starmer, partiyi daha merkez çizgiye taşıyan bir siyaset izledi. Parti içerisindeki antisemitizm tartışmalarıyla mücadele etmeyi öncelikleri arasına aldı ve İşçi Partisi'nin yeniden iktidar alternatifi haline gelmesi için çalışmalar yürüttü.

2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi’ni zafere taşıyan Starmer, 14 yıllık Muhafazakâr Parti iktidarını sona erdirerek Birleşik Krallık Başbakanı oldu. Başbakanlığı döneminde cezaevi kapasitesi, kamu sektörü grevleri, sınır güvenliği, işçi hakları ve sosyal destek programları gibi birçok başlıkta politikalar geliştirdi.

Dış politikada ise Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Ukrayna’ya destek verdiğini açıklarken, İsrail-Hamas çatışmaları sürecinde İsrail’e destek veren açıklamalar yaptı ve Gazze’de ateşkes çağrısında bulundu.

KEIR STARMER NEDEN İSTİFA ETTİ?

Keir Starmer’ın istifası, son aylarda artan siyasi baskıların ardından geldi. Yerel seçimlerde alınan yenilgi sonrasında İşçi Partisi içerisinde liderlik tartışmaları hız kazandı. Parti içerisinde birçok isim, yönetim anlayışının ve siyasi stratejilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunmaya başladı.

İstifa sürecinde öne çıkan gelişmelerden biri, Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle kamuoyunda tartışmalara konu olan Peter Mandelson’un Washington Büyükelçisi olarak atanması oldu. Bu karar, parti içerisinde çeşitli eleştirileri beraberinde getirdi.

Bunun yanında seçim döneminde verilen bazı vaatlerin hayata geçirilememesi de Starmer yönetimine yönelik eleştirileri artırdı. Parti tabanında ve bazı milletvekilleri arasında, hükümetin vaatlerini gerçekleştirme konusunda yeterli ilerleme kaydedemediği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Sürecin son aşamasında ise bazı bakanların görevlerinden ayrılması, İşçi Partisi içerisindeki liderlik tartışmalarını daha görünür hale getirdi. Parti içinde Starmer’ın görevi bırakması yönündeki çağrılar giderek yükseldi.

ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada Keir Starmer’ın başbakanlık görevinden ayrılacağını öne sürerek, göç ve enerji politikalarında başarısızlık yaşandığını ifade etti. Trump açıklamasında, Starmer’a başarı dileklerini de iletti.

Tüm bu gelişmelerin ardından Keir Starmer, Downing Street 10 Numara önünde yaptığı açıklamada görevinden ayrıldığını duyurdu. Starmer, çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek Kral ile görüştüğünü ve başbakanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Ancak Starmer yalnızca başbakanlık görevinden değil, aynı zamanda İşçi Partisi liderliğinden de ayrıldığını duyurdu. Parti içerisinde yeni liderin belirlenmesi için bir takvim oluşturulacağını belirten Starmer, süreç tamamlanıncaya kadar görevine devam edeceğini ifade etti.

Açıklamalarında yeni liderin eylül ayında belirlenmesinin beklendiğine işaret eden Starmer, liderlik değişiminin planlı bir şekilde yürütüleceğini vurguladı.

İŞÇİ PARTİSİ'NDE YENİ DÖNEM: GÖZLER ANDY BURNHAM'DA

Keir Starmer’ın istifa kararının ardından gözler İşçi Partisi’nin yeni liderine çevrildi. Parti kulislerinde öne çıkan isimlerin başında Andy Burnham geliyor.

Makerfield bölgesinde gerçekleştirilen ara seçimi kazanarak parlamentoya dönen Burnham’ın, liderlik yarışında güçlü bir konuma sahip olduğu değerlendiriliyor. Parti içerisindeki birçok isim değişimin kaçınılmaz hale geldiğini savunurken, Burnham’ın yeni dönemin lideri olabileceği konuşuluyor.

Bununla birlikte parti içerisinde yeni yönetimin izleyeceği siyasi yön konusunda farklı görüşler bulunuyor. Özellikle ekonomi, enerji ve göç politikaları alanlarında çeşitli görüş ayrılıkları dikkat çekiyor.

Burnham’a yakın bazı isimlerin mevcut Enerji Bakanı Ed Miliband’ın maliye bakanlığı görevine getirilmesine karşı çıktığı belirtilirken, parti içindeki sol kanatta farklı beklentiler öne çıkıyor.

Bazı sol görüşlü partililer ise göç konusunda daha sert bir yaklaşımı savunduğu belirtilen İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un görevine devam etmesinden rahatsızlık duyduklarını ifade ediyor. Aynı kesim, Hazine Bakanlığı görevine daha sol çizgide bir ismin getirilmemesinin parti içindeki dengeleri etkileyebileceğini savunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler