Elektriksiz, neredeyse kütlesiz olan ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşime girmeden geçebildikleri için "hayalet parçacık" olarak adlandırılan nötrinolar, modern astrofiziğin en büyük sırlarından biri.
CNN International'ın haberine göre Antarktika’daki buzların derinliklerine gömülü sensörlerle çalışan IceCube Gözlemevi, 2021 yılında "IC 210922A" adı verilen nadir ve yüksek enerjili bir nötrino sinyali yakaladı.
Nötrinolar evrende yönlerini değiştirmeden seyahat edebilseler de, teleskopların gökyüzünde taradığı alana kıyasla çok geniş bir bölgeden geldikleri için tam kaynaklarını bulmak bugüne kadar neredeyse imkansızdı. Ancak Dr. Yuji Urata liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu kez kozmik bir tesadüf ve şans sayesinde hedefe ulaşmayı başardı.
Kozmik büyüteç patlamayı yakaladı
Nötrino alarmının ardından Hawaii ve Şili'deki gelişmiş teleskoplarla (JCMT ve ALMA) gökyüzünü tarayan bilim insanları, JCMT0402−0424 adlı, Güneş'ten trilyonlarca kat daha parlak bir kızılötesi galaksi keşfetti. Yoğun kozmik toz nedeniyle görünür ışıkta, X-ışınlarında veya gama ışınlarında tamamen görünmez olan bu galaksiye, gizemli yapısı ve muazzam enerji potansiyeli nedeniyle "Gölge Patlatıcı" (Shadow Blaster) lakabı verildi.
Galaksinin tespit edilmesini kolaylaştıran ise uzaydaki bir "kozmik büyüteç" oldu. Gölge Patlatıcı’nın önünde yer alan devasa bir başka galaksi, yerçekimi merceklenmesi (gravitational lensing) etkisi yaratarak arkadaki sönük ve uzak galaksinin ışığını büktü, büyüterek görünür hale getirdi.

Bilim insanlarına göre, 11 milyar yıl önce (evrenin henüz çok genç olduğu dönemde) Gölge Patlatıcı gibi galaksiler adeta birer yıldız fabrikası gibi çalışıyordu. Bu yoğun yıldız oluşum süreçleri, süpernovalar (yıldız patlamaları) ve güçlü manyetik alanlar, kozmik ışınları hızlandırarak yüksek enerjili nötrinoların doğmasına neden olan mükemmel birer parçacık hızlandırıcı görevi görüyordu.
Araştırmacılar, bu tür yoğun yıldız üreten tozlu galaksilerin, IceCube tarafından ölçülen evrendeki toplam nötrino arka planının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturabileceğini tahmin ediyor. Uzmanlar, bu keşfin evrenin erken dönemindeki galaksi oluşumlarını ve kozmik ışınları incelemek için teleskoplara bir tür "süper X-ışını vizyonu" kazandıracağını belirtiyor.