Çocukların suça yönelmesini engellemek, koruyucu ve önleyici mekanizmalar kurmak ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla kurulan Meclis araştırması komisyonu taslak raporunu netleştirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığındaki "TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu", yasal çalışma süresine ek olarak aldığı bir aylık süreyle birlikte taslak metni hazırlayarak üyelere gönderdi. Milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından nihai halini alacak olan 6 bölüm ve 691 sayfalık rapor, Meclis Başkanlığına sunulacak.
Komisyon Başkanı Durgut, çocuk suçluluğunu yalnızca adli bir durum olarak görmediklerini; aile, çevre, okul, dijital dünya ve kamu politikalarını kapsayan çok katmanlı toplumsal bir olgu olarak ele aldıklarını belirtti. 20 komisyon toplantısı ve 8 saha ziyareti gerçekleştirdiklerini aktaran Durgut, ceza infaz kurumları ile eğitim evlerindeki 4 bin 989 çocuk arasından seçilen 610 çocukla da kesitsel bir araştırma yürüttüklerini ifade etti.
SON 10 YILDA ÇOCUKLARIN KARIŞTIĞI OLAY SAYISI YÜZDE 51,5 ARTTI
Raporda, Türkiye'deki resmi istatistikler ve akademik çalışmalar ışığında çocuk suçluluğunun uzun yıllara yayılan bir artış eğiliminde olduğu vurgulandı. TÜİK verilerine göre, güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2015 yılında 133 bin 829 iken, 2024 yılında 202 bin 785'e yükseldi. Bu veriler, son 10 yıllık dönemde çocukların karıştığı olay sayısında yaklaşık yüzde 51,5 oranında bir artış meydana geldiğini ve çocukların adli sistemle temasının yaygınlaştığını gösteriyor.
Çocukların karıştığı olaylar içinde en yüksek payı oluşturan yaralama suçlarındaki olay sayısı 2015'te 45 bin 850 iken, 2024'te 81 bin 875'e ulaşarak yaklaşık yüzde 78,6 oranında artış kaydetti. Buna göre 2024 yılı itibarıyla çocukların adli sisteme yansıyan her üç olayından birden fazlası yaralama suçuyla ilişkili hale geldi. Raporda bu yükselişin, çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin ve çatışma davranışlarının geçmiş yıllara kıyasla belirginleştiğinin güçlü bir göstergesi olduğu paylaşıldı.
Şiddet eğilimindeki yükselişin yanı sıra uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarında da dikkat çekici bir artış yaşandı. Bu suç türüne ilişkin olay sayısı 2015 yılında 7 bin 545 iken, 2024 yılında iki kattan fazla artarak 16 bin 563'e ulaştı ve yüzde 119,5 oranında yükseldi. Raporda bu tablonun, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaşlarda karşı karşıya kaldığını ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin güçlendiğini ortaya koyduğu görüşüne yer verildi.
KOMİSYONDAN 6 KONU VE 34 ANA BAŞLIKTA ÖNE ÇIKAN ÖNERİLER
Raporda çocuk suçluluğunu önlemek amacıyla 34 ana başlık altında toplanan dikkat çekici önerilerden bazıları şunlardır:
Sağlık ve Erken Müdahale: Okul öncesi ve ilkokul kademesinde tüm çocuklara yönelik psikososyal tarama programları zorunlu olmalı. Kendine ve çevreye zarar verme riski taşıyan, antisosyal veya madde bağımlılığı olan çocuklar için (acil durumlarda sonradan hakim onayı alınması şartıyla) rızaya bağlı olmayan zorunlu yatış ve tedavi yasal altyapıya kavuşturulmalı.
Aile ve Çalışma Hayatı Destekleri: Risk grubundaki ailelere psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet ve kriz müdahale destekleri yerel düzeyde artırılmalı; ekonomik yoksunluk yaşayan ailelere istihdam desteği sağlanmalı. Çocukların suç işleme saatlerinin yoğunlukla 15.00-17.00 arasında olması nedeniyle, ebeveyn denetimini artıracak esnek çalışma modelleri teşvik edilmeli.
Okul Güvenliği ve Eğitim: Tüm okullarda "Güvenli Okul Planı" oluşturulmalı. Öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula bir rehber öğretmen normu verilmeli. Okullarda mahrem alanlar dışındaki kör noktalara kamera kurulmalı, kartlı geçiş sistemine geçilerek veriler e-Okul ile entegre edilmeli. Öğrenci disiplin süreçleri yönetmelik yerine kanunla düzenlenmeli ve okul terkini önleyen MESEM sistemi güçlendirilmeli.
Medya ve Dijital Mecralar: Dijital ortamdaki suç unsurlarının yayılmasını engellemek amacıyla içerik üretimi ve algoritmik sorumluluklar denetlenmeli. Geleneksel ve dijital medyada çeteleşme, mafya ve bahis kültürünü özendiren yayınlar önlenmeli.
Terminoloji Değişikliği: Çocuk adalet sisteminde kullanılan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi yerine "adli süreçteki çocuk" kavramı getirilmeli.
Poligon Yaş Sınırı: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'te değişiklik yapılarak, poligonlara giriş yaşı silah ruhsatı alma yaşına paralel olarak 21 yaşını doldurma şartına bağlanmalı.
TCK'DE CEZA ÜST SINIRLARININ ARTIRILMASI VE İNFAZ REJİMİ ÖNERİSİ
Raporda, kasten öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında yaş gruplarına göre uygulanan zorunlu ceza indirimlerinin hakimin takdirine bırakılması ve ceza üst sınırlarının artırılması önerildi. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31. maddesinde yapılması öngörülen değişiklik teklifine göre, Cezanın bireyselleştirilmesi ilkesini ve toplumsal adaleti güçlendirmek için yaş gruplarına göre değişen oranda ve zorunlu uygulanan ceza indirimlerinin, kasten öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından 12-15 ve 15-18 yaş aralıklarında, hakimin takdirine bırakılabileceği yönünde yasal değişiklik yapılmalı.
Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31'inci maddesinin ikinci fıkrasında 12-15 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 15 yıl olan üst sınırının 18 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 9 yıldan 11 yıla kadar olan hapis cezasının 10 yıldan 12 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 7 yıl olan üst sınırının 9 yıla artırılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında 15-18 yaş grubu çocuklar için yaş küçüklüğüne ilişkin öngörülen hapis cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 24 yıl olan üst sınırının 27 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 12 yıldan 15 yıla kadar olan hapis cezasının 15 yıldan 18 yıla kadar, süreli hapis cezaları için belirlenen 12 yıl olan üst sınırının 15 yıla artırılması gerektiği kanaatine varılmaktadır.