Ana içeriğe geç

İş insanının varlığı avukatına geçti: Ölüm döşeğinde vasiyet oyunu

İş insanı Ahmet Emin Silahyürekli'nin yoğun bakımda bilinci kapalıyken parmak bastırılarak adına sahte vasiyetname düzenlendiği iddia edildi. Kızı Aleyna, Avukat Fatih Cenk Canpolat'ın kendisini kurulacak vakfın başkanı yaptığını belirterek suç duyurusunda bulundu.

İş insanının varlığı avukatına geçti: Ölüm döşeğinde vasiyet oyunu
Odatv
16

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği Başkanı Mustafa Silahyürekli'nin amcası olan Ahmet Emin Silahyürekli, 4. evre kolon kanseri nedeniyle sırasıyla Amerikan Koç Hastanesi, Nişantaşı Amerikan Hastanesi, Fulya Acıbadem Hastanesi ve son olarak Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nde tedavi gördü.

27 Mart'ta hayatını kaybeden Silahyürekli, Feriköy Helvacı Dede Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Ancak Silahyürekli'nin ölümünün ardından, geride bıraktığı mal varlığıyla ilgili hazırlanan vasiyetname tartışma konusu oldu.

OKUMA YAZMA BİLDİĞİ HALDE VASİYETNAMEYE PARMAK BASTIRILDI

Nefes'in haberine göre, iş insanının avukatı Fatih Cenk Canpolat tarafından bilgisayar ortamında 9 maddeden oluşan bir vasiyetname hazırlandığı belirtildi. Silahyürekli'nin, ölümünden yaklaşık 1,5 ay önce, yoğun bakımda ve bilinci kapalı olduğu sırada söz konusu belgeye imza yerine parmak bastığı öne sürüldü.

Silahyürekli'nin okuma yazma bildiği belirtilirken, vasiyetnamenin ilk maddesinde yer alan "Hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmaksızın serbest irademle düzenlediğim ölüme bağlı tasarruflarımı içermektedir" ifadesi de dikkat çekti.

AVUKAT "VAKFIN BAŞKANI" OLDU

11 Şubat 2026 tarihli vasiyetnamede, Ahmet Emin Silahyürekli adına bir vakıf kurulması ve öğrencilere burs verilmesi öngörüldü. Belgede ayrıca İslami ilimler ve din eğitimi verilmesi, vakfın faaliyetlerini desteklemek amacıyla taşınır ve taşınmaz mallar edinilmesi ve bunların kiraya verilmesi gibi maddeler yer aldı.

Vasiyetnamede, Silahyürekli'nin tüm taşınır ve taşınmaz mal varlıkları, banka hesapları, kıymetli madenleri, menkul değerleri, hisse senetleri, fonları, kripto varlıkları, fikri hakları, alacakları ile diğer hak ve menfaatlerinden elde edilen gelirlerin kurulacak vakfın kuruluş mal varlığını oluşturması öngörüldü.

Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Aşırlı Adası'ndaki 3 ve 4 numaralı parsellerin de vakıf adına tescil edilmesi için avukat Fatih Cenk Canpolat’ın görevlendirildiği belirtildi.

Vasiyetnamenin dikkat çeken bir diğer maddesinde ise Canpolat'ın kurulacak Ahmet Emin Silahyürekli Vakfı’nın hem yönetim kurulu başkanı hem de mütevelli heyeti başkanı olarak belirlenmesi yer aldı. Canpolat ile Berke Aslan'ın vasiyetnamede "Şahit" sıfatıyla yer aldığı, vasiyetçinin ise parmak iziyle gösterildiği kaydedildi.

"BABAM OKURYAZAR AMA PARMAK BASTIRILMIŞ"

İş insanının tek yasal mirasçısı olan kızı Aleyna Silahyürekli, babasının yoğun bakımda bilinci kapalı halde tedavi gördüğü sırada durumunun fırsata çevrildiğini öne sürdü. Silahyürekli, avukatı Fatih Volkan aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na "Sahte resmi belge düzenlemek ve kullanmak, nitelikli dolandırıcılıktan" suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesinde, söz konusu vasiyetnamenin sahte olduğu ve imza atamayacak derecede yoğun bakımda, bilinci kapalı şekilde tedavi gören Ahmet Emin Silahyürekli'ye imza yerine parmak bastırıldığı iddia edildi.

Dilekçede, vasiyetnamede avukat Fatih Cenk Canpolat'ın kendisini kurulacak vakfın yönetim kurulu ve mütevelli heyeti başkanı olarak gösterdiği, iş insanının tek yasal mirasçısı olan kızı Aleyna Silahyürekli'nin ise mirastan pay almamasını sağlayacak hükümlere yer verildiği belirtildi.

Bilinci kapalı ve ağır ilaç tedavisi altında bulunan bir kanser hastasına, hukuki ehliyeti ve iradesi yerindeymiş gibi parmak bastırılmasının insani ve ahlaki değerlere aykırı olduğu ifade edildi.

Suç duyurusunda, Silahyürekli'nin bilinci ve akıl sağlığı yerinde olsaydı vasiyetnamenin noter huzurunda düzenlenmesi gerektiği savunuldu. Ayrıca kendisini vasiyetnamede "Tanık" olarak gösteren avukatın, belgedeki düzenlemelerden doğrudan yarar sağladığı ileri sürüldü.

DOKTOR RAPORU OLMADAN NOTERDE VASİYETNAME DÜZENLENEMEYECEĞİ İDDİASI

Dilekçede, iş insanının bilincinin yerinde olduğuna ilişkin doktor raporu alınamayacağının ve bu rapor olmadan noter huzurunda vasiyetname düzenlenemeyeceğinin bilindiği öne sürüldü.

Bu nedenle yoğun bakım ünitesinde Silahyürekli'ye parmak bastırılarak sahte belge düzenlendiği ve mal varlığının ele geçirilmesinin amaçlandığı iddia edildi.

Ölüm döşeğinde parmak bastırılarak hazırlanan belgeyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının işlendiği öne sürülerek, sorumlular hakkında iddianame hazırlanması ve cezalandırılmaları talep edildi.

"ÖLÜMLE BİRLİKTE VASİLET İLİŞKİSİ SONA ERMİŞTİR"

Aleyna Silahyürekli, suç duyurusunun ardından İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne de başvurdu.

Başvuruda, babasının ölümüyle birlikte avukatıyla arasındaki vekâlet ilişkisinin de sona erdiği belirtildi. Dilekçede, babasının okuma yazma bildiği halde ölüm döşeğinde, yoğun bakım odasında hazırlanan vasiyetnameye parmak bastırılarak tüm mal varlığının ele geçirilmesinin amaçlandığı ve kendisinin mirastan dışlanmak istendiği savunuldu.

Babasının ölümüyle birlikte konusuz kalan vasiyetnamenin açılması davasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edildi.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler