Ana içeriğe geç

İnternet tükendi, sıra Avrupa sahaflarında: Yapay zeka şirketleri nadir kitapları tarayıp imha ediyor

Avrupa'daki sahaflar yapay zeka şirketlerinin dijital ortama aktarılmamış nadir kitapları toplu halde satın alarak tarayıp imha ettiğini öne sürüyor. Hukukçular ise yapay zeka modellerinin eğitiminde kullanılan fiziksel kitapların telif hukuku açısından yeni bir gri alan oluşturduğuna dikkat çekiyor

İnternet tükendi, sıra Avrupa sahaflarında: Yapay zeka şirketleri nadir kitapları tarayıp imha ediyor
Gazete Oksijen
16

Avrupa'da ikinci el kitap satıcıları ve sahaflar, yapay zeka şirketlerinin eğitim verisi elde etmek amacıyla nadir ve uzmanlık gerektiren kitapları toplu halde satın aldığı yönündeki iddialardan endişe duyuyor. Kitap satıcılarına göre bu eserler koleksiyon ya da yeniden satış amacıyla değil, sayfalarının taranmasının ardından fiziksel olarak imha edilerek büyük dil modellerinin eğitiminde kullanılmak üzere satın alınıyor.

Hollanda'da BNR'nin haberine göre, Haarlem'deki antikacı kitapçı De Vries & De Vries'in sahibi Pieter de Vries, Singapur merkezli 2077AI adlı şirketten binlerce kitaptan oluşan bir satın alma listesi aldı. ISBN numaralarıyla hazırlanan yaklaşık 3 bin kitaplık listede jeomekanikten İrlanda folkloruna, seramik mühendisliğinden farklı akademik disiplinlere kadar birbirinden alakasız ve son derece niş eserler yer alıyordu.

Benzer talepler yalnızca Hollanda'da görülmedi. Almanya, İsviçre ve İspanya'daki sahaflar da Kanada merkezli Zoom Books ve benzeri şirketlerden yüzlerce hatta binlerce kitaba yönelik toplu siparişler aldıklarını bildirdi. Satıcılar, siparişlerin koleksiyonculuk mantığıyla açıklanamayacak kadar rastgele ve çok sayıda farklı alandan oluştuğunu belirterek kitapların yapay zeka eğitimi için toplandığını düşünüyor.

"Yıkıcı tarama" yöntemi

İddialar, yapay zeka şirketi Anthropic'in "Project Panama" adlı çalışmasıyla yeniden gündeme geldi. ABD'de görülen telif hakkı davası sırasında ortaya çıkan şirket belgeleri, satın alınan kitapların sırtlarının hidrolik kesme makineleriyle ayrıldığını, sayfalarının yüksek hızlı endüstriyel tarayıcılarda dijital ortama aktarıldığını ve daha sonra geri dönüşüme gönderildiğini ortaya koymuştu. Bu yöntem sektör içinde "destructive scanning" (yıkıcı tarama) olarak adlandırılıyor.

ABD'deki mahkeme, fiziksel nüshaları yasal yollarla satın alınan kitapların bu amaçla taranmasını "fair use" (adil kullanım) kapsamında değerlendirdi. Bu kararın ardından yapay zeka şirketlerinin dijital ortama aktarılmamış Avrupa kitaplarına yöneldiği öne sürülüyor.

"Dijital kaynaklar tükendi, sıra fiziksel kitaplarda"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Berlin Humboldt Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Privatdozent (doçent düzeyinde bağımsız öğretim üyesi) olarak görev yapan telif hukuku uzmanı Jannis Lennartz, yapay zeka şirketlerinin fiziksel kitaplara yönelmesinin temel nedeninin internetteki eğitim verilerinin büyük ölçüde tüketilmiş olması olduğunu belirtiyor.

Lennartz'a göre yapay zeka şirketleri yıllardır internet üzerindeki metinleri eğitim amacıyla kullanıyor. Ancak çevrim içi kaynakların önemli bölümü zaten işlendiği için şirketler artık daha önce dijitalleştirilmemiş kitapları yeni veri kaynağı olarak görüyor.

"Dijital otlaklar tüketildi; fiziksel kitaplar yapay zeka şirketleri için son sınır haline geldi" değerlendirmesini yapan Lennartz, eski ve baskısı tükenmiş kitapların bu nedenle giderek daha değerli bir eğitim verisine dönüştüğünü ifade ediyor.

ABD ve Avrupa arasında hukuki fark

Lennartz, tartışmanın yalnızca etik değil, hukuki açıdan da karmaşık olduğunu vurguluyor.

ABD'de telif hukukunun temel unsurlarından biri olan "fair use" ilkesi, mahkemelere belirli koşullarda eserlerin izin alınmadan kullanılabilmesine yönelik geniş değerlendirme yetkisi tanıyor. Avrupa Birliği'nde ise böyle genel bir düzenleme bulunmuyor; telif istisnaları belirli kurallarla sınırlandırılıyor.

Bununla birlikte AB'nin Dijital Tek Pazar (DSM) Direktifi, yapay zeka eğitiminde kullanılan metin ve veri madenciliğine belirli koşullarda izin veriyor. Ancak hak sahiplerinin eserlerinin bu amaçla kullanılmasını engelleyebilmesi için önceden "opt-out" bildiriminde bulunması gerekiyor.

Lennartz, eski kitapların büyük bölümünün bu düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce yayımlandığını, dolayısıyla eserlerde böyle bir bildirim bulunmadığını hatırlatarak, bu durumun yapay zeka şirketlerinin söz konusu eserleri kullanmasının hukuki sınırlarını belirsiz hale getirdiğini savunuyor.

"Asıl sorun kitapların istenmemesi"

Lennartz'a göre tartışma yalnızca yapay zeka şirketlerinin kitapları satın alıp taramasından ibaret değil.

"Amerikalıların istenmeyen kitapları satın alması değil, kitapların Avrupa'da giderek istenmeyen nesnelere dönüşmesi asıl sorun" değerlendirmesini yapan hukukçu, yayıncılık sektöründe, eğitim sisteminde ve okuma kültüründe yaşanan gerilemenin bu süreci hızlandırdığını öne sürüyor.

Lennartz, yapay zeka şirketlerinin eski kitaplara yönelmesini Avrupa'nın kültürel mirasına yönelik ilginin azalmasının da bir göstergesi olarak değerlendirirken, tartışmanın yalnızca telif hukuku çerçevesinde değil, kültür politikaları ve bilgi mirasının korunması açısından da ele alınması gerektiğini savunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler