Ana içeriğe geç

Başbağlar şehitleri İstanbul'da da anıldı! Unutturmayacağız adalet istiyoruz

CHP’nin yedeği SHP’nin koalisyon ortağı olduğu, Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcısı, Murat Karayalçın ile Hikmet Çetin’in Devlet Bakanı, Seyfi Oktay’ın Adalet Bakanı olduğu dönemde, terör örgütü PKK'nın 5 Temmuz 1993'te Erzincan'ın Başbağlar köyünde gerçekleştirdiği ve 33 masum sivilimizi hunharca katlettiği soykırımın acısı, aradan geçen 33 yıla rağmen milletimizin yüreğini kavurmaya devam ediyor. Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği tarafından Fatih'teki Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Başbağlar Şehitlerini Anma Programı"nda, hain örgüte lanet yağarken adalet talebi en gür sesle haykırıldı.

Başbağlar şehitleri İstanbul'da da anıldı! Unutturmayacağız adalet istiyoruz
Yeni Akit Gazetesi
16

Erzincan’da da düzenlenen merasimin ardından Fatih'teki Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, emperyalizmin uşağı teröristlerin mazlum Müslüman Türk milletinin değerlerini hedef aldığı ve dökülen kanların hesabının mahşere kalmayacağı vurgulandı.

Programda konuşan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Başbağlar'da şehit edilen 33 kişiye rahmet diledi.

Katliamın gerçekleştiği dönemde, Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Yolaç köyünde, Urumçi'de, ve Srebrenitsa'da da benzer katliamların gerçekleştiğini hatırlatan Yapıcıoğlu, bu saldırıların ortak bir zihniyetin ürünü olduğunu söyledi.

Yapıcıoğlu, "O gün, yani 33 sene önce 5 Temmuz akşamı Başbağlar'da 33 aziz şehidimize sıkılan kurşunlar aslında sadece onların bedenlerine sıkılmamıştı. Bir hedef vardı, bizi biz yapan değerler hedefteydi." dedi.

Yüzyıllardır aynı topraklarda kardeşçe yaşandığını ve ortak değerlerin toplumun temelini oluşturduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, "Partilerimiz farklı olabilir. Mezheplerimiz farklı olabilir. Ana dillerimiz farklı olabilir. Yaşadığımız şehirler farklı olabilir ama bizi biz yapan değerlerimiz ortaktır ve sayılmayacak kadar çoktur." ifadelerini kullandı.

Yapıcıoğlu, ortak değerlere yönelik saldırıların toplumu ayrıştıramayacağını belirterek, "Onlar ortak değerlerimize saldırdıkça bizden bir taş bile koparamayacaklar. Daha sıkı kenetlenmemize giden bir yol açmış olacaklar." diye konuştu.

Merhum Aliya İzzetbegoviç'in "Katliamları unutmayın, unutulan katliamlar tekrarlanır." sözünü anımsatan Yapıcıoğlu, yaşanan acıların intikam duygusuyla değil, benzer olayların tekrar etmemesi için hatırlanması gerektiğini söyledi.

Yapıcıoğlu, İzzetbegoviç'in "Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı." sözünü de hatırlatarak, Başbağlar, Hocalı, Srebrenitsa ve Gazze'de hayatını kaybedenlerin hatırasının yaşamaya devam edeceğini belirtti.

"Unutturmamaya devam edeceğiz"

Dernek Başkanı Erhan Aydınlı da aradan geçen 33 yıla rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdi.

Aydınlı, bugün burada öfkeyi büyütmek için değil, hakikati yaşatmak, şehitlerin aziz hatırasını gelecek nesillere emanet etmek ve adalet talebini bir kez daha dile getirmek için bulunduklarını söyledi.

28 kişiyi kurşuna dizip 5 masumu diri diri yaktılar! Gazze'de ne yapılıyorsa o gün de Başbağlar'da yapıldı!

Terör örgütü tarafından düzenlenen baskında 28 kişinin doğrudan kurşuna dizilerek, biri kadın, biri çocuk 5 kişinin ise evleriyle birlikte yakılarak şehit edildiklerini hatırlatan Aydınlı, "Bu katliamı ve soykırımı yapan yaklaşık 150 kişilik siyonist ve emperyalist uşağı, vatan millet ve din düşmanı hain teröristler ise ellerini kollarını sallayarak köyümüzü terk ettiler. Bugün Gazze'de yapılanlar, o gün de Başbağlar'da yapıldı. Her yıl bıkmadan, usanmadan, yılmadan anlatmaya, acılarımız tazelense de anmaya, adalet aramaya ve unutturmamaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Aydınlı, Başbağlar katliamı dosyasının yeniden değerlendirilmesini beklediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in bu konudaki kararlı yaklaşımını kıymetli buluyoruz. Başbağlar katliamı dosyasının da aynı hassasiyetle yeniden değerlendirilmesini bekliyor, derneğimiz olarak hakikatin ortaya çıkarılması adına yürütülecek her türlü çalışmaya bilgi ve belge ile katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Faili meçhullerin en zirve ve karanlık noktası Başbağlar katliamıdır. Şayet Başbağlar katliamı çözülürse, diğer bütün faili meçhullerin çözüleceğine inanıyoruz."

Erhan Aydınlı, Başbağlar'da yürütülmesi planlanan maden faaliyetlerine ilişkin de köyün tarihi, manevi ve doğal dokusunun korunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Programa, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, siyasi partilerin ve STK'lerin temsilcileri ile şehit aileleri ve Başbağlar köylüleri katıldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler