Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış’ın YENİÇAĞ tarafından Türkiye’ye duyurulan skandal sözleri ve kararları TBMM’ye taşındı. CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması ile verdiği soru önergesinde, “Yeniçağ Gazetesi başta olmak üzere çeşitli basın yayın organlarında yer alan haberlerde; Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış'a ait olduğu belirtilen sosyal medya paylaşımlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, milletvekillerine ve Cumhuriyet'in temel değerlerine yönelik ağır ifadeler kullandığı, mahkeme kararlarını hedef aldığı, akademik kadroların "sadakat" esasına göre belirlendiğini ifade ettiği ve süreçleri tamamlanmadan bazı atamaları önceden ilan ettiği iddia edilmiştir.” denildi.
Halıcı’nın soru önergesi şu şekilde;
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. Maddeleri gereğince arz ederim. 16.07.2026
Yeniçağ Gazetesi başta olmak üzere çeşitli basın yayın organlarında yer alan haberlerde; Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış'a ait olduğu belirtilen sosyal medya paylaşımlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, milletvekillerine ve Cumhuriyet'in temel değerlerine yönelik ağır ifadeler kullandığı, mahkeme kararlarını hedef aldığı, akademik kadroların "sadakat" esasına göre belirlendiğini ifade ettiği ve süreçleri tamamlanmadan bazı atamaları önceden ilan ettiği iddia edilmiştir.
Kamuoyuna yansıyan paylaşımlarda Rektör Alkış'ın;
• TBMM üyeleri hakkında "işe yaramaz, vasıfsız, sadece el kaldırıp indiren münafık milletvekilleri" ifadelerini kullandığı,
• "Ben eski Cumhuriyet'in hastalıklı, kokuşmuş o çürük düzeninin rektörü değilim." şeklinde Cumhuriyet'i hedef alan söylemlerde bulunduğu,
• Mahkeme kararıyla görevlerine dönen akademisyenleri hedef alarak yargı kararlarını küçümseyen ifadeler kullandığı,
• Bu akademisyenleri yeniden üniversiteden uzaklaştıracağını açıkladığı,
• YÖK Başkanı ve YÖK yönetiminin tam desteğini arkasında hissettiğini belirttiği,
• Üniversitede kadro, görev ve yükselmelerin "sadakat" ve "rektörün rızası" doğrultusunda şekillendiğini ifade ettiği, iddia edilmektedir.
Öte yandan kamuoyuna yansıyan bilgilerde, rektörün bazı akraba ve yakınlarının üniversitede çeşitli akademik ve idari görevlere getirildiği, bu atamaların liyakat yerine akrabalık ilişkileri çerçevesinde gerçekleştirildiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Bu iddialar doğruysa; mesele yalnızca bir rektörün kullandığı ifadelerden ibaret değildir. Bir üniversite rektörünün TBMM'yi, milletvekillerini ve Cumhuriyet'i hedef alan ifadeler kullanması, mahkeme kararlarını küçümsemesi ve akademik kadroların "sadakat" esasına göre dağıtıldığını ima etmesi; yükseköğretimin temel ilkeleri olan liyakat, bilimsel özerklik ve hukuk devleti anlayışı açısından son derece ciddi bir tablo ortaya çıkarır.
Buna karşılık, kamu makamlarının da bu tür iddiaları peşinen reddetmek yerine, bağımsız ve şeffaf bir idari soruşturmayla açıklığa kavuşturması önemlidir. Eğer paylaşımlar gerçek değilse bunun teknik delilleriyle ortaya konulması; gerçekse de ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılması kamu vicdanı açısından gereklidir. Özellikle üniversitelerde akraba atamaları ve kişiye özel kadro iddiaları uzun süredir kamuoyunda tartışılmaktadır.
Bu nedenle yalnızca Şırnak Üniversitesi özelinde değil, tüm devlet üniversitelerinde liyakat, şeffaflık ve etik ilkelerin bağımsız biçimde denetlenmesi yükseköğretime duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.
14 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu toplantısında YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, milletvekillerinin soruları üzerine söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve herhangi bir hukuksuzluk bulunmadığını ifade etmiştir. Ancak tüm Türkiye’de; kamuoyuna açık resmi üniversite internet siteleri ve çeşitli belgelerde birçok aile bağına dayalı görevlendirme ve kişiye özel kadro iddialarının tartışılmaya devam ettiği görülmektedir.
Üniversiteler bilimsel özerkliğin, liyakatin, hukukun üstünlüğünün ve düşünce özgürlüğünün temsil edildiği kurumlar olmalıdır. Akademik kadroların sadakat esasına göre şekillendiğinin ifade edilmesi, mahkeme kararlarının yok sayılması, TBMM ve Cumhuriyet'in hedef alınması yönündeki iddialar yalnızca bir üniversiteyi değil, yükseköğretim sisteminin tamamını ilgilendiren ciddi bir güven sorunu oluşturmaktadır. Bu şekildeki davranışlar ve yapılanmalar sadece üniversiteler için değil; ülke için de çok ciddi tehlikeler oluşturacaktır.
Bu bağlamda;
1. Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış'a ait olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımları hakkında Bakanlığınız veya YÖK tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
2. Söz konusu paylaşımların gerçek olup olmadığı teknik ve hukuki olarak araştırılmış mıdır? Varsa bunların akıbetleri nedir?
3. TBMM'yi, milletvekillerini ve Cumhuriyet'i hedef aldığı iddia edilen ifadeler kamu görevlisi tarafsızlığı ve devlet memuru etik ilkeleri açısından değerlendirilmiş midir?
4. Rektör hakkında disiplin soruşturması veya idari inceleme açılmış mıdır? Açılmadıysa gerekçesi nedir?
5. Mahkeme kararıyla görevine dönen akademisyenleri yeniden görevden uzaklaştıracağı yönündeki ifadeler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
6. Rektörün "uyduruk mahkeme kararları" şeklindeki ifadeleri nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu veya Adalet Bakanlığı ile herhangi bir yazışma yapılmış mıdır?
7. Şırnak Üniversitesinde son beş yılda yapılan akademik ve idari personel atamalarının kaçı rektörün akrabaları veya birinci, ikinci ve üçüncü derece yakınları ile ilgilidir?
8. Son beş yılda Şırnak Üniversitesinde ilan edilen akademik kadroların kaçı yalnızca tek başvuruyla sonuçlanmıştır? Üniversitede kişiye özel kadro ilanı açıldığı yönündeki iddialar araştırılmış mıdır?
9. YÖK tarafından Şırnak Üniversitesinde son beş yıl içinde kaç denetim yapılmıştır? Bu denetimlerde hangi tespitlerde bulunulmuştur?
10. YÖK Başkanı'nın TBMM Komisyonunda dile getirdiği "hukuksuzluk yoktur" değerlendirmesi hangi rapor, inceleme veya denetim sonuçlarına dayanmaktadır?
11. Bakanlığınız ve YÖK, üniversitelerde akraba atamaları ve nepotizmi önlemeye yönelik yeni bir düzenleme hazırlamakta mıdır?
12. Üniversitelerde yönetici kadrolarının tarafsızlık, liyakat ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla hangi somut tedbirler alınacaktır?
13. Son 5 yılda; tüm Üniversitelerde rektör ve dekan yakınlarının haksız yere işe girdiğiyle ilgili YÖK kaç denetim yapmıştır? Konuyla ilgili YÖK ve bakanlığa kaç başvuru ve şikayet gelmiştir? Bunlar nelerdir ve akıbetleri ne olmuştur?