Çelik ithalatı, AB’nin 1 Temmuz 2026’dan itibaren yıllık gümrüksüz kota hacmini 18,3 milyon tona indirmesi ve kota üzerindeki vergiyi yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmasıyla daha sıkı bir ticaret rejimine giriyor. Avrupa Komisyonu, uygulamayı küresel arz fazlasının AB çelik sektöründe kapasite kullanımını baskılaması nedeniyle yürürlüğe alıyor.
Yeni kota sistemi, çelik ithalatı için ürün bazlı erişimi daraltırken, kota üstü alımlarda maliyet eşiğini iki katına çıkarıyor. Reuters’a göre Komisyon, 26 çelik ürün kategorisi için yıllık gümrüksüz ithalat kotasını 2024 koruma kotasına göre yüzde 47 azaltıyor. Kota sınırını aşan ithalatçı yüzde 50 vergiyle karşılaşacak.
Çelik ithalatı kotası 18,3 milyon tona iniyor

AB, mevcut çelik koruma önlemlerinin 30 Haziran 2026’da sona ermesinin ardından piyasada düzenleyici boşluk oluşmasını engellemeyi hedefliyor. Avrupa Birliği Konseyi, yeni tarife oranlı kota sisteminin 1 Temmuz 2026’dan itibaren uygulanacağını belirtti. Çelik ithalatı böylece serbest giriş modelinden daha sınırlı ve izlenen bir yapıya geçiyor.
Kota hacmindeki yüzde 47’lik düşüş, AB’nin iç üreticiyi korurken geleneksel tedarikçileri tamamen dışlamama çizgisini koruduğunu gösteriyor. Avrupa Komisyonu, 18,3 milyon tonluk gümrüksüz alanı piyasada kontrollü erişim sağlamak için kullanıyor. Kota üstü yüzde 50 vergi, düşük fiyatlı ürünlerin AB pazarına sınırsız yönelmesini sınırlamayı amaçlıyor.
Serbest ticaret ortakları kotanın yarısını alacak

Avrupa Komisyonu, 18,3 milyon tonluk kotanın yarısını AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelere ayırıyor. Kalan yarı ise serbest ticaret ortakları dahil tüm ticaret partnerlerine açık kalacak. Çelik ithalatı açısından ayrım, tarihi ihracat hacimlerine dayalı ülke kotalarını daha önemli hale getiriyor.
Reuters’ın aktardığı Komisyon değerlendirmesine göre çok sayıda partner ülke kota tahsislerini geçici olarak kabul etti. Serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler, ortalama yüzde 47’lik kesintiden daha düşük bir pazar erişimi kaybı yaşayabilecek. AB’nin baş ticaret müzakerecisi Maros Sefcovic, açık kota dağıtım kurallarının piyasa katılımcılarına öngörülebilirlik sağlayacağını belirtti. Çelik ithalatı açısından kota dağılımı, ihracat planlamasında ana değişken haline gelecek.
Çelik ithalatı için izlenebilirlik şartı artıyor

AB, ihracatçılardan çeliğin nerede eritildiğini ve döküldüğünü göstermelerini isteyecek. Avrupa Komisyonu, eritme ve döküm bilgilerini ithalatın menşeini izlemek için kullanacak. Çelik ithalatı için getirilen izlenebilirlik şartı, üçüncü ülkeler üzerinden yönlendirme riskini azaltmayı hedefliyor.
Komisyon, eritme ve döküm belgeleriyle ilgili danışma sürecini 4 Haziran 2026’da başlattı. Süreç 2 Temmuz 2026’ya kadar çelik üreticileri, ithalatçılar, kullanıcılar, tüccarlar ve sektör kuruluşlarından görüş alacak. Komisyon, uygulama düzenlemesini 31 Ağustos 2026’ya kadar kabul etmeyi ve 1 Ekim 2026’da yürürlüğe koymayı planlıyor.
Küresel kapasite fazlası AB üretimini baskılıyor

AB kurumları, küresel çelik arz fazlasını yeni rejimin ana gerekçesi olarak gösteriyor. Komisyon kaynaklı değerlendirmeler, mevcut küresel kapasite fazlasını 620 milyon ton seviyesine yerleştiriyor. Avrupa Birliği Konseyi ise küresel kapasite fazlasının 2027’de 721 milyon tona çıkabileceğini ve AB yıllık tüketiminin beş katını aşabileceğini belirtiyor.
Sektör üzerindeki baskı, yalnızca ithalat fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor. Konsey, AB çelik üretiminde kapasite kullanım oranının 2024’te yüzde 67 olduğunu, sektörün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını ve 2007’den bu yana 65 milyon ton kapasite ile 100 bin işe kadar kayıp yaşadığını aktarıyor. Çelik ithalatı üzerindeki yeni çerçeve, üretim tabanını koruma ve karbonsuzlaşma yatırımlarına alan açma hedefi taşıyor.

Ticaret rejimindeki sıkılaşma, AB içinde çelik kullanıcıları için maliyet ve tedarik güvenliği dengesini daha önemli hale getirecek. Otomotiv, inşaat, makine ve savunma tedarik zincirleri kota kullanım oranlarını yakından izleyecek. Çelik ithalatı tarafında kota doluluk hızı arttıkça, ithalatçılar daha yüksek vergi maliyetini fiyatlara yansıtma baskısıyla karşılaşabilir.
Sonuç olarak AB, çelik ithalatı için daha düşük kota ve daha yüksek vergiyle korumacı çizgiyi güçlendiriyor. Düzenleme, çelik ithalatı hacmini tamamen kapatmıyor ancak fazla arzın AB pazarına düşük maliyetle yönelmesini zorlaştırıyor. Piyasa açısından ana izleme başlıkları kota tahsisleri, ülke bazlı erişim koşulları, eritme-döküm belgeleri ve sektörlerde oluşabilecek maliyet aktarımı olacak.