Ana içeriğe geç

Pentagon’un kayıp asker verileri tartışma yarattı

Pentagon, İran ile savaşta hayatını kaybeden ve yaralanan ABD askerlerine ilişkin verileri güncelledi. Yeni rakamlara göre 28 Şubat'tan bu yana 18 asker yaşamını yitirirken 624 asker yaralandı. Verilerde daha önce yaşanan düşüşler ise Pentagon'un şeffaflığına ilişkin tartışmaları büyüttü.

Pentagon’un kayıp asker verileri tartışma yarattı
Nefes Gazetesi
16

Pentagon, cumartesi günü savaş kayıplarına ilişkin veri tabanını güncelleyerek 140'tan fazla yeni yaralıyı sisteme ekledi ve geçen hafta İran saldırılarında hayatını kaybeden dört askerin kaydını yeniden listeye dahil etti.

Savunma Kayıpları Analiz Sistemi'ne (DCAS) ayrıca 7 Temmuz'dan itibaren hayatını kaybeden ve yaralanan askerlerin takip edildiği “Denizaşırı Operasyonlar” adlı yeni bir kategori eklendi.

Yeni Pentagon verileri Operation Epic Fury kapsamındaki güncel rakamlarla birlikte değerlendirildiğinde, ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a karşı savaşı başlatmasından bu yana 18 askerin hayatını kaybettiği, 624 askerin ise yaralandığı görülüyor.

Yaralı sayısı, CNN'in geçen hafta tespit ettiği 482 kişilik önceki en yüksek seviyeye göre belirgin bir artışa işaret ediyor.

KAYIP SAYILARINDAKİ DÜŞÜŞ TARTIŞMA YARATMIŞTI

Pentagon, geçen hafta İran'ın saldırıları sürerken DCAS sistemindeki ölü ve yaralı sayılarının düşmesi nedeniyle medya kuruluşları ve yasa koyucuların eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştı.

ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi'ndeki 12 Demokrat üye, perşembe günü Savunma Bakanı Pete Hegseth'e bir mektup göndererek rakamlardaki değişikliklerin nedenine ilişkin açıklama talep etti.

Savunma Bakanlığı Sözcü Vekili Joel Valdez ise perşembe günü sosyal medyadan yaptığı açıklamada düşüşlerin DCAS internet sitesindeki “geçici veri kesintilerinden” kaynaklandığını savundu.

CNN de geçen hafta sistemi dakika dakika takip ederken toplam kayıp rakamlarının dalgalanmasına neden olan veri sorunları gözlemledi.

PENTAGON SORULARA YANIT VERMEDİ

CNN, cuma günü Pentagon'a veri kesintisine ilişkin daha ayrıntılı sorular yöneltti. Ancak Savunma Bakanlığı pazar öğleden sonraya kadar konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.

DCAS sisteminde oluşturulan yeni “Denizaşırı Operasyonlar” kategorisinin 7 Temmuz başlangıç tarihi dışında hangi çatışmayı kapsadığına ilişkin ayırt edici bir bilgi bulunmuyor.

Pentagon da kategorinin kapsamına ilişkin sorulara henüz yanıt vermedi.

Yeni kategoride hayatını kaybeden askerlerin isim listesi yer alıyor. Listede İran saldırısı sonucu Ürdün'de hayatını kaybeden üç ABD askeri ile geçen hafta sonu Kuzey Irak'ta İran'a ait bir insansız hava aracının kontrollü imhası sırasında ölen bir asker bulunuyor.

7 TEMMUZ TARİHİ DİKKAT ÇEKTİ

Yeni kategorinin başlangıç tarihi olan 7 Temmuz, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın başlarında Kongre'ye gönderdiği Savaş Yetkileri bildirgesinde İran'la yeni bir çatışmanın başladığını ileri sürdüğü tarihle örtüşüyor.

1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, Kongre'nin devam kararı vermemesi halinde başkanın askeri operasyonları 60 gün içinde sona erdirmesini öngörüyor.

Trump yönetimi ise İran'la nisanda sağlanan ateşkesin, ilk çatışma dönemi için işleyen süreyi 1 Mayıs'ta durdurduğunu savunuyor.

KONGRE'DE “SAVAŞ YETKİLERİ” TARTIŞMASI

Her iki partiden bazı Kongre üyeleri yönetimin Savaş Yetkileri Yasası'na ilişkin yorumuna karşı çıkıyor.

Buna karşılık bazı analistler ve yetkililer, söz konusu yasanın başkanın savaş yürütme yetkisine anayasal olmayan bir sınırlama getirdiğini savunuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da mayıs ayında Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında yasayı “yüzde 100 anayasaya aykırı” olarak nitelendirmişti.

MURKOWSKI'DEN YÖNETİME ELEŞTİRİ

Cumhuriyetçi Alaska Senatörü Lisa Murkowski, 21 Temmuz'daki bir oturumda Savunma Bakanı Hegseth'e yönetimin ateşkes üzerinden süreyi yeniden başlatarak Kongre'yi devre dışı bırakmasından endişe duyduğunu söyledi.

Murkowski, bu yaklaşımın başkana Savaş Yetkileri Yasası kapsamındaki süreyi hukuken sorun yaratmaya başladığı anda ortadan kaldırma imkanı verdiğini belirterek, bunun anayasanın gerektirdiği ve yasanın amaçladığı Kongre onayının aşılması anlamına geldiğini savundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler