İngiliz Yüksek Komiseri Horace Rumbold’un 1 Ağustos 1922 tarihli gizli raporu, Milli Mücadele’nin en kritik döneminde İstanbul’a dönen eski İttihatçıların İngilizler tarafından yakından izlendiğini ortaya koydu. Raporda, eski İttihatçı kadroların görünürde Mustafa Kemal’in yürüttüğü ulusal harekete destek verdikleri, ancak asıl hedeflerinin eski nüfuzlarını yeniden kurmak olabileceği değerlendirildi.
Dokuzeylül.com yazarı Mehmet Akif Erdoğru, “İngilizler Eski İttihatçıları İzliyor” başlıklı yazısında, İngiliz Yüksek Komiseri Horace Rumbold’un 1 Ağustos 1922’de the Earl of Balfour’a gönderdiği gizli raporu gündeme taşıdı.
İngiliz arşivlerindeki FO 424, 254 numaralı dosyada yer alan rapor, Milli Mücadele’nin son aşamasında İstanbul’a dönen ya da dönmesi beklenen eski İttihatçı isimlere ilişkin İngiliz değerlendirmelerini içeriyor. Erdoğru, rapordaki bazı bilgilerin doğru olduğunu, bazı iddiaların ise duyumdan ibaret kaldığını vurguladı.
Rumbold’un raporunda Kara Kemal Bey, Necmeddin Molla, Mithat Şükrü Bleda, Cavid Bey, Hüseyin Cahit Bey, İsmail Canbolat, Küçük Talat Bey (Mehmed Talât Muşkara), Ahmed Rıza, Dr. Nazım ve Haim Nahum Efendi gibi dönemin dikkat çeken isimleri tek tek ele alındı.
Rapora göre İngilizler, eski İttihatçı kadroların İstanbul’da yeniden bir pozisyon kurmaya çalıştığını düşünüyordu. Rumbold, bu isimlerin Anadolu ile yakın ilişkiler içinde olduğunu, Mustafa Kemal’in yürüttüğü Ulusal Harekete açıkça “büyük hayranlık” duyduklarını söylediklerini ancak İngiliz değerlendirmesine göre asıl amaçlarının Mustafa Kemal’in yerini almak ve eski İttihat ve Terakki hâkimiyetini yeniden tesis etmek olabileceğini belirtti.
KARA KEMAL "ÖNEMSİZ" FİGÜR
Raporda Kara Kemal Bey için, savaş öncesinde fazla ön planda görünmeyen ancak İstanbul’daki işçi çevrelerinde etkisi bulunan bir isim değerlendirmesi yapıldı. Kara Kemal’in eski lonca teşkilatına bağlı işçilerden oluşan bir esnaf ağı kurma çabasında olduğu ifade edildi. Buna karşın Rumbold, Kara Kemal’i o dönemde “önemsiz” bir figür olarak nitelendirdi.
Necmeddin Molla da raporda yer verilen isimlerden biri oldu. Rumbold, Necmeddin Molla’nın savaş öncesinde İttihatçılarla bağlantılı olduğunu, savaş yıllarında Orta Avrupa’da görev yaptığını, Mütareke sonrasında İsviçre’de bulunduğunu ve İstanbul’a dönmek için birkaç kez girişimde bulunmasına rağmen Müttefiklerden izin alamadığını yazdı. Raporda Necmeddin Molla’nın siyasi faaliyetleri konusunda kesin bilgi bulunmadığı ancak İttihatçı hareketin yeniden canlanması halinde kullanılabilecek bir isim olarak görüldüğü aktarıldı.
Mithat Şükrü Bleda için ise geçmişte İttihat ve Terakki’nin önemli kadrolarından biri olduğu, o dönemde İstanbul ile Anadolu arasındaki irtibat işlerinde aktif rol oynadığı değerlendirmesi yapıldı.
Raporda Cavid Bey ve Hüseyin Cahit Bey’in İstanbul’a dönüşleri de dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı. Cavid Bey’in Osmanlı Borçları Komisyonu’na Osmanlı delegesi olarak seçilmesi ve İstanbul’a dönmesi ayrıca değerlendirilirken, Hüseyin Cahit Bey’in de onun ardından İstanbul’a döndüğü belirtildi. Rumbold, iki ismin yakın arkadaş olduğunu, Hüseyin Cahit’in 1908 sonrasında İttihat ve Terakki çevresinin en güçlü gazetecilerinden biri olarak öne çıktığını ifade etti. Hüseyin Cahit’in Malta sürgününe kadar Osmanlı Borçları Komisyonu’ndaki görevini sürdürdüğü, İstanbul’a döndükten sonra ise gazeteciliğe geri dönerek Vakit gazetesinde yazmaya başladığı kaydedildi.
BAZI İFADELER DUYUMA DAYALI
Eski Stockholm elçisi İsmail Canbolat da İngiliz raporunda yer aldı. Raporda, Canbolat’ın İstanbul’a geç dönen isimlerden biri olduğu, gelişinden kısa süre sonra Ankara’ya gittiği ve istifa eden Adana Valisi Hacı Adil Bey’in yerine Adana valisi olacağının konuşulduğu aktarıldı. Ancak Erdoğru, bu bilginin doğru olmadığını belirterek rapordaki bazı değerlendirmelerin duyuma dayandığına dikkat çekti.
Rumbold’un raporunda Haim Nahum Efendi’ye ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Eski başhaham olan Haim Nahum’un İttihatçılarla yakın ilişkileri bulunduğu, Ankara’ya gitme niyetinde olduğu ve basına verdiği bir mülakatta Ankara’nın kendisine bazı görevler vermesini umduğunu söylediği aktarıldı. Raporda, Haim Nahum’un uzun süredir Türkiye’nin Washington elçisi olmak istediği, yarı resmi bir görevle ABD’ye gönderilmeyi arzuladığı ancak mevcut pozisyonu nedeniyle bunun zor olduğu belirtildi.
Rumbold ayrıca Haim Nahum’un Ankara’ya gitmeden önce Bay Ryan’ı ziyaret ettiğini, Türk iskânı konusunda ılımlı görüşler dile getirdiğini yazdı. Raporda Haim Nahum’un Siyonistlerle her konuda aynı fikirde olmadığı, buna rağmen Dr. Weizmann’ı üç kez ziyaret ettiği ve Filistin’e modern değirmencilik yöntemlerini getirme planıyla ilgilendiği bilgisi de yer aldı.
DR. NAZIM'A AYRI PARAGRAF
Ahmed Rıza Bey’in İstanbul’a döneceğine dair söylentiler bulunduğu ancak bu konuda kesin bilgi olmadığı ifade edilen raporda, Dr. Nazım’ın dönüş ihtimali ise özel bir önemle ele alındı. Rumbold, Dr. Nazım’ın İstanbul’a dönmesi halinde bunun büyük önem taşıyacağını, çünkü onun eski İttihat ve Terakki içinde en önemli kişilerden biri olduğunu belirtti.
Raporda Küçük Talat Bey’in de İstanbul’a ya da Ankara’ya dönebileceğine ilişkin duyumlar bulunduğu, ancak bu bilgilerin teyit edilemediği yazıldı. Rumbold’a göre Küçük Talat Bey’in önemi, Enver Paşa’ya sadık olmasıydı. Raporda Enver Paşa’ya bağlı isimlerin Mustafa Kemal’e muhalif asli unsurlar arasında görüldüğü de kaydedildi.
İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold, raporunun sonunda eski İttihatçıların İstanbul’u faaliyetlerinin ana merkezi haline getirdiğini belirterek, siyasi durumda yeni bir gelişme yaşanması halinde bu kadroların ve örgütlerinin mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
Odatv.com