Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü, insanca bir yaşam için başlattığı imza kampanyasını sürdürüyor.
Gebze Kent Meydanı'nda kurulan stantta imzalar, "Vergide adalet için servet vergisi getirilsin" talebiyle de atıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılan ve imzaya açılan imza formunda diğer talepler “Tüm ücretler yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın”, “Yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmasın” ve “Asgari ücret ile emekli maaşlarına ek zam yapılsın” diye sıralandı.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Arzu Erkan ve Darıca İlçe Başkanı Orhan Kaya’nın da katıldığı eylemde basın açıklamasını Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar tarafından okudu. "Bizleri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edenlere, sırtımızdan milyarlar kazanan patronların vergilerini tek kalemde sıfırlayanlara karşı artık yeter diyoruz" diyen Akar, "Kendi yarattıkları krizin yükünü emekçinin sırtına yıkanlara karşı sessiz kalmayacağız! Krizin, yoksulluğun, savaşın faturasını ödemeyeceğiz. Sesimizi ve mücadelemizi büyütmek için haykırıyoruz. Tüm ücretler yoksulluk sınırının üstüne çıkarılsın! Açlık sınırında yaşamaktan bıktık. İnsanca yaşayacak, geleceğe güvenle bakacak bir ücret hakkımızdır. Yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmasın! Kaşıkla verip kepçeyle geri aldığınız adaletsiz vergi sistemine son verilsin! Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın. Asgari ücrete ve emekli maaşlarına ek zam yapılsın! Yıllarca bu ülke için değer üreten emeklilerimizi ve işçilerimizi sefalet ücretlerine mahkûm edemezsiniz! Güncellenmeyen maaşlar eriyor, derhal ek zam. Vergide adalet için servet vergisi getirilsin! Krizin faturasını işçi değil, servetine servet katan patronlar ödesin. Gelin, bu sömürü düzenine karşı yan yana duralım. Gücümüzü birleştirelim, sesimizi dalga dalga yayalım! Hadi sen de bir imza ver! Mücadeleyi birlikte büyütelim" dedi.
"Her şeyden önce servetin vergilendirilmesi gerekiyor"
Gazetemize konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Arzu Erkan ise, "Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü'müzün işçiler içerisinde yaptığı toplantıların, tartışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkan bu imza kampanyasıyla bir an evvel asgari ücrete ve gerçek bir sefalet ücreti olan emekli maaşlarına ara zam yapılmasını talep ediyoruz. Bu kampanya sadece ara zam talebini içermiyor, aynı zamanda tüm ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve insanca yaşayacak bir ücret talebini de içeriyor. İşçilerin en temel taleplerinden biri de vergide adaletin sağlanması. Sadece ocak ve şubat aylarının verilerine göre maaşlardan alınan toplam gelir vergisi tutarı 558 milyar lira. Aynı dönemde şirketlerden toplanan toplam vergi oranı ise 390 milyar lira. Yani bu ülkenin emekçileri, patronlardan yüzde 43 daha fazla vergi veriyor. Gerçek bir vergi adaletinin sağlanabilmesi için yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmaması talebi de bu kampanyanın başat taleplerinden biri. Dolayısıyla, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alıyoruz diye iddia ettikleri vergi düzeninin sağlanabilmesi için her şeyden önce servetin vergilendirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
"Bu kampanyayı işçilerle birlikte örgütleyeceğiz"
Sadece bir imza ile bunları elde etmenin mümkün olup olmayacağına cevap veren Erkan, "Elbette ki değil ama bu imza kampanyası bu taleplerin görünür olması için ilk adımlardan biri. Biz Gebze'de, Kocaeli'de ve yayabilirsek bütün bir ülkede bu talepler etrafında birleşebilirsek taleplerimizi daha görünür kılacağımızı düşünüyoruz. Bu talepleri elde etmek sadece imzalarla olmaz. Biz bu kampanyayı sadece kent meydanlarında değil, işçi duraklarında, fabrika önlerinde, emekçi mahallelerinde bizzat işçilerle birlikte örgütleyeceğiz. Bu bir ilk adım, özellikle de sendikalı, örgütlü işyerlerinde çalışan mücadeleci işçi arkadaşlarımızın bu talepleri sendikalarında gündem haline getirebilmeli. Aynı zamanda sendikasız, örgütsüz işyerlerinde de çalışan işçileri de kapsayacak, onları da sürece dahil edecek bir örgütlülüğe ihtiyacımız var. Biz parti olarak bunun çabası içerisinde olacağız. Konfederasyon, sendika, işkolu ayrımı yapmadan bu taleplerin görünür olmasını, başlatılan imza kampanyasının aynı zamanda işyeri eylemleriyle, kent meydanında yapılacak güçlü kitlesel eylemlerle hatta iş bırakmayı da kapsayacak bir örgütlülüğe erişebilmesinin bir ilk adımı olarak tarif ediyoruz" dedi.