Ana içeriğe geç

Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: Siyasi tespit ve mizah suç değildir

Deniz Göktaş, savcılık ifadesinde şakaları için "3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum, yaklaşık 100 bin kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen herhangi birisini görmedim" dedi.

Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: Siyasi tespit ve mizah suç değildir
Evrensel
16

Stand-up gösterisi "Ölü Deniz"deki ifadeleri gerekçe gösterilerek yurt dışı dönüşünde gözaltına alınan ve bugün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesinde çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Emniyetin "video çözümleme tutanağı" üzerinden yürütülen ve yaklaşık 2 saat süren sorguda, Göktaş'a gösterisindeki şakaları tek tek soruldu. Göktaş, gösterisindeki ifadelerin eleştirel siyasi tespitler ve mizahi unsurlar olduğunu vurgulayarak suçlamaları reddetti.

"Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir"

Savcılık sorgusunda Göktaş'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik dile getirdiği "Recep Tayyip Erdoğan'ın utangaç bir diktatörden, kendi kimliği ile barışık bir diktatöre geçişi" şeklindeki ifadeleri soruldu. Suçlamalara yanıt veren Göktaş, eleştirinin hakaret taşımadığının altını çizerek şunları söyledi:

"Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir, kamoyunda da sıkça tartışılan bir konudur, benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bu söylemde bulunmamaktadır."

Erdoğan'ın "kişisel gelişim videoları izlediğine" dair sözlerinin sorulması üzerine ise Göktaş, "Cumhurbaşkanı hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum" dedi.

"Stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için…"

Göktaş, "Keşke Recep Tayyip Erdoğan'ın terapisti olabilsem" şakasına dair soruya ise Erdoğan’ın stresli bir görev yaptığını, kendisinin de psikoloji mezunu olduğunu belirterek yanıt verdi.

Göktaş, "Psikoloji mezunu olduğum için ve Cumhurbaşkanının stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik olarak gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır" dedi.

"Seyirciyi kendi ön yargısıyla yüzleştiriyorum"

Savcılık sorgusunda Göktaş'a gösterideki "dalgıç" şakası da soruldu. Göktaş, "haşema" tartışmaları üzerinden kurduğu şakanın amacını şu sözlerle açıkladı:

"Burada ben haşema ile denize giren insanlara karşı gösterilen ön yargıya yönelik eleştiride bulunuyorum. Hatta söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı ön yargılı olan insanları eleştiriyorum. Seyirciyi ters köşeye düşürüyorum. Söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor, ancak ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum. Zaten söylemin devamında da 'Harbiye testi geçemediniz' diyerek kastımın seyircinin ön yargısını sergilemek olduğunu belli ettiğimi düşünüyorum."

"3 yıldır 100 bin kişiye yaptım, incinen olmadı"

Kutsal kitaplar ve kurban ibadetine dair ifadeleri nedeniyle "dini değerleri aşağılama" suçlaması yöneltilen Göktaş, savunmasında mizahın toplumsal gerçekliğine dikkat çekti:

"İnsanlar beni gördüklerinde dinden uzak bir insan olduğumu düşünüyorlar, ancak ben tarafima okuduğunuz şekilde 4'üncü kitabı sevdiğimi beyan ettim. Bu söylemde 4'üncü kitabın son kitap olduğuna yönelik teolojik espiri amacım vardır, herhangi bir aşağılama kastım yoktur. Ben benzer şakayı kelimesi kelimesine aynı şekilde 3 yıldır ülkenin farklı bölgelerinde stand-up gösterilerinde yapıyorum, yaklaşık 100 bin kişiye bu şakayı yapmışımdır ancak bu şakadan incinen herhangi birisini görmedim. Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır."

Kurban ibadetine dair şakasının ise tamamen "seküler büyütülen bir çocuğun kurbanda karşılaştığı zaman yaşadığına ilişkin bir espri" olduğunu ifade eden komedyen, şunları dile getirdi:

"Seküler büyütülen bir çocuğun kurbanda karşılaştığı zaman yaşadığına ilişkin bir espridir, bu söylemde herhangi bir aşağılama kastı bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim dini değerleri, toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Gösteride de öyle anlaşılabilecek veya bu anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum."

Adliye önünde abluka, içeride "mizah" sorgusu

Geceyi nezarethanede geçiren Deniz Göktaş’ın adliyeye getirilmesiyle birlikte Çağlayan’da yoğun polis önlemleri alındı, adliye önüne TOMA getirildi. Emeğe, sanata ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara tepki göstermek üzere çok sayıda yurttaş, sanatçı, sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi adliye önünde toplandı.

Sorgu sürecine dair adliye önünde bekleyenlere bilgi veren TİP Milletvekili Ahmet Şık, savcının gösterideki her bir espriyi suç unsuru gibi tek tek sorduğunu aktardı. Yaklaşık 2 saat süren ifade işlemlerinin ardından savcılık, Göktaş’ı "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "dini değerleri aşağılama" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Hakimlik de Göktaş'ın tutuklanmasına karar verdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler