ABD ile İran arasındaki çatışmada saldırıların kapsamı askerî hedeflerden ülkelerin hayati altyapılarına doğru genişliyor. İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırılarından biri, Kuveyt’te elektrik üretimi ve deniz suyunu tuzdan arındırma faaliyetlerinin birlikte gerçekleştirildiği büyük bir tesise isabet etti.
Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı, saldırı sonucunda tesiste yangın çıktığını ve çok sayıda elektrik üretim ünitesinin zarar gördüğünü açıkladı. Yangın itfaiye ekiplerince kontrol altına alınırken hasar gören ünitelerin yeniden devreye alınması için çalışma başlatıldı.
ABD: İran’a yönelik son saldırı dalgası sona erdi
HALKA ELEKTRİK TÜKETİMİNİ AZALTMA ÇAĞRISI
Kuveyt yönetimi, ulusal elektrik şebekesinin istikrarını korumak amacıyla acil durum planlarının devreye sokulduğunu duyurdu.
Yetkililer, ülkede yaşayanlara olağanüstü dönem boyunca elektrik tüketimini azaltmaları çağrısında bulundu. Kuveyt ordusu da İran’a ait füze ve İHA’ların farklı askerî tesisleri hedef aldığını, saldırılarda bazı askerlerin yaralandığını bildirdi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı saldırıları ülkenin egemenliğine ve uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirerek kınadı. İran Devrim Muhafızları ise Kuveyt’teki saldırıları doğrulamakla birlikte hedeflerin ABD askerleri, füze sistemleri ve askerî tesisler olduğunu savundu. Sivil elektrik ve su tesisinin bilinçli olarak hedef alınıp alınmadığı konusunda İran tarafından açık bir açıklama yapılmadı.
İÇME SUYUNUN YÜZDE 90’I ARITMA TESİSLERİNDEN GELİYOR
Saldırının en kritik yönünü, elektrik üretim tesisinin aynı zamanda deniz suyunu içilebilir hale getiren bir arıtma merkezi olması oluşturuyor.
Kuveyt’in içme suyunun yaklaşık yüzde 90’ı deniz suyunun tuzdan arındırılmasıyla sağlanıyor. Körfez ülkelerindeki arıtma tesislerinin büyük bölümü elektrik santralleriyle bütünleşik çalıştığı için enerji üretim sistemlerinde meydana gelen hasar, doğrudan içme suyu üretimini de etkileyebiliyor.
Uluslararası kaynaklar vurulan tesisin adını açıklamadı. Bu nedenle kompleksin Kuveyt’in en büyük elektrik santrali olduğu yönündeki iddia henüz doğrulanmış değil. Kuveyt Elektrik Bakanlığının verilerine göre ülkenin en yüksek elektrik ve su üretim kapasitesine sahip tesislerinden biri Ez-Zur Güney Santrali olarak biliniyor.
ABD SALDIRILARININ ARDINDAN GELDİ
İran’ın Kuveyt’teki tesisi vurması, ABD’nin İran’ın güneyindeki sivil altyapı hedeflerine yönelik saldırılarını genişletmesinin hemen ardından gerçekleşti.
İran makamları, ABD saldırılarında Hürmüzgan eyaletindeki köprülerin, bir demir yolu istasyonunun, İranshahr Havalimanı’nın, içme suyu tesislerinin ve enerji altyapısının zarar gördüğünü açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise saldırıların gözetleme merkezleri, hava savunma noktaları, askerî lojistik altyapısı ve deniz kuvvetlerine ait kapasiteyi hedef aldığını savundu.
Tahran, ABD’nin sivil ve ekonomik altyapıya yönelik saldırılarla çatışmada yeni bir eşik oluşturduğunu ileri sürdü. İran Devrim Muhafızları, bölgedeki ABD müttefiklerini uyararak, “Bize nasıl saldırılırsa aynı şekilde karşılık vereceğiz” mesajını verdi.
Ancak bu açıklama, Kuveyt’in doğrudan ABD-İran savaşının tarafı olmaması nedeniyle bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
TARAFLAR KARŞILIKLI OLARAK HAYATİ ALTYAPIYI VURUYOR
Kuveyt’teki saldırının ardından İran medyası da ABD füzelerinin ülkenin güneyindeki Jask kentinde elektrik tesisleriyle deniz suyunu arıtan pompaları vurduğunu bildirdi.
Saldırılar nedeniyle yaklaşık 20 köyde yaşayan 10 bin kişinin susuz kaldığı belirtildi. Böylece çatışmanın iki tarafında da elektrik, su ve ulaştırma altyapısının hedef haline geldiği yeni bir aşamaya geçildi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, İran’da ve bölge ülkelerinde sivil altyapıya yönelik saldırılardan duyduğu kaygıyı açıklarken taraflara uluslararası hukuka uyma ve gerilimi düşürme çağrısı yaptı. BM daha önce de sivil nitelikteki tesislerin doğrudan hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk tarafından yasaklandığını hatırlatmıştı.
İran’dan 'topyekûn taarruz' uyarısı: Hiçbir siyasi sınır güvende olmayacak
PETROL FİYATLARINDA YENİ YÜKSELİŞ RİSKİ
Kuveyt’teki tesis doğrudan bir petrol rafinerisi olmasa da saldırı, Körfez ülkelerinin enerji ve su altyapısının İran füzelerinin menzilinde bulunduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin azalması, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ve karşılıklı altyapı saldırıları petrol piyasalarındaki arz endişesini büyütüyor. Çatışmanın yeniden şiddetlenmesiyle petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde yükselerek son bir ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Gerilimin Kuveyt, Bahreyn, Katar ve diğer Körfez ülkelerinin enerji tesislerine yayılması halinde yalnızca ham petrolün değil, benzin, motorin ve jet yakıtı fiyatlarının da yeni bir yükseliş dalgasıyla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.