Gerçekleştirilen araştırma aktif yapay zeka kullanıcılarını seyahat planlaması gibi önemli bir süreci sohbet robotlarına ve yapay zeka destekli araçlara emanet etmeye iten motivasyonları ve bu hizmetlerin güvenliğini nasıl değerlendirdiklerini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, Türkiye’deki kullanıcıların seyahat planlamasında yapay zekâya yönelmesindeki en önemli neden, zamandan tasarruf etmek ve hazırlık sürecini kolaylaştırmak; nitekim katılımcıların %70’i bu avantajları öne çıkarıyor.
Bunun yanı sıra, katılımcıların %66’sı tercih ettikleri destinasyondaki başlıca turistik noktalar hakkında bilgi edinmek amacıyla yapay zekâdan yararlanırken, %67’si kişisel tercihlerine uygun özelleştirilmiş öneriler almayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye’deki katılımcıların %73’ü en avantajlı fırsatları bulmak amacıyla yapay zekâyı kullanırken, %64’ü ise başka yollarla ulaşılması zor bilgileri keşfetme konusunda bu araçlara güveniyor.
Yapay zeka, seyahat planlamasında rota oluşturma ve bilgi aramanın yanı sıra, birçok durumda otel ve ulaşım rezervasyonlarının yapılmasında da kullanılıyor. Bu da kaçınılmaz olarak kişisel verilerin paylaşılmasını gerektiriyor. Ancak araştırma, tüm kullanıcıların kişisel bilgilerini yapay zekâ sistemlerine emanet etmeye hazır olmadığını gösteriyor.
Katılımcıların yaklaşık yarısı (%43), yapay zekâ kullanımının güvenlik riskleri barındırdığını düşünüyor ve bu nedenle hassas verilerini bu sistemlerle paylaşmamaya özen gösteriyor. Yapay zekâ konusunda ciddi güvenlik kaygısı taşımamakla birlikte dikkatli davranmayı tercih eden %39’luk kesim de eklendiğinde, seyahat planlamasında yapay zekâ kullananların %82’sinin bu araçları kullanırken veri güvenliğini dikkate aldığı görülüyor. Buna karşılık, katılımcıların yalnızca %18’i yapay zekâ ile her türlü verinin güvenle paylaşılabileceğine inanıyor.