AK Parti’li Mahir Ünal’dan Kılıçdaroğlu yayınına eleştiri
AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, dün akşam Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı programı ve yöneltilen soruları hedef aldı. Yayındaki gazetecilerin tarafsız davranmadığını savunan Ünal, “Sözcü TV’de izlediğimiz tablo, gazeteciliğin bağımsız duruşundan ziyade, zorunlu aidiyetin diliyle konuşan bir medya pratiğini ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
Kanal 6
16
AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de katıldığı programa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ünal, program sırasında yöneltilen soruların gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını öne sürdü.
Yıllardır Türkiye’de medyayı “yandaş ve bağımsız” diye tasnif edenlerin en temel iddiası, gazetecinin bağımsız olması gerektiğiydi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlık dedikleri aslında zorunlu bağımlılıklarını perdelemekmiş.
Sözcü TV’de izlediğimiz tablo, gazeteciliğin bağımsız…
— Mahir Ünal 🇹🇷 (@mahirunal) June 19, 2026
*Fotoğraf: Vahap Emin Şimşek /Twitter
“CEVAP ARAYAN DEĞİL, CEVAP DAYATAN BİR TAVIR”
Ünal, programdaki soru biçimlerini eleştirerek gazeteciliğin temel görevinin cevap dayatmak değil, cevap aramak olduğunu savundu.
Paylaşımında, “Sözcü TV’de izlediğimiz tablo, gazeteciliğin bağımsız duruşundan ziyade, zorunlu aidiyetin diliyle konuşan bir medya pratiğini ortaya koydu. Soru sormak başka, muhatabı kendi kanaatine mahkum etmeye çalışmak başkadır. İstedikleri cevabı alana kadar sormaya devam edeceği tehdidini savuran bir tutum gazetecilik değildir” ifadelerine yer verdi.
“MEDYA KAMUSAL NİTELİĞİNİ KAYBEDER”
Medyanın farklı görüşlere alan açtığı ölçüde kamusal bir işlev üstlendiğini belirten Ünal, belirli kişi veya gruplara bağlılık üreten yayın anlayışının gazeteciliğe zarar verdiğini savundu.
Ünal, “Gazeteci cevap arayan kişidir, cevabı dayatan değil. Medya, fikirlere alan açtığı ölçüde kamusaldır. Kişilere zorunlu aidiyet ürettiği anda ise kamusal niteliğini kaybederek bir aparata dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.
“MESELE İLKESEL DEĞİL, KONJONKTÜREL”
Açıklamasında medya eleştirilerini sürdüren Ünal, geçmişte farklı yayın kuruluşlarını taraflı olmakla suçlayan kesimlerin bugün benzer bir tavır sergilediğini öne sürdü.
Ünal, “Dün başkalarını ‘yandaşlık’la suçlayanların, tüm delilleri ile hırsızlıkları ortaya dökülenleri savunmak söz konusu olduğunda aynı eleştirel mesafeyi koruyamaması; meselenin ilkesel değil, konjonktürel olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
“MEDYA DA KENDİ YANKI ODASINI OLUŞTURUYOR”
Toplumda farklı görüşlerin dışlanmasının tehlikelerine dikkat çeken Ünal, medyanın da zaman zaman kendi içerisinde kapalı bir yapı oluşturduğunu savundu.
Açıklamasının sonunda, “En tehlikeli olan ise bunun normalleşmesidir. Çünkü yankı odaları sadece siyasette kurulmaz, medya da kendi yankı odasını inşa eder. Aynı cümlelerin tekrarlandığı, aynı kanaatlerin dolaşıma sokulduğu ve farklı seslerin meşruiyetinin baştan reddedildiği bir düzende, hakikat yerini kolektif onaya bırakır” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynağa Git