Ana içeriğe geç

Sebep ‘tamamen psikolojik’ olmayabilir

Kendinizi sürekli mutsuz, umutsuz ve enerjisiz mi hissediyorsunuz? Bunun nedeni sadece psikolojiniz olmayabilir. Tiroitten diyabete, bağırsak sorunlarından nörolojik hastalıklara kadar pek çok durum depresyona zemin hazırlayabiliyor.

Sebep ‘tamamen psikolojik’ olmayabilir
Hürriyet
16

Vücuttaki hormonal dengesizlikler, enfeksiyonlar, metabolik sorunlar ya da kronik hastalıklar beyin işlevlerini etkileyerek depresyon belirtilerine yol açabiliyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi psikiyatri uzmanı Dr. Merve Gümüşay ve Acıbadem Altunizade Hastanesi iç hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu’na hangi hastalıkların depresyonu nasıl etkilediğini sorduk.

‘Beden ve ruh bir bütün’

Halsizlik, kaygı, uyku sorunları... Çoğu zaman bu şikâyetlerin psikolojik olduğu düşünülse de Dr. Merve Gümüşay “Depresyon ve anksiyete semptomları her zaman yalnızca psikiyatrik bir belirti değildir. Bazen beden, altta yatan bir fiziksel hastalığın ilk sinyallerini ruhsal belirtiler üzerinden verir” diyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu da “Depresyonu sadece beyin kimyasına bağlamamak gerekir. Beden ve ruh bir bütündür” diyerek konunun önemini belirtiyor.

Nelerle ilişkili?

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu:�“Kronik hastalıklar, vücutta yarattığı kronik inflamasyon, oksidatif stres ve hormonal düzensizlikler aracılığıyla depresyonu tetikleyebilir. Örneğin, tiroit hastalıkları (hipotiroidi) direkt olarak metabolik hızı yavaşlatarak çökkünlük yaratırken diyabet ve obezite gibi durumlar HPA (hipotalamus-hipofiz-adrenal) eksenini bozarak kortizol dengesizliği yoluyla psikolojik semptomlara zemin hazırlar. Bağırsak hastalıkları ‘bağırsak-beyin aksı’ üzerinden serotonin üretimini ve mikrobiyotayı etkileyerek duygudurum bozukluklarına yol açabilir.”

Dr. Merve Gümüşay da çeşitli bedensel hastalıkların beyinde duygudurum ve anksiyete düzenleyici devreleri etkilediğini belirtiyor:

◊ Hepatit, HIV ve bazı sistemik enfeksiyonlar bağışıklık sistemi üzerinden psikiyatrik belirtilere neden olabilir.

◊ Diyabette kan şekerinde dalgalanmalar, oksidatif stres ve inflamasyon; kardiyovasküler hastalıklarda damar iç yüzeyinde bozulmalar, tansiyon dengesizlikleri merkezi sinir sisteminde değişikliklere yol açarak duygudurum değişikliklerine neden olabilir.

◊ Cushing sendromu hem depresyon hem de anksiyete gelişimine neden olabilir.

◊ Nörolojik hastalıklar yüksek oranda depresyon ve anksiyeteyle birliktelik gösterir. Otoimmün hastalıklar (örneğin sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit) ve kronik enfeksiyonlar, proinflamatuvar sitokinlerin artışı yoluyla triptofan metabolizmasını etkileyerek serotonerjik sistemi baskılayabilir ve depresif belirtileri tetikleyebilir.

Tamamen geçer mi?

Fiziksel hastalığın tedavi edilmesi, depresyon belirtilerinde iyileşme sağlasa da Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, bunun her zaman depresyonun tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini vurguluyor: “Kontrolsüz diyabet ya da tiroit yetmezliği gibi altta yatan fiziksel nedenler tedavi edildiğinde hastaların psikolojik belirtilerinde sıklıkla belirgin bir düzelme görüyoruz. Ancak bu her zaman tam iyileşme anlamına gelmeyebilir. Bazı hastalarda fiziksel hastalığa bağlı gelişen depresyon kronikleşebilir ve ek psikiyatrik tedavi gerekebilir.”

ÖNEMLİ İPUÇLARI

Depresyonun arkasında fiziksel bir hastalık olabileceğini düşündüren bazı önemli ipuçları var. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu özellikle aşağıdaki durumlarda altta yatan tıbbi nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini söylüyor:

◊ Daha önce herhangi bir psikiyatrik öyküsü olmayan bir kişide 50 yaşından sonra aniden başlayan depresyon.

◊ Nedeni açıklanamayan hızlı kilo kaybı.

◊ Hafıza, dikkat ve diğer bilişsel işlevlerde ani bozulma.

◊ Uygun dozda antidepresan tedavisine rağmen düzelmeyen, tedaviye dirençli depresyon tablosu.

Hangi testleri yaptırmalı?

Dr. Merve Gümüşay “Her hastaya aynı testleri yapmak gerekli değildir ancak klinik değerlendirmeye göre bazı temel tetkikler sıklıkla önerilir” diyor:

Temel tarama testleri

◊ Tam kan sayımı

◊ B12 vitamini düzeyi

◊ D vitamini düzeyi

◊ Tiroit fonksiyon testleri

◊ Açlık kan şekeri

◊ Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri

◊ Elektrolitler

Gerektiğinde…

◊ Ferritin

◊ Kortizol düzeyi

◊ Otoimmün belirteçler

◊ Enfeksiyon taramaları

Şüpheli durumlarda beyin görüntüleme (MR) ya da nörolojik değerlendirme gerekebilir. Önemli olan ‘herkese her test’ yaklaşımı değil, kliinik şüpheye dayalı akılcı bir değerlendirmedir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler