Yarın Ankara'da başlayacak ve iki gün sürecek NATO Liderler Zirvesi, ittifak tarihine geçecek toplantılardan biri olma potansiyeli taşıyor. ABD-Avrupa arasında yaşanan kopuş ve uluslararası jeopolitik şartların gölgesinde gerçekleştirilecek toplantının, hem NATO'nun bugün karşı karşıya kaldığı sorunların çözümü hem de ittifakın geleceği açısından belirleyici nitelikte olması bekleniyor. Zirvenin menüsünde ise Trump'ın uzun süredir Avrupalı müttefikleri eleştirdiği savunma harcamaları konusu, silahlanma çabaları ve Ukrayna'da son günlerde sıcaklığını artıran savaş var.
Ankara'daki zirveye hangi liderler katılıyor?
NATO üyesi 32 ülkenin liderlerinin tamamı Ankara'daki zirveye katılım sağlayacak: Almanya, ABD, Arnavutluk, Belçika, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, İzlanda, Kanada, Karadağ, Kuzey Makedonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Yunanistan.
Bu ülkelerin yanı sıra, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in salı akşamı NATO liderleriyle düzenlenecek akşam yemeğine katılması bekleniyor.
Ayrıca Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara da zirve sırasında Ankara'da olacak ve ABD Başkanı Donald Trump'la bir görüşme gerçekleştirecek.
Zirvenin bir numaralı gündemi: Savunma harcamaları
Ankara'daki zirvede müttefiklerin bir numaralı gündemi savunma harcamaları olacak. NATO, geçen yıl Lahey'deki zirvede müttefiklerin milli gelirlerinin yüzde 5'ini savunmaya harcaması konusunda mutabakata varmıştı.
Özellikle Avrupalı liderlerin bu oranı yakalayacakları konusunda ABD Başkanı Donald Trump'ı ikna çabasına girmesi bekleniyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, geçen haftalarda Oval Ofis'te Trump'ın konuğu olmuş ve Avrupalı müttefiklerin harcamaları konusunda Trump'a bir sunum yapmıştı.
Reuters'ın aktardığı bir taslak metne göre, zirve deklarasyonunda "2025 yılında Avrupa'daki NATO üyeleri ile Kanada'nın temel savunma yatırımları 139 milyar dolardan fazla arttı" ifadelerinin yer alması bekleniyor.
ABD’nin NATO Büyükelçisi Matt Whitaker, bu haftaki Ankara zirvesi öncesinde yönetimin mesajını özetlerken gazetecilere, "Başkan Trump, tüm müttefiklerin derhal harekete geçerek yüzde 5 hedefine yönelmesini ve bunu aciliyetle yapmasını bekliyor" demiş ve Washington'ın zirveden bir numaralı beklentisini özetlemişti.

NATO, Ukrayna'da yeniden ısınan savaşa yanıt arayacak
Ankara'daki zirve, Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde yapılıyor. Zirvenin önemli gündemlerinden birinin Ukrayna'daki savaş olması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump göreve geldikten sonra kendinden önceki Biden yönetiminin çizgisinden farklı bir strateji izlemiş ve 'Ukrayna'ya açık çek' politikasını sonlandırmıştı. Ancak Beyaz Saray'ın bu çabaları taraflar arasında olası bir ateşkesin yolunu açmadı. Zirve öncesi hem Rusya hem de Ukrayna'nın karşılıklı saldırıları artarken, İran'daki savaşın ateşinin sönmesi de Ukrayna konusunu yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
Beyaz Saray, Trump’ın çarşamba günü Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşeceğini açıkladı. Trump, 4 Temmuz’da hem Zelenski hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapmıştı.
Ankara, Avrupa için stres testi olacak
Ankara'daki zirve özellikle Atlantik iki kıyısı arasında yaşanan kopuşa nasıl yanıt verileceği açısından belirleyici olacak. Son NATO zirvesinden bu yana, Trump'ın Grönland üzerinde hak iddia etmesi ve Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nın açılması yönündeki çağrılara kulak tıkaması ABD-Avrupa hattındaki ilişkilerin bir parça daha gerilmesine neden olmuştu.
Bu gerilimleri ABD'nin Avrupa'da konuşlu bazı askeri birliklerini geri çekme kararı izledi.
Ankara'daki zirveye gelirken ittifak içindeki savunma yükünü diğer müttefiklere kaydırmayı hedefleyen Trump yönetimi, bu politikasını yeni bir NATO'ya işaret eden 'NATO 3.0' ifadesiyle tanımlıyor. Pentagon da NATO'ya, olası bir kriz durumuna yönelik kuvvet planlamasında ABD'nin hava ve deniz gücüne eskisi kadar güvenmemesi gerektiği yönünde mesajlar verdiğini sızdırıyor.
Hem savunma harcamaları hem de Ukrayna konusunu içinde barındıran bu başlık, zirvede bir birliktelik görüntüsü verilip verilmeyeceği konusunda da belirleyici olacak.
Türkiye: Ankara'nın zirveden beklentisi savunma anlaşmaları
Son yıllarda uluslararası krizlere karşı 'arabulucu' pozisyonu alan Türkiye için Ankara'daki zirve özellikle savunma sanayii yatırımları için kritik fırsatlar sunabilir. Zira zirvenin başlangıç ayaklarından biri de yarın yapılacak Savunma Sanayii Forumu olacak.
ABD yönetiminin ittifakın savunma mimarisini yeniden düzenleyerek kendi üzerindeki yükü diğer müttefiklere kaydırma stratejisinin, Ankara'nın NATO içindeki ağırlığını artırması bekleniyor. ABD'nin kendi yükünü azaltmaya çalıştığı, Avrupa'nın daha fazla savunma harcaması verdiği bir dönemde silah ihracatını yüzde 50 artıran Türkiye'nin öne çıkması normal.
Hatta Politico'ya konuşan NATO diplomatları bunu bir 'mantık evliliği' olarak değerlendiriyor ve Avrupa ile Türkiye arasında yakınlaşmanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de geçen hafta yaptığı açıklamada, "Yeni güvenlik ortamında Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayii ve stratejik konumu daha görünür hale geldi. Avrupalı müttefiklerimizin Türkiye'ye olan ilgisi ve bizimle iş birliği sürekli artıyor" diye konuşmuştu.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise konuyla ilgili, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki devrimi ittifakımızın her üyesine fayda sağlayacak" ifadeleriyle olası savunma anlaşmalarının sinyalini vermişti.

Almanya: Merz, Ankara'ya daha güçlü bir Avrupa ordusu mesajıyla geliyor
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, NATO Ankara Zirvesi'ndee ülkesinin son yıllardaki en kapsamlı savunma dönüşümünü anlatmaya hazırlanıyor. Zirvenin ana gündemlerinden biri olan savunma harcamaları konusunda Berlin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönündeki baskısına somut bütçe taahhütleriyle yanıt vermeyi hedefliyor.
Trump'ın Almanya'nın savunma harcamalarını "gülünç" olarak nitelendirmesinin ardından konuşan Merz, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında ülkesinin savunma bütçesini dört yıl içinde iki katına çıkaracağını açıkladı. Bunu Almanya'nın savunma kapasitesini güçlendirmek için bugüne kadar atılmış en büyük adım olarak tanımlayan Merz, ayrıntıları Ankara'da müttefikleriyle paylaşacağını söyledi.
Berlin'in bu mesajı, yalnızca bütçe artışıyla sınırlı değil. Almanya, NATO'nun Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülkesi olarak, Avrupa'nın güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiği yönündeki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Analistler, ittifakın Avrupa ayağının güvenilirliğinin büyük ölçüde Almanya'nın askeri kapasitesini ne ölçüde artırabileceğine bağlı olduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle Merz, zirve hazırlıklarını sıradan bir diplomatik süreçten öteye taşıdı. Başbakan, tüm güvenlik kurmaylarını Savunma Bakanlığı'nda toplarken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de hazırlık toplantısına katıldı. Görüşmelerde özellikle Avrupa ordularının karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olan personel eksikliği ele alındı.
Toplantının ardından Alman hükümeti, ordunun hem büyüklüğünü hem de sürdürülebilirliğini artırmaya yönelik bir dizi karar aldı. Hedef, 2035 yılına kadar 260 bin aktif asker ve en az 200 bin yedek personele ulaşmak. Berlin, bu planı Ankara'da NATO'nun yeni kuvvet hedeflerine katkısının temel unsurlarından biri olarak sunmayı amaçlıyor.
Berlin, ABD ile ilişkilerde daha bağımlı değil, "göz hizasında" bir ortaklık kurulmasını savunuyor.
Almanya'nın Ankara'ya taşıyacağı bir diğer önemli dosya Ukrayna olacak. Berlin, Avrupalı NATO üyelerinin Kiev'e yönelik yeni bir mali destek paketi üzerinde uzlaşmasını istiyor. Merz, böyle bir taahhüdün Moskova'ya barış müzakerelerine başlaması yönünde güçlü bir siyasi mesaj vereceğini savunurken, bundan sonraki adımın Rusya'ya bağlı olduğunu söylüyor.

İtalya: Meloni, Trump'la yaşadığı gerilimin gölgesinde Ankara'ya geliyor
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, NATO Ankara Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump'la haftalardır süren kişisel gerilimin gölgesinde katılıyor. Ancak Roma'nın zirvedeki gündemi yalnızca bu diplomatik krizle sınırlı değil. İtalya, savunma harcamaları, NATO'nun güney kanadının güvenliği ve Türkiye ile gelişen savunma sanayii iş birliğini öncelikleri arasında görüyor.
Trump ile Meloni arasındaki gerilim, Trump'ın G7 Zirvesi sırasında Meloni'nin kendisiyle fotoğraf çektirmek için "yalvardığını" öne sürmesiyle başladı. Meloni bu iddiayı sert ifadelerle reddederken, Trump daha sonra Meloni'nin ABD'nin İran'a yönelik politikalarının ardından yeniden yakınlaşmaya çalıştığını savundu. Gerilim, zirveden günler önce Trump'ın Truth Social'da Meloni'yle çekilmiş bir fotoğraf paylaşarak üzerine "Uzaklaştırma kararına ihtiyaç var" yazmasıyla yeniden tırmandı. Tartışma İtalya'da siyasi yankı uyandırırken, Dışişleri Bakanı Antonio Tajani planlanan Washington ziyaretini iptal etti.
Buna karşın Roma, Washington ile kurumsal ilişkilerin güçlü biçimde sürdüğünü vurguluyor. Savunma Bakanı Guido Crosetto, Trump'ın sert çıkışlarını müttefiklerini daha fazla sorumluluk almaya zorlayan bir müzakere yöntemi olarak değerlendirdi. Crosetto, savunma harcamalarının sosyal politikaların alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, güvenlik sağlanmadan sağlık ve sosyal harcamaların da sürdürülemeyeceğini söyledi.
Diplomatik gerilime rağmen Türkiye ile İtalya arasındaki ilişkiler savunma ve ekonomi alanlarında ilerlemeyi sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Meloni, zirve öncesindeki telefon görüşmelerinde NATO'nun güney kanadı, Libya, düzensiz göç ve savunma iş birliğini ele aldı. İki ülke, 2024'te 32,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
Savunma sanayii de Ankara-Roma ilişkilerinin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Baykar ile Leonardo'nun insansız hava sistemleri için ortak girişim kurması ve Baykar'ın Piaggio Aerospace'i satın almasının ardından, Türkiye'nin ilgilendiği SAMP/T hava savunma sistemi de zirvede yakından izlenecek dosyalar arasında bulunuyor. Bu nedenle Ankara Zirvesi, NATO gündeminin yanı sıra Türkiye ile Avrupa savunma sanayii arasındaki iş birliğinin geleceği açısından da önem taşıyor.

Fransa: Paris, Avrupa savunması ve Ukrayna desteğini öne çıkaracak
Fransa, NATO Ankara Zirvesi'ni Avrupa güvenliği, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi ve ABD ile Avrupa arasındaki yük paylaşımının yeniden dengelenmesi açısından kritik görüyor. Élysée Sarayı'na göre Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uzun süredir savunduğu Avrupa'nın stratejik özerkliği, daha adil yük paylaşımı ve Ukrayna'ya kesintisiz destek hedeflerini zirvede yeniden gündeme getirecek. Paris ayrıca 2026 için yaklaşık 70 milyar euroluk Ukrayna desteğini teyit etmeyi planlarken, ABD'nin NATO'daki olası rol azalmasının yerine geçmekten ziyade Avrupalı müttefiklerin yeni askeri kabiliyetler geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Fransa açısından zirvenin öne çıkan başlıklarından biri de Türkiye ile savunma sanayii alanındaki iş birliği olacak. Fransız-Alman ortaklığındaki Geleceğin Hava Savaş Sistemi (FCAS) programında yaşanan sıkıntılar sürerken, Paris Türkiye'nin Avrupa savunmasındaki artan rolünü dikkate alıyor. Bu kapsamda Macron'un, Türkiye'nin ortak üretim taleplerini karşılamak amacıyla SAMP/T hava savunma sistemi projesinin yeniden değerlendirilmesi talimatı verdiği belirtiliyor.
Savunma alanındaki iş birliği son dönemde somut adımlarla ilerledi. Fransız şirketi Safran ile Baykar, TB2 insansız hava araçlarına optronik sensör entegrasyonu için stratejik ortaklık kurarken, Fransız Silahlı Kuvvetler Bakan Yardımcısı Alice Rufo'nun Ankara ziyareti de SAMP/T görüşmelerinde ilerleme işareti olarak değerlendirildi. Paris, bu iş birliklerini Avrupa'nın savunma sanayi kapasitesini güçlendirme hedefinin parçası olarak görüyor.
Macron'un zirve sonrasındaki programı da dikkat çekiyor. Fransa Cumhurbaşkanı'nın, Beşar Esad'ın devrilmesinden bu yana Suriye'yi ziyaret eden ilk Batılı lider olması bekleniyor. Fransız yatırımcılar ve şirket temsilcilerinin de katılacağı ziyaret, Paris'in Suriye'nin yeniden inşasında Türkiye ile iş birliğini geliştirme arayışının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Buna karşın Macron ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki kişisel gerilim sürüyor. Trump'ın son aylarda Macron ve eşi Brigitte Macron hakkında yaptığı açıklamalar Fransa'da tepki toplarken, Élysée bu polemiklerin zirvenin gündemini gölgelemesini istemiyor. Paris, Ankara'da odağın Avrupa güvenliği, Ukrayna ve NATO'nun gelecekteki savunma kapasitesi üzerinde kalmasını hedefliyor.

İspanya: Başbakan Pedro Sanchez, iç siyasi krizin gölgesinde zirveye geliyor
İspanya, NATO Ankara Zirvesi'ne hem ittifak içindeki savunma harcamaları tartışmalarının hem de iç siyasette yaşanan gelişmelerin gölgesinde katılıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 1 Temmuz'da İspanya'yı "NATO'nun üyesi ama pek de iyi bir üyesi değil" sözleriyle hedef almıştı.
Madrid'in eleştirilerin odağında yer almasının temel nedeni, İspanya'nın NATO'nun savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarma hedefinden en uzak ülkeler arasında bulunması. Başbakan Pedro Sánchez ise Ankara'da savunma bütçelerindeki artışın sosyal devlet harcamalarını zayıflatmadan uygulanması gerektiğini savunacak. İspanya, güvenlik harcamalarının ülkelerin ekonomik koşulları ve sosyal öncelikleriyle uyumlu biçimde artırılması gerektiğini vurguluyor.
Dış politikadaki bu tartışmalar sürerken Sánchez, zirveye iç siyasette yaşanan yargı sürecinin gölgesinde gidiyor. Eşi Begoña Gómez hakkında nüfuz kullanımı, yolsuzluk, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında hâkim Juan Carlos Peinado, 24 Haziran'da "ülkeden kaçma şüphesi" gerekçesiyle Gómez'in pasaportuna el koydu. Bu karar, İspanya tarihinde görevdeki bir başbakanın eşine yönelik ilk uygulama olarak kayıtlara geçti.
Zirvenin resmi programı açıklandı
- Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin programı açıklandı. Zirve, 7 Temmuz sabahı Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirilecek Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak.
- Forumun açılış konuşmasını NATO Genel Sekreteri Mark Rutte yapacak. Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in konuşma yapması bekleniyor. Forumda NATO üyesi ve ortak ülkelerden üst düzey yetkililer ile savunma sanayisi temsilcileri bir araya gelecek.
- İlk gün saat 17.00'de Beştepe'de NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ile İstanbul İşbirliği Girişimi üyesi Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin temsilcileri görüşecek. Aynı saatlerde Ay Yıldız Karargâhı'nda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ev sahipliğinde savunma bakanları için resepsiyon düzenlenecek.
- Akşam saat 18.30'da ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde devlet ve hükümet başkanları ile eşleri için resepsiyon ve akşam yemeği verilecek. Günün ilerleyen saatlerinde NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi ile Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları çalışma yemekleri gerçekleştirilecek.
- Zirvenin ikinci günü olan 8 Temmuz'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile müttefik ülkelerin liderleri açıklamalarda bulunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rutte, liderleri karşılayacak ve zirvenin geleneksel aile fotoğrafı çekilecek.
- Saat 11.15'te Kuzey Atlantik Konseyi Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı yapılacak. Zirve, Rutte'nin saat 15.00'te düzenleyeceği basın toplantısıyla sona erecek.