Ana içeriğe geç

Foça'da Gediz ve Körfez kirliliği masaya yatırıldı: 'Gediz'in temizlenmesi için bütüncül politikalar gerekli'

Foça'da düzenlenen panelde Gediz Nehri ile İzmir Körfezi'ndeki kirliliğin nedenleri ve çözüm yolları bilimsel verilerle ele alındı. Konuşmacılar, sorunun çözümü için bütüncül politikalar ve etkin denetim gerektiğini vurguladı.

Foça'da Gediz ve Körfez kirliliği masaya yatırıldı: 'Gediz'in temizlenmesi için bütüncül politikalar gerekli'
Evrensel
16

İzmir — Foça Belediyesi ile Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu’nun iş birliğiyle gerçekleştirilen “Gediz Kirliliği, Deniz, Dip Çamuru” paneli, bilim insanlarını, çevre gönüllülerini ve vatandaşları bir araya getirdi.

Çeşitli üniversitelerden deniz ve çevre biyolojisi, ekoloji alanlarında çalışmalar yürüten akademisyenlerin konuşmacı olarak katıldığı panelde hem Gediz hem de İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin boyutları ve nedenleri bilimsel veriler ve görüntüler eşliğinde anlatıldı. Birden fazla ilde milyonlarca insanı ilgilendiren bu sorunun nasıl çözüleceği tartışıldı.

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler’in yönettiği panelde, İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanları Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Korucu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga konuşmacı olarak yer aldı. Ayrıca İzmir Körfezi Sualtı Görüntüleme Direktörü Murat Kaptan’ın İzmir Körfezi ve Foça sualtında çektiği fotoğraf ve görüntüler de katılımcılarla paylaşıldı.

"Gediz’in kirliliği siyasi kirlilikle bağdaşık"

Foça Doğa Tarih Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, 2025 yılında Foça-Yeniköy’de mahalle muhtarları, kooperatif temsilcileriyle birlikte “Gediz Ölüyor! Birlikte Kurtaralım” kampanyası başlattıklarını belirterek, “Bugün başta İzmir olmak üzere ülke çapında nehirlerin kirliliği daha fazla gündeme gelmeye başladı. 2025 yılında başlattığımız kamu paydaşlarımızla bugün önemli çalışmalara imza attık. Bugüne kadar Platform olarak, insan zinciri, imza kampanyası düzenledik. Daha yolun çok başındayız. Yarım asırlık kirliliğin çözümü de kolay olmayacak. Gediz Deltası çok geniş bir alan, 401 km uzunluğunda ve milyonlarca insanın ve canlının yaşamını ilgilendiriyor. Ülkemiz siyasi alanda da farklı bir kirlilik yaşıyor. Siyasal alandaki kirlenmeyi temizlenmeden Gediz’in temizlenmesi mümkün görünmüyor” dedi.

“Gediz’den su içerdik”

Eskiden Gediz Nehri’nden su içtiklerini belirten Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, “Gediz hızla kirleniyor. Bu gidişatı durdurmamız gerekiyor. Bilimsel bir panel yapıyoruz. Bugün akademisyenler konuşacak. Bu topraklar bizim, Gediz’e sahip çıkacağız” diye konuştu.

Su altı görüntüleri ve kirlilik

Panele geçilmeden önce Yaşar Üniversitesi öğrencileri tarafından hazırlanan ve Gediz’deki kirliliği işleyen “Pembe ve arkadaşları” isimli kısa bir animasyon film gösterildi. Filmde gözyaşı Gediz’in kararmış sularına akan flamingo sahnesi dikkat çekti.

Animasyonun ardından söz alan İzmir Körfezi Sualtı Görüntüleme Direktörü Murat Kaptan yirmi beş yıllık doğa ve sualtı fotoğrafçısı olduğunu belirterek, “Körfez inanılmaz zengin. Dünyanın çeşitli yerlerinde daldım ama hiçbir yer Körfez kadar beni heyecanlandırmadı. Özellikle çocukların ilgisini çekmek için renkli fotoğraflar çekiyorum” dedi.

Su altı çekimleriyle Körfez’in özellikle İnciraltı mevkiinde sadece bir yıl içinde rengini kaybeden yerleri gösteren Kaptan, “Körfez ölüyor ama kurtarabiliriz” dedi.

Bireysel değil örgütlü mücadele gerekiyor

Panelin kolaylaştırıcılığını gerçekleştiren İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler kirlilikle ilgili mücadelede bireysel değil örgütlü mücadele gerektiğini belirterek, "Körfez’in kirliliği, etrafında yaşayanların, halkın getirdiği bir kirlilik değil. Bu konuda büyük sorumluluk Merkezi Hükümete düşüyor. Ne var ki Merkezi Hükümet konuyu yeterince ele almıyor. Bilimsel çalışma önemli ama bunun da halkla buluşması gerekiyor” dedi.

Erozyonla başlıyor dip çamuruna dönüşüyor

İnsan faktörü ve yangınlara dikkat çeken İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanları Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Korucu, “İnsan faktörü, yangınlar vb. nedenlerle ağaçsızlaşma yüzünden erozyonlarda artış görünüyor. Gediz ile taşınan sediment de İzmir Körfez dip çamuruna olumsuz katkıda bulunuyor. Büyükbaş hayvancılık bilinçsiz yapıldığı için çıkan atıklar Gediz Nehri’ne atılıyor. Diğer önemli bir konu ise tarımsal gübrenin gereğinden fazla kullanılmasıdır. Gübrenin fazlası toprağa, suya ve havaya geçtikten sonra şirketler tarafından yeniden satılıyor” vurgusunu yaptı.

Bütüncül politikalar gerekli

Körfezin temizlenmesi için bütüncül politikaların gerekli olduğunu belirten Kurucu, “Yeni segmentler gelmezse Körfez üç yıl içinde temizlenebilir. Sürekli denetim ve ölçüm gerekli. Belge-veri olmadan ben bir şey yazamam, mahkemeye sunacak belgenizin olması gerekir. Havza içinde erozyonu önlemek, sanayi atıklarının arıtmadan sonra nehre verilmesi, arıtma tesislerinin arttırılması, tarımsal kaynaklı kirliliği azaltmak ve nehir boyunca fiziksel, kimyasal ve biyolojik izlemelerin planlanması bu süreçte çok önemli” dedi.

Gediz Havzası ve kıyı ekosistemi

Katip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, “Gediz Havzası ve Kıyı Ekosistemi” başlıklı sunumunda, Gediz Nehri’nde kirliliğe yol açan dört neden arasında evsel atıkların, tarımsal kirliliğin, sanayi faaliyetlerinin ve katı atıkların olduğunu dile getirdi. Bütün bunların nehrin oksijenini bitirdiğini belirten Özkan, “Körfez’de ise Gediz Nehri girdileri, şehir içi dere girişleri, kentsel baskılar (nüfus yoğunluğu, altyapı yetersizliği) ve akıntının az olması gibi deniz içi dinamikler nedeniyle kirlenme yaşanıyor. Yağış düzenindeki keskin değişiklikler, deniz suyunda ısınmanın artması gibi iklimsel değişikler de olumsuz gidişatta çarpan etkisi yaratıyor” dedi.

Kirliliğin tek nedeni yok

Ege Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga, İzmir Körfezi’ndeki kirlilik nedenleri arasında Gediz, Meles, Bornova Çayı ve Bostanlı Deresi'ni, evsel ve sanayi atıklarını, gemi kaynaklı kirliliği, yağmur sularını, yangın isini ve demir yüklü çöl tozlarını da saydı.

Suda akıntının önemine değinen Yurga, “İç Körfez’de yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda beton bir set oluşturan Ragıp Paşa Dalyan’ının 2000’de tamamen yıkılmasıyla doğal su akıntısı başladı. Körfez o dönem için rahat bir nefes aldı" dedi. Ancak Körfez’de bugün kirliliğin 1990 öncesine dönüş işaretlerine rastlandığını belirten Yurga, buna dayanıklı canlıları yeniden görmeye başladıklarını üzülerek belirtti.

"Balıkçı ağlarımız çamurlarla yırtılıyor"

Panelin soru cevap kısmında söz alan Foça Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ceyhan Çetin, “Foça-Karaburun arasına dökülen Körfez dip çamurunda ağlarımız yırtılır hale geldi. Çamuru taşıyan tekneler kendilerine gösterilen alana varmadan atıklar parça parça denize dökülüyor” dedi. Panele katılan bir vatandaş, Foça denizinde yüzerken suyun her zamankinden daha kirli olduğunu, zaman zaman ağzında pas tadı bıraktığını ve neredeyse hiç balığa rastlamadığını dile getirdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler