Kuzey Kore ve Çin resmi kaynaklarından yapılan eş zamanlı açıklamalara göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping önümüzdeki hafta Kuzey Kore’yi ziyaret ederek ülkenin lideri Kim Çen In ile bir araya gelecek. Kuzey Kore liderinin resmi daveti üzerine 8–9 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu diplomatik hamle, Şi Cinping’in yaklaşık yedi yıl aradan sonra Pjongjang’a yapacağı ilk seyahat olacak.
BBC'nin haberine göre bu tarihi ziyaret, Şi Cinping’in Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i ağırlamasından yalnızca birkaç hafta sonra gerçekleşmesi açısından büyük önem taşıyor.
Bilindiği üzere hem Washington hem de Moskova, Pjongjang’ın dış politikasında ve bölgesel güvenlik mimarisinde anahtar rol oynayan iki aktör konumunda bulunuyor.
65 yıllık karşılıklı savunma anlaşması
Nükleer programı ve insan hakları ihlali iddiaları nedeniyle ağır uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya olan Kuzey Kore için Çin, halen en hayati ekonomik ve siyasi ortak olmayı sürdürüyor.
İki ülke, yaklaşık 1400 kilometrelik ortak bir sınırı paylaşıyor ve Çin'in dünyada herhangi bir ülkeyle imzaladığı tek karşılıklı savunma anlaşmasıyla birbirine bağlı bulunuyor. Taraflardan birine saldırı yapılması durumunda askeri desteği öngören bu tarihi anlaşma, bu yıl 65. yılını geride bırakıyor.
Güney Kore'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Kuzey Kore uzmanı Lim Eul-chul, AFP'ye yaptığı değerlendirmede Pekin'in stratejisini şu sözlerle açıklıyor:
"Çin'in küresel etkisi arttıkça, Pekin yönetimi daha çok kutuplu bir dünya düzeni inşa etme hedefinde Pjongjang'ı önemli bir ortak olarak görüyor ve onu kendi diplomatik yörüngesine daha aktif bir şekilde dahil etmek istiyor."
Ziyaretin Kim Çen In için ciddi bir propaganda değeri de mevcut. Pandemi döneminin ardından ve Rusya safında Ukrayna savaşına dahil olmasının akabinde Kuzey Kore, uluslararası arenadaki konumunu tahkim etmeyi başardı.
Kim'in bu ziyarette, kara sınırından ticareti genişletme ve yeni inşa edilen plaj ile kayak merkezlerine Çinli turist akışını artırma sözü almaya çalışacağı tahmin ediliyor.
Silahlanma yarışı ve baş düşman: Güney Kore
Kuzey Kore lideri son yıllarda, ülkesinin askeri başarılarını ve yeni nükleer-füze teknolojilerini yabancı heyetlere sergilemekten geri durmuyor.
Kim Çen In, tüm bu askeri güce ABD’ye taviz vermeden ya da Güney Kore ile yakınlaşmadan ulaşıldığını dünyaya göstermek istiyor.
Nitekim Aralık 2024'te iki Kore'nin birleşmesi politikasından tamamen vazgeçtiğini açıklayan Kim, Güney Korelileri "baş düşmanı" ilan etmiş ve Seul ile olan tüm iletişim kanallarının kesilmesi talimatını vermişti.
Masadaki kritik konular: ABD ve nükleer
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, iki liderin ikili ilişkileri ve karşılıklı çıkar sağlayan bölgesel meseleleri ele alacağını belirtti. Ziyaretin Çin-Kuzey Kore ilişkilerini daha da geliştireceğini söyleyen sözcü, "bölge ve dünya barışına daha büyük katkı sağlanacağını" ifade etti.
Güney Kore Birleşme Bakanı Cho Myoung-gyon ise Şi ve Kim görüşmesinde, askıda kalan ABD-Kuzey Kore müzakerelerinin yeniden başlama ihtimalinin masaya yatırılacağını öngörüyor. Görüşmede uluslararası yaptırımlara konu olan nükleer programın da gündeme gelmesi kaçınılmaz.
Çin geleneksel olarak Kore Yarımadası'nın nükleerden arındırılmasını savunuyor. Beyaz Saray verilerine göre, Trump ve Şi Cinping’in geçen ay yaptığı görüşmede her iki lider de bu amaca bağlılıklarını teyit etmişti.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın ziyaretinin ardından düzenlenen brifingde bu anlaşmayı doğrudan doğrulamaktan kaçınarak Pekin’in pozisyonunun "süreklilik ve tutarlılık" içerdiğini belirtmekle yetindi. Uzmanlar, Çin’in Kuzey Kore’nin nükleer statüsüne yönelik retoriğinin son yıllarda esnediğine dikkat çekiyor.
Pjongjang ise nükleer hırslarından geri adım atmayacağını her fırsatta gösterdi. Nitekim bu hafta yeni bir nükleer tesisi ziyaret eden Kim Çen In, Kuzey Kore'nin silah sınıfı nükleer malzeme üretim kapasitesinin son beş yılda iki katından fazla arttığını gururla ilan etti.