Ana içeriğe geç

Melissa Vargas: Kılıcın ötesi

Melissa Vargas denince akla ilk güç geliyor. Peki dünyanın zirvesinde kalmak için yalnızca güç yeter mi?

Melissa Vargas: Kılıcın ötesi
Gazete Oksijen
16

Çocukken erkek voleybolunu, kadın voleybolundan daha sıkı takip ederdim. 2 metrelik adamların patlatmak istercesine topa ‘bam güm vurmaları’ çok ilgi çekici geliyordu. Saf güç yarışına olan heyecanım zamanla daha kontrol odaklı bir bakışa evrildi. Artık 11 kişiyle topun arkasına geçen takımları seviyorum. İspanya'yı izlemek 10 yıl önceki kadar sıkıcı gelmiyor; erkek voleybolundaki kısa ama yoğun ralliler yerine topun oyunda daha uzun süre kaldığı kadın voleybolunu tercih ediyorum.

Ama içimdeki çocuk henüz ölmedi. 5-4'lük Bayern Münih-Paris Saint-Germain maçını izlerken gülümsüyorum. Max Holloway'in Justin Gaethje'ye karşı öndeyken bitime 10 saniye kala oktagonun ortasını gösterip kırışmaya girmesi, belki biraz da sonundan dolayı, ağzımı açık bırakıyor. Kadın voleybolunda ise her servisinin ya da hücumunun ardından ekrana üç haneli top hızları düşen bir oyuncuya hayranlık duymamak mümkün değil; hele ki sizin ülkeniz için ter döküyorsa. Peki Melissa Vargas sadece topa sert vuran bir oyuncudan mı ibaret?

Önce onu Haak, Egonu, Bošković ve Markova gibi isimlerle birlikte zirveye taşıyan özellikten başlayalım: smaç yüksekliği. Eğer bu Milletler Ligi’nde ya da herhangi bir turnuvada kendisini izlediyseniz aldığı bir sayının ardından spikerin “Bloğun üstünden vuruyor.” dediğini mutlaka duymuşsunuzdur. Topun 81 metrekare içindeki çoğu noktaya gidebileceği anlamına gelen bu senaryo Vargas’ın oyununu tanımlayabileceğimiz güçle birleşince rakip savunmacılar için daha da korkutucu bir hale geliyor.

"Kılıçla yaşayan, kılıçla ölür." sözü sporda karşılığını arıyorsa, adaylardan biri kesinlikle Vargas'ın gücü. Onu dünyanın en tehlikeli hücumcularından biri yapan bu ezici kuvvet, rakip blok yerleşimini bulduğunda veya kendisi istediği yüksekliğe ulaşamadığında en büyük zaafına da dönüşebiliyor. Ama turnuvadaki gidişatına bakılırsa milli yıldız, 2023 yazındaki etkisini yeniden yakalamaya kararlı.

Bir turnuvanın en skoreri olma durumunu normalleştirdiği için ne kadar haber değeri vardır bilmiyorum ama kendisi set başına 6,40 sayıyla 2026 Milletler Ligi’nin bu konuda en iyisi. Daha da etkileyici olansa bunu nasıl yaptığı. Oynadığı 9 maçta hücum yüzdesi %47’nin altına düşmeyen pasör çaprazı, 3 maç haricinde 2’den fazla bloklanmadı. Genel hücum istatistiklerine baktığımızdaysa %44 hücum verimliliğiyle pozisyonundaki oyunculardan ayrılırken tutturduğu %53,6 top öldürme oranını geçebilen (100 toptan fazla alanlar arasından) sadece 4 isim var ki hepsi de hücum anlamında köşe oyuncularından daha avantajlı olan orta oyuncular.

Dünyanın en başarılı antrenörlerinden Giovanni Guidetti, çeyrek finaldeki Türkiye maçının set arasında bunu en basit şekilde özetledi. Yıldız voleybolcunun etkisiyle Türkiye setlerde durumu 1-1'e getirdi. Kanada koçuna neyin değiştiği sorulduğunda cevabı kısa ve netti: “Elif neredeyse sadece Vargas’ı oynattı, Vargas da neredeyse her topu sayıya çevirdi.”

Ne var ki Vargas'ı yalnızca hücum gücüyle tanımlamak eksik olur. Sahadaki etkisi sadece karşı tarafa gönderdiği toplarla sınırlı değil. Savunması çoğu zaman hücumunun gölgesinde kalsa da dünyanın en iyi pasör çaprazları arasında bu alanda da üst sıralarda yer alıyor. Bu Milletler Ligi'nde birçok maçta sahanın en fazla savunma yapan oyuncusu oldu. Turnuva genelinde ise Türkiye adına ondan fazla savunma yapan tek isim libero Gizem Örge. Savunma yüzdesinde de birçok liberoyu geride bırakmış durumda. Üstelik set başına 2 ace'lik servis performansıyla da Ekaterina Antropova ve Kiera Van Ryk ile birlikte ayrı bir sınıfta yer alıyor.

Ne kadar komple olursa olsun, her sporcunun bir aşil topuğu vardır. Blok, Vargas’ın en güçlü yönlerinden biri değil. 37 sette yalnızca 7 blok sayısı üretirken, rakipleri onun bloğundan tam 32 sayı çıkardı. İşin ilginç yanı, turnuvadaki en iyi blok performansını bugün yarı finalde karşılaşacağımız Çin'e karşı sergilemiş olması. Hatta kendisinin lig etabındaki en iyi maçı dememiz de yanlış olmaz. Oyunun her alanını domine ettiği maçta 36 sayı alan skor makinesi için Uzak Doğu ekibine karşı iyi performans göstermek aslında alışılagelmiş bir durum.

Türkiye, 2023'te ilk Milletler Ligi şampiyonluğunu kazanırken finalde, 2024 Paris Olimpiyatları'nda ise çeyrek finalde Vargas'ın unutulmaz performanslarını izledi. Şimdi gözler, 26 yaşındaki pasör çaprazının bu listeye bir yenisini ekleyip ekleyemeyeceğinde.

Vargas bu ülkeye geldiğinde ‘topa bam güm vurmaktan ibaret’ bir oyuncu muydu, emin değilim ama bugün onun dünyanın en iyileri arasında kalmasını sağlayan yalnızca o güç değil. Gücünden hiçbir şey kaybetmedi. Aksine, yıllar içinde oyunun farklı yönlerini de gücüne ekleyerek çok daha komple bir voleybolcuya dönüştü. Başta bahsettiğim küçük çocuğu büyüleyen, bugünkü adama ise tebessüm ettiren bir voleybolcu artık.

Kaynağa Git

İlgili Haberler