Ana içeriğe geç

Savaşın bilançosu: Trump İran'da hedeflerine ulaştı mı?

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik savaşın başında füze kapasitesinin yok edilmesinden rejim değişikliğine kadar birçok hedef açıklamıştı. Ön anlaşma sonrası tablo, soru işaretlerinin sürdüğünü gösteriyor.

Savaşın bilançosu: Trump İran'da hedeflerine ulaştı mı?
Nefes Gazetesi
16

ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ardından İran'ın balistik füze kapasitesinin yok edilmesi, bölgedeki vekil güçlerinin zayıflatılması ve ülkenin nükleer silah geliştirmesinin engellenmesi gibi kapsamlı hedefler ortaya koymuştu.

Üç aydan uzun süren çatışmaların ardından taraflar ön barış anlaşmasına yaklaşırken, Trump'ın bu hedeflerde ne ölçüde başarılı olduğu tartışılıyor.

İRAN'IN FÜZE KAPASİTESİ DARBE ALDI

Savaş öncesinde İran'ın Orta Doğu'nun en büyük balistik füze stoklarından birine sahip olduğu değerlendiriliyordu. Tahminlere göre ülkenin elinde 2500 ila 6000 arasında farklı menzillere sahip füze bulunuyordu.

ABD kaynakları, savaşın ilk ayında İran'ın füze envanterinin yaklaşık üçte birinin imha edildiğini, diğer üçte birlik kısmın ise hasar gördüğünü veya kullanılamaz hale geldiğini bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı yetkilileri, İran'ın füze ve uzun menzilli insansız hava aracı üretim kapasitesinin yıllarca geriye götürüldüğünü savunuyor.

Buna rağmen İran hâlâ bölgedeki hedeflere ulaşabilecek füze kapasitesini koruyor. Haziran ayı başında Kuveyt, Bahreyn ve İsrail'e yönelik saldırılar bunun göstergesi oldu.

ORDUDA CİDDİ KAYIPLAR

ABD ordusuna göre İran'ın bölgesel güç projeksiyonu yapma kapasitesi önemli ölçüde zayıflatıldı.

Yetkililer, İran donanmasına ait 161 geminin imha edildiğini ve hava savunma sistemlerinin yüzde 82'sinin devre dışı bırakıldığını belirtiyor. İran hava kuvvetlerinin savaş öncesinde günlük yaklaşık 100 sorti gerçekleştirirken bugün operasyon yapamaz hale geldiği ifade ediliyor.

Ancak İran, çatışmalar boyunca dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmayı başardı ve küresel enerji piyasaları üzerinde baskı kurmayı sürdürdü.

NÜKLEER DÜĞÜM SÜRÜYOR

Trump yönetiminin en önemli hedeflerinden biri İran'ın nükleer silah geliştirme ihtimalini ortadan kaldırmaktı.

Ancak mevcut değerlendirmeler, savaşın İran'ın nükleer kapasitesini kökten değiştirmediğini gösteriyor. ABD istihbaratı, İran'ın nükleer silah üretmeye karar vermesi halinde hâlâ bir yıldan kısa sürede bu kapasiteye ulaşabileceğini düşünüyor.

Önümüzdeki günlerde imzalanması beklenen çerçeve anlaşmanın ardından başlayacak müzakerelerde en kritik başlık da bu olacak.

Washington, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını isterken, Tahran uranyumun seyreltilerek İran'da tutulmasında ısrar ediyor.

İRAN'IN VEKİL GÜÇLERİ ZAYIFLADI

Trump, savaşın başında İran'ın bölgedeki silahlı müttefiklerine verdiği desteğin sona erdirilmesini de hedefleri arasına koymuştu.

Uzmanlara göre İran'ın vekil ağının zayıflaması büyük ölçüde savaş öncesinde başlamıştı. Gazze'de Hamas'ın ağır kayıplar vermesi, Lübnan'da Hizbullah'ın üst düzey kadrolarının hedef alınması ve Suriye'de eski Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi Tahran'ın bölgesel etkisini azaltmıştı.

Savaş boyunca Hamas'ın İsrail'e karşı büyük çaplı operasyon gerçekleştirmemesi ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz trafiğini ciddi şekilde aksatmaması da bu zayıflamanın göstergeleri arasında sayılıyor.

Bununla birlikte İran'ın bu gruplara verdiği desteği tamamen kesmeye hazır olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmuyor.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ GERÇEKLEŞMEDİ

Trump savaşın ilk günlerinde İran halkını yönetime karşı ayaklanmaya çağırmış ve ülkenin "koşulsuz teslim olması" gerektiğini söylemişti.

Ancak çatışmalar İran'da rejim değişikliğiyle sonuçlanmadı.

Yine de Trump, dini liderlik makamında yaşanan değişimin kendi hedeflerine kısmen hizmet ettiğini savunuyor. İran'ın yeni lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'i daha "makul" bir figür olarak nitelendiren Trump, son haftalarda rejimin devrilmesi yönündeki söylemlerini önemli ölçüde azalttı.

BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Üç aylık savaşın ardından Trump yönetimi, İran'ın füze kapasitesi, hava savunması ve bölgesel askeri gücü üzerinde önemli baskı kurmuş görünüyor. Ancak İran'ın nükleer programı, uranyum stokları ve bölgesel nüfuzu tamamen ortadan kaldırılmış değil.

Bu nedenle nihai değerlendirme, önümüzdeki 60 gün içinde yürütülecek nükleer müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Eğer İran, Washington'un talep ettiği kapsamlı nükleer tavizleri vermezse, Trump'ın en önemli hedefinin hâlâ gerçekleşmediği yorumları güçlenebilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler