Ankara – Meclis Başkanlığı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan'ın, 10 Haziran’da Şırnak’ta yaşanan çocuk istismarı, cinsel şiddet, yargıdaki gecikmeler ve cezasızlık iddialarına ilişkin Meclis araştırması açılması ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) MYK üyesi Simge Yardım ve Eğitim Sen Şırnak Şube Eş Başkanı Adnan Şenbayram hakkında açılan davanın Adalet Bakanlığı’na sorulmasına dair önergelerine yanıt verdi.
Önergede, Şırnak’ta yıllardır kamuoyunun ve yargının gündeminde bulunan çocuk istismarı dosyalarına dikkat çekilerek; bu dosyalardaki soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kamu emekçilerine açılan davanın gerekçeleri sorgulandı. Önerge, Adnan Şenbayram hakkında hazırlanan iddianamede yer alan “Hala her gün onlarca çocuk tacize istismara uğruyor. Veya bu şehirde Kürdistan’da her gün çocuklar sistematik bir şekilde şiddete maruz kalıyor veya öldürülüyor” sözlerinin suçlama konusu yapıldığı belirtildi. 18 Haziran tarihinde önergeye verilen cevapta ise aynı cümle, "kaba" ve "yaralayıcı" bulunarak Meclis Başkanlığı tarafından iade edildi.
“Parlamenter denetim ilkesi ile bağdaşamaz”
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Nevroz Uysal Aslan, Meclis Başkanlığı'nın iade kararının hukuken izah edilemeyecek ölçüde keyfi olduğunu, parlamentonun denetim yetkisi bakımından ise bir sansür uygulaması olduğunu belirtti. İade edilen cümlede milletvekiline ait herhangi bir kişisel değerlendirme, hakaret veya yaralayıcı sözün bulunmadığını söyleyen Nevroz Uysal Aslan, "Hukuksuz kovuşturmanın dayanağı hâline getirilen iddianamedeki ifadeler, tırnak içinde ve hiçbir değişiklik yapılmadan doğrudan aktarılmış; yalnızca bu sözlerin suçlama konusu yapıldığı belirtilmiştir. Savcılığın resmî bir iddianameye yazabildiği ifadelerin, bir milletvekilinin soru önergesinde yer almasının engellenmesi hukukla, mantıkla ve parlamenter denetim ilkesiyle bağdaşmaz. İddianameye girebilen bir söz Meclise giremiyorsa burada korunan İçtüzük değil, sorgulanması istenmeyen yargı pratiğidir. Dahası, iade yazısında alıntının hangi bölümünün 'kaba ve yaralayıcı söz', hangi bölümünün 'kişisel görüş' olduğu dahi açıklanamamıştır. Çünkü ortada bu nitelikte bir ifade yoktur. Doğrudan alıntıyı milletvekilinin kişisel görüşü gibi göstermek, belgenin niteliğini bilinçli biçimde çarpıtmaktır" diye belirtti.
Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım ve Şırnak Şube Eş Başkanı Adnan Şenbayram hakkında açılan davaya dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan devamla şunları söyledi: "Çocuk istismarı ve cezasızlık iddialarını araştırmak yerine bu sorunları dile getiren kamu emekçilerini yargılayan anlayışın, şimdi de Meclis'te bu hukuksuzluğu sorgulayan sözü sansürlemeye çalışması kabul edilemez. Ancak şunu açıkça ifade etmek gerekir: Açılan davanın asıl gerekçesi çocuk istismarına ilişkin 'bilimsel veri bulunmaması' değil, istismarın Kürdistan, özel savaş politikaları ve cezasızlık düzeni bağlamında dile getirilmesidir. Devlet, Şırnak'taki istismar dosyalarının ve cezasızlık tablosunun verilerine zaten sahiptir. Hatta bizzat failidir! Adnan Şenbayram’ın sözlerinin suçlama konusu yapılması da bunu açıkça göstermektedir. Önergemiz de tam olarak bu gerçeği Meclis gündemine iddianamedeki ifadelerle taşıdığımız için iade edilmiştir: İstismarın konuşulmasına değil, Kürdistan’daki istismar düzeninin adıyla ve siyasal bağlamıyla açıklanmasına tahammül edilmemektedir. İadenin de asıl gerekçesi budur! Bu iade kararı derhâl geri alınmalı; Meclis Başkanlığı, milletvekillerinin denetim yetkisini daraltan bu keyfî ve siyasallaşmış uygulamadan vazgeçmelidir."