Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’un ulaşım altyapısında tarihi dönüşüm sağlayacak projelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Canlı yayında konuşan Uraloğlu, Halkalı ile İstanbul Havalimanı arasının 30 dakikaya düşeceğini belirterek, raylı sistem yatırımlarıyla kent içi ulaşımda ciddi bir rahatlama sağlanacağını söyledi.
Bakan Uraloğlu ayrıca saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen yerli elektrikli tren projesinin test sürecinde olduğunu ve Türkiye’nin demiryolu teknolojisinde yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti.
İstanbul'un ulaşım altyapısını güçlendirecek projelerden yüksek hızlı demiryolu yatırımlarına kadar birçok konunun ele alındığı yayında, Bakan Uraloğlu gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

HALKALI İSTASYONU: STRATEJİK DÜĞÜM NOKTASI
İstanbul'un en kritik ulaşım akslarından birinde açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şu anda bulunduğumuz Halkalı İstasyonu; Arnavutköy, İstanbul Havalimanı ve Kağıthane-Gayrettepe metro hattının en uç noktalarından biri olup Marmaray ile entegre olduğu en önemli bölgelerden biridir," dedi. İstasyonun mimari estetiğine dikkat çeken Uraloğlu, "Burası sadece bir metro istasyonu değil; sanki some sanat eserlerinin de sergilendiği, arkadaşlarımızın büyük emek verdiği çok güzel bir istasyon," ifadelerini kullandı.
AVRUPA YAKASI'NI KUŞATAN 69 KİLOMETRELİK DEV RİNG
Projenin devasa ölçeğini harita üzerinde gösteren Bakan Uraloğlu, "İstanbul'un Avrupa Yakası'ndaki neredeyse bütün yerleşimi tamamen kucaklayacak bir ring hattı oluşturuyoruz. Tam 69 kilometrelik devasa bir hattın en önemli parçalarından birinden bahsediyoruz," sözleriyle projenin büyüklüğünü gözler önüne serdi.
YARIN BÜYÜK GÜN: 22 KİLOMETRELİK HATTIN AÇILIŞI YAPILIYOR
İstanbulluların heyecanla beklediği açılış tarihini veren Uraloğlu, "İnşallah yarın, bu haritada kırmızıyla gördüğümüz yaklaşık 22 kilometrelik bölümü Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle hizmete açacağız," şeklinde konuştu. Hattın kapsamının genişliğine değinen Bakan, "Tamamı 69 kilometre olan bu hat, Marmaray ile entegre olarak Avrupa tarafındaki tüm vatandaşlarımıza hizmet edecek. Esasında bu sistem, Marmaray üzerinden Gebze'ye ve Sabiha Gökçen Havalimanı'na kadar uzanan komple bir ulaşım ağının parçasıdır," dedi.
İSTANBUL TRAFİĞİNE NEŞTER: MAKSİMUM 57 DAKİKA
Ulaşım sürelerinde yaşanan devrimi rakamlarla anlatan Abdulkadir Uraloğlu, "Trafiğe takılmadan, raylı sistem konforuyla maksimum 57 dakikada Halkalı ile Gayrettepe arası kat edilebilecek. İstanbul gibi bir metropolde bu süre çok büyük bir nimettir," ifadelerini kullandı. Diğer hatlarla entegrasyonun önemine değinen Uraloğlu, "Bu proje, İstanbullunun yaşantısını kolaylaştıracak ve ona zaman kazandıracak bir sistemdir," dedi.

HAVAALANINA ULAŞIMDA DAKİKA HESABI
Havalimanı ulaşımında yaşanacak hızı detaylandıran Uraloğlu, "Halkalı'dan bindiğinizde 30 dakikada İstanbul Havalimanı'ndasınız. Eğer devam ederseniz Gayrettepe'ye 57 dakikada ulaşarak tüm ringi tamamlayabiliyorsunuz. Aynı şekilde Gayrettepe ile İstanbul Havalimanı arası ise sadece 27 dakika sürüyor," sözleriyle ulaşımın ne kadar hızlanacağını aktardı.
GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ: TAM OTOMATİK SİSTEM
Hattın teknolojik altyapısına vurgu yapan Uraloğlu, "Bu sistem tamamen otomasyona bağlı olarak çalışacak. Vatandaşlarımız uçak saatine göre zamanını milimetrik hesaplayıp metroya bindiğinde tam vaktinde havalimanında olacak. Özellikle İstanbul trafiği gibi belirsizliklerin olduğu bir şehirde bu konfor paha biçilemez," şeklinde konuştu.

YERLİ TREN MÜJDESİ: SAATTE 225 KM GİDECEK
Bakan Uraloğlu, saatte 225 kilometre hızla giden ilk yerli trenin yapılacağının müjdesini vererek, "Biz bu sene denemesine başladığımız saatte 225 km hızla giden Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli trenini raylara koyduk. Testlerde 240 kilometreye kadar çıktık," dedi.
İSTANBUL HAVALİMANI OLMASAYDI TRAFİK KİLİTLENİRDİ
İstanbul Havalimanı'nın gerekliliği üzerine yapılan tartışmalara son noktayı koyan Bakan, "Bugün İstanbul Havalimanı'nda günlük 200 bin yolcuyu geçen bir trafiğimiz var. Eğer bu havalimanını yapmamış olsaydık, Atatürk Havalimanı ile bu trafiği yönetmemiz imkansızdı. Bu anlamda metro hattı, bu devasa kapasitenin can damarı olacak," ifadelerini kullandı.
ANADOLU YAKASI'NA DA MÜJDE: ÇAMLICA METROSU GELİYOR
Avrupa Yakası'ndaki dev projenin yanı sıra Anadolu Yakası'ndaki çalışmaları da müjdeleyen Uraloğlu, "Altunizade-Çamlıca metro hattında çalışmalarımız hızla sürüyor. Yaklaşık 4,5 kilometrelik bu hattı önümüzdeki yıl bitirmeyi hedefliyoruz. Devamında ise hattı 6 kilometre daha uzatarak Kazım Karabekir ve Ümraniye tarafına bağlayacağız. Böylece Anadolu Yakası'nın yoğun nüfuslu bölgelerini de modern raylı sistemle buluşturmuş olacağız," dedi.
İSTANBUL'UN METRO HEDEFI: 1000 KİLOMETRE!
İstanbul'un ulaşım yükünü hafifletmek adına raylı sistemlerin hayati önem taşıdığını vurgulayan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, "İstanbul'un ulaşımını rahatlatmak için toplam 1000 kilometre metroya, raylı sisteme ihtiyacımız var. Yarın açacağımız hatla beraber aşağı yukarı 390 kilometrenin biraz üzerine çıkmış olacağız. Daha önceki dönem ve son dönemde Büyükşehir'in de yaptıklarını katarsak toplam 400 kilometre olduğunu kabul edelim; 600 kilometre daha metroya ihtiyacımız var," ifadelerini kullandı.
Bu projelerin bir kısmının hazır olduğunu, bir kısmının ise projelendirilmesi gerektiğini belirten Uraloğlu, asıl sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi'nde olduğunu ancak Bakanlık olarak her türlü desteği verdiklerini dile getirdi.
10 TBM İLE AYDA 1200 METRE: MÜHENDİSLİK HARİKASI
Metro inşaatlarında kullanılan teknolojik güce ve hıza dikkat çeken Uraloğlu,"Bu rakamlar artık çok büyük rakamlar değil. Biz burada, bu metro inşaatında ayda 1200 metre ilerlediğimiz zamanlar oldu. 10 tane TBM (Tünel Açma Makinesi) ile 1200 metreler gittik. Dolayısıyla biz bunu doğru organizasyonla, doğru finansmanla beraber, sadece seçimlere odaklanarak değil, doğru zamanda yaparsak 10 senede çok rahat bitiririz. Her sene üzerine 50-100 kilometre koyarak trafiği her gün rahatlatırız," şeklinde konuştu.
SARIYER-KİLYOS TÜNELİ: DEPREM İÇİN KRİTİK EŞİK
Karayolu çözümleriyle metro hatlarını desteklediklerini belirten Bakan Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli projekesindeki son durumu şu sözlerle aktardı: "Kuzey Marmara'yı doğrudan İstanbul'un merkezine bağlayacak olan Sarıyer-Kilyos tüneli bağlantısını inşallah bu sene bitirmiş olacağız. 7 bin metrelik çift tüp tünel, bağlantı yollarıyla 8 kilometre civarında bir hattı Sarıyer merkeze bağlamış olacağız. Burası doğrudan Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluğunda değildi ama İstanbul'un çözülmeyen problemlerine 'biz ne yapabiliriz' yaklaşımıyla sorumluluğumuzu aldık."
Uraloğlu, bu tünelin olası bir İstanbul depreminde acil yardım ve kurtarma ekiplerinin merkeze girişi ve tahliye işlemleri için stratejik bir "can damarı" olacağını vurguladı.
YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ'NE DEMİRYOLU GELİYOR!
Boğaz'ın üçüncü incisi Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde beklenen demiryolu projesi için müjdeli haberi veren Uraloğlu, "Biz burayı projelendirirken bugünleri öngörerek; 4 gidiş 4 geliş karayolu, ortada da 1 gidiş 1 geliş iki hatlı demiryolu platformunu bırakmıştık. Orası hazır. Dünya Bankası'ndan yaklaşık 6.7 milyar dolarlık bir kredi paketinde anlaştık. İnşallah bu sene ihalesini yaparak; Gebze'den başlayıp Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçerek İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca'ya kadar gidecek yaklaşık 120 kilometrelik bir hattı tesis edeceğiz," dedi.
KESİNTİSİZ TİCARET VE İKİ HAVALİMANI ARASINDA BAĞLANTI
Yeni demiryolu hattının hem yolcu hem yük taşımacılığında bir devrim yaratacağını ifade eden Uraloğlu, projenin kapsamını, "Bu hatla hem Asya-Avrupa arasında kesintisiz ve kapasite problemi olmayan bir hat kuracağız hem de iki havalimanını (Sabiha Gökçen ve İstanbul Havalimanı) birbirine bağlayacağız. Bu proje aynı zamanda Orta Koridor ve yeni İpek Yolu projelerinin de en kritik entegrasyon halkalarından biri olacak," sözleriyle nitelendirdi.

MARMARAY'IN YÜKÜ HAFİFLEYECEK: GÜNDE 4 TREN SINIRI KALKIYOR
Mevcut durumda Marmaray üzerinden yapılan yük taşımacılığının kısıtlı olduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu,"Biz Orta Koridor'un en önemli ülkelerinden bir tanesiyiz. Şu panorama içinde Marmaray'dan günde sadece 4 yük treni geçirebiliyoruz. Çünkü orada günde 300 yolcu treni seferi var ve hattı sadece gece 5-6 saatliğine kapatabiliyoruz. Bu sürede hem bakım yapıyoruz hem de 4 treni geçiriyoruz. Ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü hattını açtığımızda kapasite kısıtımız kalmayacak," ifadelerini kullandı.
KALKINMA YOLU VE HÜRMÜZ BOĞAZI: STRATEJİK ANAHTAR TÜRKİYE!
Küresel jeopolitik dengeler içinde Türkiye'nin konumunun önemine değinen Uraloğlu, projenin dünya siyasetindeki yerini şu şekilde özetledi:
"Sadece Orta Koridor değil, ilerleyen zamanda Basra Körfezi'nden çıkıp Irak üzerinden ülkemize gelecek Kalkınma Yolu Koridoru için de bu hat hayati. Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir tıkanıklıkta tüm dünya felç olurken, bu projeler sayesinde Türkiye anahtar pozisyonda olacak. Nereden gelirse gelsin, Avrupa'ya açılacak demiryolu güzergahının kilidi burasıdır."
Küresel ticaretin en hassas noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, bugünlerde tarihin en kritik süreçlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki stratejik önemi vurgulayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hürmüz Boğazı dediğimiz yer, dünya enerjisinin yüzde 20-23'ünün geçtiği bir boğazdır. Tabii burada tıkanıklık olunca herkes bir alternatif arayışına girdi," ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, bu süreçte Suudi Arabistan'ın petrol boru hatlarıyla Kızıldeniz'e ulaşma çabalarını ve kamyonlarla taşıma gayretlerini hatırlatarak deniz taşımacılığındaki devasa kapasiteye dikkat çekti.
DENİZ TAŞIMACILIĞINDAKİ MALİYET VE ZAMAN DENGESİ
Alternatif yolların arandığı bir dönemde deniz yolunun sunduğu imkanların eşsiz olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Denizde sınırsız bir kapasite var. Diğer alternatifleri mutlaka hayata geçirmeniz gerekir ama bir anda denizdeki kapasiteyi bulmanız kolay değil," dedi. Deniz taşımacılığının en ekonomik seçenek olduğunu ancak zaman faktörünün de göz ardı edilemeyeceğini dile getiren Uraloğlu,"En ucuzu deniz ama onda da biraz zamana tahammülünüz olacak, yani daha uzun sürelerde geçiyor," şeklinde konuştu.
STRATEJİK VİZYON: KALKINMA YOLU KORİDORU İLE KRİZ YÖNETİMİ
Türkiye'nin olası krizleri önceden öngörerek harekete geçtiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Biz zaten esasında riski gördüğümüz için doğacak krizleri yönetme noktasında da bir ön almaya çalıştık. Kalkınma Yolu Koridoru'nu esasında biz Basra Körfezi'nden çıkıp ülkemize getirecek olan bir proje olarak tasarladık," dedi.
Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan anlaşmaların önemine değinen Uraloğlu, "Bu projeyi hayata geçirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı'nı bu kadar şiddetli konuşmamış olurduk," diyerek projenin stratejik derinliğini gözler önüne serdi.
İSRAİL PLANI RAFA KALKTI: MODERN HİCAZ YOLU GELİYOR
Bölgedeki dengeleri değiştirecek bir diğer önemli gelişme ise "Modern Hicaz Yolu" olarak adlandırılan yeni hat oldu.
Bakan Uraloğlu,"Riyad'dan başlayıp, daha önce düşünülen ve artık tamamen rafa kalkan İsrail'in Hayfa Limanı'ndan çıkacak koridorun yerine; Riyad'dan Ürdün'e, oradan Suriye'ye ve oradan Türkiye'ye gidecek bir hat üzerinde mutabık kaldık," ifadelerini kullandı.
Bu hattın "Modern Hicaz Yolu" olarak tanımlanabileceğini belirten Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinin ardından çalışmaların hızlandığını müjdeledi.
UMMAN ÜZERİNDEN OKYANUSA AÇILAN DEVASA KAPI
Türkiye'nin vizyonunun sadece bölgeyle sınırlı kalmadığını, okyanuslara kadar uzandığını belirten Uraloğlu, Hürmüz'ü tamamen baypas edecek yeni planları şu sözlerle aktardı:
"İlerleyen zamanda buradan okyanusa da açılacak olan, Umman üzerinden Hürmüz Boğazı'nı baypas eden bir hattın olması gerektiği noktasında muhataplarımızla konuşuyoruz." Uraloğlu, bu ana hatların yanı sıra diğer Körfez ülkelerinin de sisteme entegre edileceğini belirten, "Kılçık hatlar diyebileceğimiz bağlantılarla diğer Körfez ülkelerine bağlanmasının doğru olduğunu düşünüyoruz," dedi.
RİYAD'A UZANAN KÜRESEL TİCARET KÖPRÜSÜ
Bu projelerin sadece Türkiye için değil, dünya ticareti için bir milat olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "Bu sadece Türkiye için önemli değil; Londra'dan Riyad'a kadar giden bir güzergahtan bahsediyoruz," değerlendirmesinde bulundu. Projenin küresel ölçekteki etkisine dikkat çeken Uraloğlu, "Hem bu hattı hem Kalkınma Yolu Koridoru'nu hayata geçirdiğimizde esasında Hürmüz'ün kriz yaratma riski iyice azalmış olacak. Aklın yolu bir, bunları inşallah hayata geçireceğiz," sözleriyle Türkiye'nin küresel lojistik merkez olma kararlılığını bir kez daha perçinledi.
KIZILDENİZ'DEKİ KRİZİN ÇÖZÜMÜ TÜRKİYE'DE
Küresel ticarette süren istikrarsızlık ve Süveyş Kanalı'nda yaşanan tıkanmaların dünya ekonomisine vurduğu darbeyi hatırlatan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, "Uzak Doğu'dan çıkan bir yük Kızıldeniz üzerinden, Süveyş Kanalı'ndan Londra'ya kadar 35 günde gidiyor. Eğer Süveyş Kanalı'nda hem Yemen'den dolayı hem de bir geminin karaya oturması gibi bir sıkıntı yaşanırsa, Ümit Burnu'ndan dolaşan hat 45 günü buluyor," ifadelerini kullandı. Bu devasa zaman kaybının Türkiye'nin projeleriyle tarihe karışacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Biz Kalkınma Yolu'nu bitirdiğimizde yaklaşık 25 günde bu hat katedilecek. Orta Koridor'dan ise şimdilik 18 günde, standartları yükselttikçe 14 günde bu sevkiyat yapılacak. Havayolundan sonra en hızlı güzergah burası olacak," sözleriyle müjdeyi verdi.

TÜRKİYE SADECE GEÇİT DEĞİL, ÜRETİM MERKEZİ OLACAK
Projelerin sadece bir "transit geçiş" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Uraloğlu, bu yatırımların Türkiye'ye sanayi ve ticaret anlamında çağ atlatacağını ifade etti. İstanbul-İzmir Otoyolu örneğini veren Bakan Uraloğlu, "Sadece aldığımız navlun ücreti olarak eğer biz bunu adlandırırsak doğru bir iş yapmamış oluruz. İstanbul-İzmir Otoyolu bittikten sonra orada 12 tane organize sanayi bölgesi kuruldu. Türkiye bu projelerle tam bir lojistik üs haline gelecek," şeklinde konuştu.
ORTA ASYA'DAN RAYLAR ÜZERİNDE ENERJİ SEVKİYATI
Türkiye'nin enerji merkezi olma yolundaki vizyonuna dair çarpıcı bir detayı ilk kez paylaşan Bakan Uraloğlu, "Bugün yaptığımız bir görüşmeden size bahsedeyim; Orta Asya bölgesinden demiryolu ile LNG taşıyacak olan bir Türk müteşebbis geldi ve bizden bu noktada destek istedi. Orta Koridor üzerinden demiryolu ile LNG'yi Türkiye'ye getirip burada depolayıp dağıtmak istiyorlar. Biz de kesinlikle bunun doğru olduğunu ve destekleyeceğimizi söyledik," ifadeleriyle Türkiye'nin enerji nakil hatlarındaki stratejik öneminin altını çizdi.
AVRUPA TÜRKİYE'DEN GAZ BEKLİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesiyle Türkiye'nin doğalgaz depolama ve satışında dev bir aktöre dönüştüğünü kaydeden Uraloğlu, "Türkiye şu anda doğalgaz satan bir ülke mi? Evet. Peki çıkardığı doğalgaz kendine yetiyor mu? Hayır. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle depolama kapasitelerini ve alternatif güzergahları kullanarak doğalgazı depoladık ve şimdi Avrupa'ya, ihtiyacı olan ülkelere satıyoruz. Meseleye böyle bakmamız lazım," dedi.
BÖLGESEL DENGE VE SİYASİ ZAFER: TÜRKİYE OYUN KURUCU
Türkiye'nin pandemiden bu yana sergilediği dik duruşun ve zor zamanlardaki güvenilir ortak imajının siyasi bir kazanım olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Siyaseten de Türkiye artık bölgede oyun kurucu bir ülke. Pandemide Türkiye'nin bir duruşu ve imkanları vardı. Havalimanlarında başka ülkelerin maskelerine el konulduğu 'maske savaşlarını' düşünün. Kendi imkanınız olması lazım. Türkiye şu anda herkesin çözüm ortağı olma noktasında yaklaştığı bir ülke," cümleleriyle Türkiye'nin istikrar adası konumunu tescilledi.
IRAK İLE TARİHİ İŞ BİRLİĞİ: DEV FAV LİMANI VE KALKINMA YOLU
Irak ile yürütülen Kalkınma Yolu projesinin teknik detaylarına giren Uraloğlu, Basra Körfezi'nde inşa edilen devasa Faw Limanı'nın önemine dikkat çekti.
Limanın büyüklüğünü tarif eden Bakan Uraloğlu, "Irak, Faw Limanı'nı inşa ediyor. Dünyanın en büyük limanlarından biri olacak. Türkiye'de 217 civarında irili ufaklı limanımız var, Faw Limanı bunların dörtte bir kapasitesine eşit olabilecek bir büyüklükte. Buradan gelen yükler hem otoyol hem demiryolu ile ülkemize gelip oradan Avrupa'ya gidecek. Enerji nakil ve haberleşme hattını da beraberinde döşeyelim diyoruz," şeklinde konuştu.
ZENGEZUR VE İRAN HATTI: TÜM YOLLAR TÜRKİYE'YE ÇIKIYOR
Azerbaycan ile yürütülen Zengezur Koridoru'nun projeyi daha da güçlendireceğini belirten Uraloğlu, komşu ülkelerin de bu hatta dahil olmak istediğini ifade etti.
Bakan Uraloğlu, "Zengezur Koridoru ile beraber kapasiteyi artırarak burayı daha işler hale getirmiş olacağız. İran'ın da bizim Zengezur Koridoru'na bağlanma ile ilgili bir talebi var. Elbette burada Azerbaycan ile konuşup siyaseten karar vermemiz gereken bir konu ama İran ile zaten olan bir bağlantımız var," dedi.
Tahran-İstanbul demiryolu seferlerinin önemine de değinen Uraloğlu,"Van Gölü geçişli belli bir kapasitemiz var, savaş vesilesiyle durdu ama Orta Asya'dan gelen yüklerin İran ve Afganistan üzerinden Türkiye'ye geçtiği bir güzergahımız mevcut. İran bu güzergahı biraz daha geliştirelim istiyor," sözleriyle Türkiye'nin bölgedeki tüm ticaret yollarının kilidi olduğunu vurguladı.
MARMARAY'DAKİ LOJİSTİK DARBOĞAZINA NEŞTER: YENİ KORİDORLAR YOLDA
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Marmaray'daki mevcut trafik yoğunluğunun yük taşımacılığını kısıtladığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Marmaray'dan günde sadece 4 yük treni geçirebiliyoruz. Çünkü orada zaten günde 300 tren seferi var yolcu için ve günde sadece 5-6 saat orayı kapatabiliyoruz. Bu kısa sürede hem o 4 yük trenini geçiriyoruz hem de her gün titizlikle bakımını yapıyoruz. Ancak yeni projelerimizi hayata geçirdiğimizde bu kapasite kısıtımız tamamen ortadan kalkacak. Sadece Orta Koridor değil, ilerleyen zamanda Basra Körfezi'nden çıkıp ülkemize gelecek olan Irak üzerinden geçecek Kalkınma Yolu Koridoru ile lojistikte yeni bir devir başlayacak."
RAYLARIN KAAN'I VE KIZILELMA'SI: TÜRASAŞ'TAN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ
Türkiye'nin savunma sanayiindeki dev hamlelerinin bir benzerinin raylı sistemlerde yaşandığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ'ın stratejik önemine değinecek şöyle konuştu:
"TÜRASAŞ bizim bakanlığımızın iştiraki olan; Adapazarı, Eskişehir ve Sivas'ta dev fabrikaları bulunan, lokomotiften tren setlerine kadar her şeyi üreten tamamen yerli ve milli bir genel müdürlüktür. Eskişehir'de E5000 elektrikli lokomotifleri, Sivas'ta vagonları, Sakarya'da ise raylı sistem araçlarını üretiyoruz. Bu sene denemelerine başladığımız saatte 225 km hıza ulaşan Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli trenini raylara koyduk ve testlerde 240 km hıza kadar çıktık. Bu tren sadece Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde değil, vatanın her köşesinde süzülecek. Bizim için KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ ve KIZILELMA gökyüzünde neyse, 225 km hızındaki milli elektrikli hızlı tren setimiz de demir raylarda odur."
DÜNYA TÜRK TRENLERİNİN PEŞİNDE: İHRACAT VE ORTAKLIK TALEPLERİ YAĞIYOR
Milli teknolojinin sadece yurt içinde değil, dünya pazarında da büyük ilgi gördüğünü belirten Abdulkadir Uraloğlu, "En son Afrika'da bir ülkeye lokomotif bağlantısını gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra üretim noktasında hem Avrupa'dan hem de Orta Doğu'dan ciddi ortaklık talepleri geliyor. İlerleyen süreçte bu ortaklıkları değerlendirmemiz söz konusu olacak. Artık sadece kendi ihtiyacımızı karşılamakla kalmayıp, ihracat noktasında da devasa imkanlara sahip olmaya başladık," sözleriyle Türkiye'nin üretim gücünün altını çizdi.
350 KİLOMETRE HIZLA SÜPER HIZLI TREN DÖNEMİ: ANKARA-İSTANBUL 80 DAKİKA!
Hızlı tren ağındaki iyileştirmeler ve "Süper Hızlı Tren" projesi hakkında heyecan verici detaylar veren Abdulkadir Uraloğlu,"Halihazırda hızlı trenle İstanbul-Ankara arası 4 saat 10 dakika sürüyor. Yapacağımız tünel ve hat çalışmalarıyla bu süreyi 3,5 saate düşüreceğiz. Ancak asıl büyük projemiz olan Ankara-Nallıhan-Beypazarı üzerinden Akyazı'ya bağlanacak olan Süper Hızlı Tren projesiyle saatte 350 km hıza çıkacağız. Bu dev proje bittiğinde Ankara-İstanbul arası sadece 80 dakikaya inecek. Bunun için biraz daha sabırlı olmamız gerekiyor ancak çalışmalarımız hızla devam ediyor," ifadelerini kullandı.

İZMİR VANTALYA İÇİN DEV BAĞLANTI PLANI
Ege bölgesinin ulaşım taleplerine de yanıt veren Bakan Uraloğlu, demiryolu ağının 14 bin kilometreden 28 bin 500 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini belirten şu bilgileri paylaştı:
"2028 yılında demiryolu hattımızı 17 bin 500 kilometreye çıkaracağız. İzmir'e birkaç koldan ulaşacağız. Birincisi mevcut Ankara-İzmir projemiz. Ayrıca Bilecik'ten Kütahya ve Afyon üzerinden Antalya'ya inecek kuzey-güney hattımızdan Ankara-İzmir hattına bağlantı yapacağız. Böylece İstanbul'dan gelen bir hat, Kocaeli üzerinden güneye ve oradan batıya yönelerek İzmir'e ulaşacak."
BOLU DAĞI TRAFİĞİNE NEFES ALDIRACAK YENİ OTOYOL MÜJDESİ
Mevcut yolların artan trafiği karşılayamayacağını öngördüklerini ifade eden Abdulkadir Uraloğlu, "Bolu Dağı'nda günlük trafik 50 binlere ulaştı. 10 yıl içinde bu rakam 80 bine çıktığında mevcut yol hizmet veremez hale gelecek. Biz şimdiden projemizi başlattık. Akyazı'dan ayrılıp Beypazarı üzerinden doğrudan Ankara'ya inen, hızlı tren hattına paralel, tamamen yeni bir otoyol inşa edeceğiz," şeklinde konuştu.
YAP-İŞLET-DEVRET PROJELERİNDE TARİHİ DEVİR TAKVİMİ
Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle hayata geçirilen dev eserlerin devlete geçeceği tarihleri açıklayan Bakan Uraloğlu, "Bakanlık olarak yaptığımız 355 milyar dolarlık yatırımın 92 milyar dolarını YİD projeleriyle gerçekleştirdik. Eğer bu modeli kullanmasaydık Zigana Tüneli gibi many stratejik projeyi hayata geçiremezdik. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü Mart 2028'de devralıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu'nun tamamı 2030'da, İstanbul-İzmir Otoyolu ise 2035'te devlete geçecek. Bu eserler zaten kamu malıdır, işletme süreleri bitince tamamen devletin bünyesine katılacaktır. Bu projeler yapılmasaydı İstanbul trafiği tam bir kilitlenmeye mahkum olurdu," sözleriyle modelin önemini savundu.
HAVA SAHASINDA SAVAŞIN GÖLGESİ: İRAN VE İSRAİL DURUMU
Bölgedeki çatışmaların havacılık sektörüne etkilerini değerlendiren Abdulkadir Uraloğlu, gökyüzündeki son durumu şu sözlerle aktardı:
"İran hava sahası, 28 Şubat'ta başlayan süreçten bu yana halen kapalı ve bizim uçuşumuz yok. İsrail'e de karşılıklı olarak uçmuyoruz. Bu iki ülke dışındaki tüm bölgeye uçuşlarımız açık. Ancak duran uçuşları bir düğmeye basarak anında eski haline getiremiyorsunuz; havayolu taşıyıcılarımız bu hatları peyderpey açıyor. İran ve İsrail dışında şu an için bir sıkıntı bulunmuyor."