Arnavutluk’ta Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve kızı Ivanka Trump’ın desteklediği lüks tatil köyü projesi üzerinden başlayan kriz büyüyor. Ülkenin tek adası olan Sazan Adası ile flamingoların yaşam alanı olarak bilinen koruma bölgesine yakın sahil hattını kapsayan 4 milyar dolarlık proje, haftalardır süren hükümet karşıtı protestolara neden oldu.
Muhalifler ve çevreciler, Başbakan Edi Rama’yı ülkenin doğal varlıklarını Trump ailesine yakın yatırımcılara açmakla suçlarken, Rama tepkilerin arkasında İran’ın bulunduğunu savundu.
RAMA’DAN İRAN SUÇLAMASI
Roma’da düzenlenen bir konferansta konuşan Arnavutluk Başbakanı Rama, projeyi sert sözlerle savundu.
Rama, proje için kıyı arazisinin yatırımcılar tarafından satın alındığını, çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sürdüğünü ancak projenin henüz nihai olarak onaylanmadığını söyledi.
Sazan Adası’nın ise kamu mülkiyetinde kalmaya devam ettiğini belirten Rama, çevrecilerin endişelerini reddetti.
Rama, projeye yönelik kamuoyu tepkisinin İran kaynaklı hackerlar tarafından kışkırtıldığını ve büyütüldüğünü öne sürdü.
Kushner projesine tepkiler 7. günde de sürüyor: Arnavutluk Trump’a satılık değil
“TEK DÜŞMANIMIZ İRAN”
Arnavutluk’un binlerce İranlı muhalifin bulunduğu Mücahit Halk Örgütü üyelerine ev sahipliği yapması nedeniyle Tahran’la uzun süredir gerilim yaşadığı biliniyor.
Rama da açıklamasında bu gerilime işaret ederek, İran’ı Arnavutluk’a karşı siber saldırılar yürütmekle suçladı.
Arnavutluk Başbakanı, “Tek düşmanımız Humeyni’nin İran Cumhuriyeti” diyerek Tahran’ın son üç yıldır Arnavutluk’a karşı acımasız bir siber saldırı yürüttüğünü ve şimdi de tatil köyü protestoları üzerinden “oyuna girdiğini” savundu.
Rama, ancak protestoların İran tarafından nasıl organize edildiğine ya da yönlendirildiğine ilişkin somut bir kanıt paylaşmadı.
KUSHNER VE IVANKA TRUMP’IN PROJESİ
Tartışmalı proje, Jared Kushner ve Ivanka Trump’ın desteklediği yüksek gelir grubuna hitap eden bir turizm yatırımı olarak gündeme geldi.
Plan, Arnavutluk’un tek adası olan Sazan’da lüks bir tatil köyü kurulmasını ve adanın karşısındaki sahil hattının geliştirilmesini içeriyor.
Söz konusu sahil bölgesi, flamingoların yaşam alanı olarak bilinen koruma alanına yakınlığı nedeniyle çevrecilerin tepkisini çekiyor.
Projenin daha önce 2024 yılında bazı ön onaylar aldığı belirtilirken, yatırımın Kushner’ın kurduğu Affinity Partners tarafından desteklendiği öne sürülmüştü. Ancak proje sözcüsü, yatırımın ayrı bir girişim üzerinden yürütüldüğünü, ABD’li ortakların özel sıfatlarıyla yatırım yaptığını açıkladı.
Trump'ın damadı Kushner'in tatil köyü projesine tepkiler büyüyor: Arnavutluk'taki protestolar beşinci gününde
PROTESTOLAR ÜLKENİN EN BÜYÜK HAREKETLERİNDEN BİRİNE DÖNÜŞTÜ
Protestolar, birkaç hafta önce geliştirici şirketin adanın karşısındaki kıyı alanını çitle çevirmesiyle başladı.
Ivanka Trump’ın daha önce eşi Jared Kushner ile Akdeniz’de yaptığı tekne gezisi sırasında “keşfettiğini” söylediği bölge, kısa sürede ülkenin en tartışmalı yatırım alanlarından biri haline geldi.
Başlangıçta çevre hassasiyetiyle başlayan tepkiler, zamanla hükümet karşıtı geniş bir harekete dönüştü.
Protestocular yürüyüşlere şişme flamingolarla katılırken, Rama’nın istifasını isteyen sloganlar attı.
Eylemciler, projeyi yalnızca bir turizm yatırımı olarak değil, hükümetin yolsuzluk ve ayrıcalıklı sermaye ilişkilerinin sembolü olarak gördüklerini dile getiriyor.
“AMERİKALILARI ORTAK İSTERİZ, ÜZERİMİZDEN KAZANÇ SAĞLAYAN TARAF DEĞİL”
Protestolara katılan bazı Arnavutlar, ABD karşıtı olmadıklarını ancak ülkenin doğal kaynaklarının yabancı zenginlerin kullanımına açılmasına karşı çıktıklarını söylüyor.
Başkent Tiran’daki eylemlere katılan bir öğrenci, hükümetin bu projeyi halka dayattığını savunarak, “Amerikalıları ortak olarak isteriz ama bu ortaklık gibi görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu tepki, protestoların yalnızca çevre meselesi olmadığını; aynı zamanda egemenlik, kamu yararı ve şeffaflık tartışmasına dönüştüğünü gösterdi.
RAMA: HALKIN ÇOĞUNLUĞU PROJEYİ İSTİYOR
Başbakan Rama ise tepkilerin büyütüldüğünü savundu.
Projeye en yakın kentte yaşayanların büyük bölümünün yatırıma destek verdiğini öne süren Rama, eleştirilerin çoğunun Trump karşıtlığı üzerinden şekillendiğini söyledi.
Rama’ya göre Kushner ve Trump ailesinin projede yer alması, dünyanın farklı yerlerinden birçok kişinin otomatik olarak tepki göstermesine yol açtı.
Arnavutluk Başbakanı, protestoların ölçeğinin de abartıldığını iddia ederek başka ülkelerde çekilmiş eylem görüntülerinin Arnavutluk sokaklarındanmış gibi paylaşıldığını öne sürdü.
AVRUPA PARLAMENTOSU’NDAN ÇEVRE VE ŞEFFAFLIK UYARISI
Proje, Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne üyelik süreci açısından da tartışma yarattı.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, Tiran yönetimine çevre standartlarına, hukukun üstünlüğüne, yolsuzlukla mücadeleye ve şeffaflığa dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Yeşiller grubundan Avrupa Parlamentosu üyesi Tineke Strik, AB genişleme sürecinin güçlü çevresel güvenceler ve hukuk devleti ilkeleriyle birlikte ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Bir grup Avrupa Parlamentosu üyesinin de bu ay içinde Arnavutluk’a giderek sahadaki durumu incelemesi bekleniyor.
TURİZM GELİRLERİ VE ÇEVRE GERİLİMİ
Arnavutluk, son yıllarda turizmi ekonomisinin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline getirdi.
Geçen yıl yaklaşık 12 milyon yabancı turist ağırlayan ülke, özellikle İtalya’dan gelen ve daha uygun fiyatlı Akdeniz tatili arayan ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Ancak sahil hattındaki hızlı yapılaşma, çevre tahribatı ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda yerel halkın tepkisini artırıyor.
Birçok Arnavut, hükümetin lüks yabancı yatırımlar yerine kamu hizmetleri, altyapı ve çevre korumasına öncelik vermesi gerektiğini savunuyor.
KRİZ TRUMP AİLESİ ÜZERİNDEN BÜYÜYOR
Sazan Adası projesi, Arnavutluk’ta yalnızca bir turizm yatırımı olmaktan çıktı.
Kushner ve Ivanka Trump’ın projedeki rolü, yatırımı küresel siyasi tartışmanın parçası haline getirdi.
Muhalifler, Başbakan Rama’nın ülkeyi Trump ailesinin ekonomik çıkarlarına açtığını savunurken; Rama, bu tepkileri İran kaynaklı siber manipülasyon ve Trump karşıtlığıyla açıklamaya çalışıyor.
Ancak protestoların büyüklüğü, çevresel kaygılar ve Avrupa Parlamentosu’nun uyarıları, tartışmanın kolay kolay kapanmayacağını gösteriyor.