Ana içeriğe geç

Boeing Türkiye’nin ilk kadın genel müdürü Ayşem Sargın: Sorun yetenek değil, algı

Boeing Türkiye’nin ilk Türk ve ilk kadın Genel Müdürü Ayşem Sargın’a göre havacılıkta kadınların önündeki en büyük engel yetenek eksikliği değil, hâlâ değişmekte zorlanan algılar. “Havacılıkta kadınlar olmaz” kalıbını kırmak için görünürlüğün, rol modellerin ve kadınlar arası dayanışmanın kritik olduğunu vurgulayan Sargın, geleceğin liderlik anlayışında empati, iş birliği ve sosyal etkinin kadınlara yeni bir alan açacağını söylüyor.

Boeing Türkiye’nin ilk kadın genel müdürü Ayşem Sargın: Sorun yetenek değil, algı
Ekonomim.com
16

FERZAN ÇAKIR - İSTANBUL

Kadınlar küresel havacılık sektöründeki iş gücünün yaklaşık yüzde 42’sini oluşturuyor. Ancak IATA verileri, pilotluk söz konusu olduğunda kadınların hâlâ sektörün en az temsil edilen gruplarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Dünyadaki pilotların yalnızca yüzde 6’sı kadınlardan oluşurken, üst düzey yönetim pozisyonlarında da kadın oranı yaklaşık üçte bir seviyesinde kalıyor. Boeing Türkiye’nin ilk Türk ve kadın Genel Müdürü Ayşem Sargın’a göre ise bu tablonun temel nedeni yetenek eksikliği değil, algılar.

İstanbul'da düzenlenen Küresel Kadınlar Zirvesi’nde (Global Summit of Women), iş dünyasında kadınların karşılaştığı zorlukları, cam tavanları ve yavaş da olsa yaşanan dönüşümü Boeing’in Türkiye’deki ilk Türk ve ilk kadın Genel Müdürü Ayşem Sargın ile konuştuk. Havacılıkta kadın görünürlüğünü artırmak amacıyla kurulan GökyüzündeyİZ Havacılıkta Kadın Platformunun öncülerinden olan Ayşem Sargın, cam tavanların tamamen ortadan kalkmadığını ancak kadınların artık birçok sektörde görünürlük kazandığını söylüyor. Ona göre temel sorun yetenek eksikliği değil, algı.

Bankacılıktan havacılığa uzanan yol

Ayşem Sargın’ın kariyeri Türk Eximbank’ta başladı. Daha sonra Amerikan Büyükelçiliği’nde Türkiye-ABD yatırım ve ticaret ilişkileri üzerine çalıştı. Ardından enerji, petrol-gaz, savunma ve sanayi gibi erkek egemen sektörlerde görev aldı. BP ve GE deneyimlerinin ardından Boeing’in yönetimine geçti. Bugün geriye dönüp baktığında kariyerini şekillendiren en önemli unsurun yaptığı işe duyduğu bağlılık olduğunu düşünüyor.

“Biz kadınların yaptığımız işte en iyisi olarak her alanda güveni tesis ederek ve ilişkileri doğru yöneterek, kendimizi cinsiyet ayrımının ötesinde konumlandırma hedefimiz olmalı” diyen Sargın, kariyerinde karşısına çıkan fırsatları değerlendirirken konfor alanından çıkmanın önemini vurguluyor ve hiçbir zaman “Farklı sektörlerde başarabilir miyim?” sorusunun onu durdurmadığını anlatıyor. Enerjiden savunmaya, ulaştırmadan havacılığa kadar uzanan kariyer yolculuğunda ortak noktanın güven inşa etmek olduğunu vurgulayan Sargın, “Şirketlerle devletler arasında, farklı iş kültürleri arasında ve gelenekselle dönüşüm arasında köprü olduğumu düşünüyorum. Ülkenizi tanıyor, kurumların ve tarafların beklentilerini iyi anlıyorsanız kazan-kazan iş birliği alanlarını ortaya çıkarabiliyorsunuz” ifadelerini kullanıyor.

“Havacılıkta kadınlar olmaz” algısı sürüyor

Sargın’a göre havacılık sektöründeki en büyük engel ayrımcılık değil; yıllardır süregelen algılar. Son yıllarda Türkiye'de mühendislik fakültelerinden mezun olan kadınların sayısında önemli artış yaşansa da bunun üst düzey yönetime aynı ölçüde yansımadı görülüyor. Ancak Sargın, tabloya karamsar yaklaşmıyor. Boeing'in İstanbul'daki mühendislik merkezinde kadın mühendis oranının yüzde 40'a ulaştığını belirten Sargın, bunun şirket içinde özel olarak zorlanan bir hedef değil, doğal bir sonuç olduğunu söylüyor.

"Ben pozitif ayrımcılık yaklaşımını benimsemek istemiyorum. Çünkü bir kadının yalnızca kadın olduğu için o göreve getirildiğinin varsayılmasını ve bunun üzerinden liyakatinin sorgulanmasını doğru bulmuyorum. Kadın mühendislerimiz bu işlere hak ederek geliyorlar, başarılı oluyorlar ve görevlerini çok iyi yapıyorlar” diyor. Sargın’a göre asıl problem, havacılığın hâlâ birçok genç kadın tarafından kendilerine uzak görülen bir sektör olması. “Havacılık alanında global olarak da kadınlar bu alanda olmaz algısı var. Sorun biraz burada başlıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

“Cam tavanlar var ama ilerleme de var”

Kadın liderlik denildiğinde en sık kullanılan kavramlardan biri olan cam tavan konusunda ise Ayşem Sargın oldukça gerçekçi. “Cam tavanlar var, buna katılıyorum” diyen Sargın, çözümün yalnızca kurumsal politikalarla değil, bireysel başarı hikâyeleriyle de mümkün olduğunu düşünüyor. Kadınların yaptıkları işi en iyi şekilde yapmasının sonraki kuşakların önünü açacağını vurgulayan Sargın, bunun kurumlar içinde algıları değiştirdiğini belirtiyor. “Bir kadın o görevi çok iyi yaptığında, aynı pozisyon için daha sonra yeniden kadın adayların değerlendirilmesi kolaylaşıyor. Çünkü insanlar ‘Daha önce de bir kadın yaptı ve çok başarılı oldu’ diyebiliyor” diyor.

Ancak bunun tek başına yeterli olmadığını düşünüyor. Kadınların birbirlerine mentorluk yapmasının ve deneyimlerini paylaşmasının kritik olduğunu vurgulayan Sargın, “Kadınların birbirine el verme sorumluluğu var. Koçluk, mentorluk, deneyim paylaşımı... Bunların hepsini yapmamız gerekiyor” görüşünü dile getiriyor.

“Belki erkekler bir birim çaba harcıyor, biz beş”

35 yıllık iş hayatına baktığında ilerleme gördüğünü söyleyen Sargın, buna rağmen kadınların hâlâ kendilerini daha fazla kanıtlamak zorunda kaldığını düşünüyor. “Belki bir erkek bir birim çaba harcıyorsa biz beş birim harcıyoruz. Kendimizi kanıtlamak zorunda kalıyoruz. Aynı sorgulamaya çoğu zaman erkek adaylar maruz kalmıyor” diyor. Buna rağmen kadınların enerjilerini yalnızca karşılaştıkları engellere değil, kendi gelişimlerine yönlendirmeleri gerektiğini savunuyor. “Kitleler halinde cam tavanı kaldırıyoruz diye bir şey yok. Hepimiz kendi alanımızda hedefimizi belirleyip ona doğru ilerlemek zorundayız” değerlendirmesini yapıyor.

“Geleceğin liderlik anlayışı kadınlara avantaj sağlayacak”

Son dönemde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarının sorgulanması ve bazı şirketlerin bu alanda geri adım atması da zirvede tartışılan konular arasındaydı. Sargın, kısa vadeli geri dönüşlerin yaşanabileceğini kabul etmekle birlikte uzun vadede kadın liderliğinin güçleneceğini düşünüyor. Bunun nedenini ise değişen liderlik anlayışında görüyor. “Yıllarca kadınların daha fazla vurguladığı empatiyi, iş birliğini, sosyal etkiyi konuştuk. Şimdi yeni nesil tam da bu başlıklara odaklanıyor. Bu nedenle kadın liderliğinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağına inanıyorum” diyor.

Gökyüzündeyiz Havacılıkta Kadın Platformu genç kadınlara ulaşmaya çalışıyor

■ “Havacılıkta kadınlar olmaz” algısını değiştirmek amacıyla 2026 yılında Boeing’in öncülüğünde ve Türk havacılık sektörünün önde gelen şirketlerinin katılımıyla GökyüzündeyİZ Havacılıkta Kadın Platformu kuruldu. Platform aracılığıyla üniversite öğrencileriyle bir araya geldiklerini anlatan Sargın, genç kadınlara havacılıkta yalnızca pilotluk değil çok farklı kariyer yolları bulunduğunu göstermeye çalıştıklarını söylüyor. “Öğrencilere diyoruz ki; mühendislikte olabilirsiniz, tedarik zincirinde olabilirsiniz, üretimde olabilirsiniz, yönetici olabilirsiniz. Havacılıkta her alan size açık. Türkiye’de de dünyada da büyüyen bir sektör. Önce bunun farkına varılması gerekiyor” diye vurguluyor. Sargın’a göre görünürlük arttıkça kadınların sektöre ilgisi de artıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler