FETÖ merkezine meydan okuyarak Türkiye’ye yeniden dönmeyi isteyen eski örgüt mensupları, sosyal medya platformu X’te sohbet odası açtı. Örgütün mağdur ettiği ve uzun yıllardır yurt dışında yaşayan eski FETÖ mensupları, Türkiye ile “bütünleşme” konusunda ne yapılması gerektiğini konuştu.
Yeni Herkul Platformu’nun geçen hafta düzenlediği sohbet odası, örgüt içerisinde büyük ses getirdi. İki saat süren sohbet odasında konuşanlar, “Türkiye Cumhuriyet Devleti ve Türk Milleti’yle bütünleşme olsun istiyoruz. 10 yıl oldu, artık ülkemize dönmek istiyoruz. Dilimizi değiştirelim ve nefret dilinden uzaklaşalım.” mesajını verdi.
Sohbet odasında söz alan bir kişi, “Türkiye ile bütünleşmenin yolları nasıl olabilir? Bunu hangi koşulları sağlayarak yapabiliriz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Türkiye ile normalleşmenin yolu bence hukuki, siyasi ve toplumsal normalleşme üzerinden geçiyor. Yani hukuki normalleşme de toplumsal normalleşme de yine siyasete bağlı. Çünkü siyasi liderler, Türkiye’deki toplumu gerçekten belli yönlere yönlendirebilen etkili figürler. Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmasını dinledim. Onun söylemiş olduğu o politikalar Türkiye’de bir toplumsal huzura, bir iç barışa ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Devletin toplumda biriken aşırı gerginliği çözmek gibi bir niyeti olduğunu gösteriyor. Devlette böyle niyeti olan insanların, devlet adamlarının olduğu görünüyor. Bu sevindirici ve ümit verici bir durum.”
‘ZİHNİMİZİ YENİDEN TASARLAYALIM’
Bir vatandaş da bugüne kadar zihnini örgüte göre kurguladığını, devlet nedir, millet nedir, siyaset nedir bilmediğini söyledi, “Şimdi zihnimizi bütünleşmeye göre tasarlamamız lazım. Türkiye toplumuyla bütünleşmek mümkün. Bunu reddeden insan aslında kendinden kaçıyor demektir. Biz bir yola girdik. Terör belasından kurtulmak istiyoruz. Gerekirse Doğu (Perinçek) Bey’le, Sayın Bahçeli ya da Sayın Erdoğan’la da görüşürüz. Bu diyalog olmalı.” ifadelerini kullandı.
‘ÖRGÜT YÖNETİMİYLE AYNI DÜŞÜNMÜYORUZ’
Söz alan bir vatandaş da örgütü lanetledikleri belirtti, FETÖ yönetimiyle aynı düşünmediklerini ifade etti. Vatandaş şunları kaydetti:
“Biz örgütün yönetim kadrosuyla ve mahrem takımla aynı şeyleri düşünmüyoruz. Yapılan yanlışlar, hatalar, kusurlar… Tamam terör eylemi gerçekleşmiş, lanetliyoruz bu terörü. Biz bunların hepsini sonradan farkına vardık. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti şu anda bir af çalışması, bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Sayın Bahçeli, Sayın Doğu Perinçek, Sayın Erdoğan terörsüz Türkiye için çağrı yapıyorlar. Bizler de terörsüz Türkiye kavramını sonuna kadar destekliyoruz ve ülkemizin yanındayız. Ülkemizi yarınlara daha güçlü bir Türkiye ile hep birlikte taşımak istiyoruz.”
‘15 TEMMUZ KARDEŞLİĞİ PERÇİNLESİN’
FETÖ darbe girişiminin yıl dönümünde kardeşliğin perçinlenmesi gerektiğini söyleyen bir vatandaş da şunları kaydetti:
“Malumunuz 15 Temmuz’un seneyi devriyesi yaklaşıyor. Bu 15 Temmuz’u, hafızalarımıza kazınmış kirli bir sayfa olarak değil temiz, yeniden tamamen barışla, kaynaşmayla, kardeşlikle perçinlenmiş bir sayfa olarak idrak etmeyi şahsen arzu ediyorum.
“Yeniden bütünleşmeyi dört kademede ele alabiliriz. Birincisi insanların birbirlerini yeniden insan olarak görebilmeleri önemli. Kutuplaşma dönemlerinde taraflar birbirlerini birer birey olarak değil bir kimliğin temsilcisi olarak değerlendirmeye başlarlar. Toplumsal barışın başlangıcı bu yaklaşımın aşılmasıyla mümkün olacaktır. İkinci kademede mutlaka hakikatle yüzleşmemiz gerekiyor. Kimlerin haksızlığa uğradığı, hangi hataların yapıldığı ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için hangi derslerin çıkarılması gerektiği özgürce konuşulabilmeli. Üçüncü kademe adalet… Kalıcı bir toplumsal uzlaşma için suçlu ile suçsuzun ayrılması önemlidir. Dördüncü kademe ise kullanılan dilin mutlaka ama mutlaka değiştirilmesi lazım. Aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemler yerine empatiyi, saygıyı ve karşılıklı anlayışı öne çıkaran bir dili mutlak anlamda benimsememiz gerektiği kanaatini taşıyorum.”
‘BİRLİK VE BERABERLİK HER BİRİMİZİN VAZİFESİ’
Bir vatandaş, terörün olmadığı bir Türkiye inşa edilirken bunun hep birlikte yapılması gerektiğini vurguladı ve şunları ifade etti:
“Nasıl Mustafa Kemal ve arkadaşları bir Türkiye kurup Misak-ı Milli sınırları içerisinde barış ve huzur içerisinde yaşayacak bir toplumu inşa etmişlerse bugün devleti idare eden siyasal partiler de 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde terörün olmadığı ortak bir Türkiye hedefindeler. Bizler ülkesinin kalkınmasına, birliğine, bütünlüğüne, vatanın bölünmezliğine sahip çıkmış insanlarız. Bu dönemde, sürecin dışında kalırsak bu hakikaten Türkiye için büyük bir kayıp olacaktır. Milyonlarca insanın Türkiye’nin birliğine, beraberliğine katkı sağlaması o kadar önemli ki, bunu gelecekte her birimiz hem yaşayarak hem doğru bir yerde durduğumuzu göstererek kanıtlamış olacağız. Bu her birimizin vazifesi diye düşünüyorum.”

