CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz, Haluk Levent'in gözaltına alındığı soruşturmaya ilişkin detayları paylaştı. Tokaz'ın anlattıkları şu şekilde oldu:
dünden bugüne taşınan sıcak başlıklardan biri şüphesiz Haluk Levent ve kurucusu olduğu Ahbap Derneği'ne ilişkin soruşturma. Biz de kendi kaynaklarımızdan bu soruşturmaya ilişkin hakikaten çok özel ve ilginç detaylara ulaştık diyebilirim. O detaylardan bahsetmek isterim. Şimdi üç ayrı suçlama var: Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, örgüt üyeliği ve aynı zamanda da Dernekler Kanunu'na muhalefet.
Şimdi tabii en çok merak edilen hususlardan biri şuydu: Başsavcılığın flaş bir şekilde verdiği bu gözaltı kararı acaba gerçekten ani başlayan bir soruşturma neticesinde mi verildi? Yoksa çok uzun süredir aslında Haluk Levent ve kurucusu olduğu Ahbap Derneği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın teknik ve fiziki takibi altında mıydı? Cevap; ikinci ifadem. Neden? Çünkü şimdi savcılık çok gizli bir soruşturma süreci yürüttü. Deyim yerindeyse hem Haluk Levent'in kendi faaliyetleri teknik olarak, aynı zamanda da sahibi olduğu, kurucusu olduğu Ahbap Derneği içerisindeki hesap hareketlilikleri eş zamanlı olarak incelendi.
BİLETLERİ İPTAL EDİLİNCE SAVCILIK HAREKETE GEÇTİ
Gözaltı kararına giden süreçte de ilginç bir süreç yaşandı. O süreçten bahsetmek isterim. Şimdi normalde bu cuma, yani 17 Temmuz Cuma günü Haluk Levent'in İstanbul Ataşehir'de sahne alacağı bir yer var. Günler öncesinden biletlerinin satışa çıktığı ve yapılması planlanan bir konserden bahsediyoruz. Savcılık soruşturma sürecini yürütürken bu konseri da takip ediyor aynı zamanda. Ve sonrasında, esrarengiz bir şekilde biletlerin satışlarının iptal edildiği, dolayısıyla konserin aslında iptal edildiği bilgisine ulaşınca... Vatandaşlardan peşi sıra hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 17 Temmuz'da gerçekleşecek sahnesi iptal ediliyor. Hal böyle olunca savcılık makamları da şüpheleniyor bu durumdan ve Haluk Levent teknik bir takibe alınıyor.
Bu sürecin yaşanmasının hemen ardından da perşembe günü, savcılığın talimatıyla ve yine Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Haluk Levent hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı veriliyor; ancak Haluk Levent bundan habersiz. Sonrasında teknik olarak inceleniyor, fiziki olarak takipte dedik ya Haluk Levent. İnceleniyor, takip ediliyor ve Haluk Levent'in İstanbul Havalimanı'na Almanya uçuşlu bir uçakla seyahat etmek için gittiği tespit ediliyor. Haluk Levent, Almanya'ya uçmak için İstanbul Havalimanı'na gittiği sırada hakkında verilen yurt dışı çıkış yasağını öğreniyor ve rotasını hemen Bursa'ya çeviriyor. Bursa'dan nereye gideceği tespit ediliyor? Bursa'dan İzmir'e geçerek, İzmir'den de deniz yoluyla bir kaçış rotası hazırladığı yönünde bir tespit yapıyor savcılık ve hemen operasyonun düğmesine basılıyor ve Haluk Levent gözaltına alınıyor.
Bir başlık bu. Kısaca şundan da bahsetmek isterim. Şimdi burada özellikle Başsavcılığın üzerinde durduğu husus şu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın: Şimdi Ahbap, kamuya yararlı bir dernek olma yolunda bir vizyon çizgisi içinde ilerlediğini ifade ediyor, böyle bir yansıtma söz konusu. Ancak bu 'kamuya yararlı dernek' adı altında Haluk Levent'in bir takım gayrimeşru faaliyetlerini maskelediği; dernek çalışanları aracılığıyla, üçüncü kişiler aracılığıyla para hareketlerini oradan yürüterek, bağış adı altında kişisel hesapları sanki Ahbap'ın banka hesaplarıymışçasına, kişilere bu hesaplar aracılığıyla bağış yaptırarak aslında tamamen bir kişisel zenginleşme, bir kumar süreci gibi bir dizi iddia söz konusu. Hakikaten çok kapsamlı bir süreçten burada bahsediyoruz ve çok uzun uzadıya, yani uzun bir zaman aralığı içerisinde devam eden bir soruşturma olduğunu bunun, biz edindiğimiz kaynaklarımızla yaptığımız görüşmelerden anlıyoruz.
Kardeşine varana kadar uzanan bir aklama süreci söz konusu. Aklamayla ilgili ciddi tespitler var. Sadece taşınmazlar değil, kripto varlıklar üzerinden de bu bağış adı altında toplanan paraların aklandığı, yurt dışına kaçırıldığı iddiaları var.