Ankara — Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, evde sağlık hizmetlerine ilişkin yeni yönetmeliğin vatandaşın hizmete erişimini kolaylaştıracağını, ancak aile hekimlerine ek personel ve finansman desteği olmadan önemli bir iş yükü getireceğini belirterek, "Koordinasyon ve takip sorumluluğu artıyor; fakat insan gücü ve çalışma koşullarında aynı ölçüde iyileştirme öngörülmüyor. Aile Hekimleri hangi işe yetişeceklerini şaşırmış durumdalar" dedi.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı’nın evde sağlık hizmetlerine ilişkin yeni yönetmeliğiyle ilgili açıklama yaptı.
Düzenlemenin, evde sağlık hizmetleri, aile hekimliği, palyatif bakım ve uzaktan sağlık hizmetlerini aynı çatı altında toplayarak koordinasyonu güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Mehlepçi, yeni sistemle birlikte vatandaşların farklı kurumları ayrı ayrı aramak yerine e-Nabız, ESHİM, aile hekimi, hastane ve palyatif bakım birimleri üzerinden başvuru yapabileceğini, başvuruların ESKOM’a ulaştıktan sonra en geç 3 gün içinde sonuçlandırılmasının ve ilk ev ziyaretinin aynı süre içinde yapılmasının hastalar açısından önemli bir kolaylık sağlayacağını ifade etti.
"Aile hekimlerine iş yükü getiriyor"
Yönetmeliğin asgari personel, donanım, araç, kayıt sistemi ve denetim kriterlerini tanımladığını söyleyen Mehlepçi, bunun ülke genelinde daha standart bir uygulama oluşturmayı amaçladığını kaydetti.
Başvuruların ilk değerlendirmesinin aile hekimlerine verilmesinin önemli bir ek görev ve iş yükü oluşturduğunu, mevcut sistemde aile hekimlerinin zaten yoğun poliklinik hizmeti, aşı, izlem, kanser taramaları ve kronik hastalık takipleriyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Mehlepçi, "Başvuru sonrası 24 saat içinde hastanın değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda ev ziyareti yapılması özellikle nüfusu yüksek aile sağlığı merkezlerinde ciddi zorluk yaratabilir. Aile Hekimleri hangi işe yetişeceklerini şaşırmış durumdalar" uyarısında bulundu.
"Elektronik kayıt yükü de artıyor"
Yeni sistemde AHBS, ESYS ve e-Nabız gibi platformlar arasında kayıt zorunluluğu bulunduğunu ifade eden Mehlepçi, hekim başına düşen bürokratik yükün artacağına dikkati çekti. Yönetmeliğin aile hekimlerine yeni görevler verdiğini, ancak ek personel, ek zaman, ek finansman ve koruyucu hukuki düzenlemeler konusunda net bir destek öngörmediğini, özellikle kırsal bölgelerde çalışan hekimlerin büyük güçlük yaşayabileceğini kaydeden Mehlepçi, "Koordinasyon ve takip sorumluluğu artıyor; ancak insan gücü ve çalışma koşullarında aynı ölçüde iyileştirme öngörülmüyor" dedi.
Evde sağlık hizmetlerinde hem erişim sorunlarının hem de personel yetersizliğinin sürdüğünü savunan Mehlepçi, yönetmeliğin olumlu yönünün daha önce uygulamada bulunan ancak standartları net olmayan süreçleri yazılı ve kurumsal hale getirmesi olduğunu söyledi. Yönetmeliğin dağınık yapının tek koordinasyon sistemi altında toplanmayı amaçladığını da vurgulayan Mehlepçi ancak iller arasında uygulama farklılıkları bulunduğunu ifade etti.
Düzenlemenin başarısının, uygulama aşamasında sağlanacak personel, altyapı ve organizasyon desteğine bağlı olduğunu dile getiren Mehlepçi, "Görev, kayıt ve koordinasyon yükü ayrıntılı biçimde tanımlanmış; ancak bu yükü karşılayacak insan gücü, zaman ve finansman planlaması aynı ölçüde düzenlenmemiş. Bu işin de yine aile hekimliği sisteminde çalışan hekim ebe ve hemşireye yükleneceği aşikardır. Evde sağlık hizmetleri mali ve personel açısından desteklenirse olumlu sonuçlar alınabilir. Aksi halde düzenleme sağlık çalışanları için ek iş yükü ve bürokrasi olarak kalabilir" değerlendirmesinde bulundu.