Ana içeriğe geç

Ramazan Kaya: Saat&Saat’in halka arzıyla yeni yatırımlar yapacağız

Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, halka arz öncesi şirketle ilgili tartışmalara ilk kez EKONOMİM aracılığıyla yanıt verdi. Kaya, "Yılda 2 milyon saat satıyoruz, bunun yaklaşık 800 binini kendimiz üretiyoruz. 32 yıldır kesintisiz kar ediyoruz. Halka arzdan gelecek kaynakla yatırımlarımızı sürdüreceğiz" dedi.

Ramazan Kaya: Saat&Saat’in halka arzıyla yeni yatırımlar yapacağız
Ekonomim.com
16

Bugün Türkiye'nin en büyük saat perakendecileri ve distribütörlerinden biri olarak gösterilen Saat&Saat'in hikayesi, İstanbul Tahtakale'de başlayan mütevazı bir ticaret serüvenine dayanıyor. Bugün yüzlerce mağazası, binlerce satış noktası ve onlarca uluslararası markayı kapsayan portföyüyle faaliyet gösteren şirket, Türkiye'de saat sektörünün dönüşümüne yön veren önemli oyuncular arasında yer alıyor.

1971 yılında başlayan yolculuk

Saat&Saat'in temelleri 1971 yılında, Türkiye'de ithal saat pazarının henüz emekleme döneminde olduğu yıllarda atıldı. Şirketin ilk faaliyet alanı, İsviçre başta olmak üzere farklı ülkelerden getirilen saatlerin toptan ticareti oldu. O dönemde saat sektörü büyük ölçüde küçük esnaf ve bağımsız mağazalar üzerinden yürürken, şirket kısa sürede oluşturduğu tedarik ağı sayesinde sektörde kendisine önemli bir yer edindi.

Yaklaşık yirmi yılı aşkın süre boyunca yalnızca toptan ticaret alanında faaliyet gösteren yapı, edindiği deneyimi farklı bir noktaya taşımaya karar verdi.

1994: Distribütörlük modeliyle yeni dönem

1994 yılı şirket açısından bir dönüm noktası oldu. Aynı yıl kurumsal yapısını oluşturan Saat&Saat, klasik toptancı modelinden çıkarak uluslararası saat markalarının Türkiye distribütörlüğünü üstlenmeye başladı.

Şirketin portföyüne katılan ilk yabancı markalardan biri Adidas olurken, kısa süre sonra DKNY de distribütörlük ağına eklendi. Ardından İsviçre, İtalya ve ABD merkezli çok sayıda dünya markası Saat&Saat çatısı altında Türkiye pazarına girmeye başladı.

Bu strateji, yalnızca ürün satışı değil; satış sonrası hizmetler, teknik servis, bayi yönetimi ve marka yatırımlarını da kapsayan entegre bir iş modelinin oluşmasını sağladı.

Perakendeye güçlü giriş

Şirket, uzun yıllar yalnızca distribütör olarak faaliyet gösterdikten sonra 2005 yılında önemli bir karar aldı ve ilk kendi mağazasını İstanbul'daki Cevahir Alışveriş Merkezi'nde açtı.

Bu adım, Saat&Saat'i yalnızca distribütör değil aynı zamanda güçlü bir perakende markasına dönüştürdü. Takip eden yıllarda Türkiye'nin hemen her büyük alışveriş merkezinde mağazalar açıldı.

Perakende büyümesini dijitalleşmeyle destekleyen şirket, 2009 yılında e-ticaret platformunu devreye alarak internet üzerinden satışa başladı. Böylece fiziksel mağazacılığın yanı sıra çevrim içi kanalda da sektörün öncü oyuncularından biri hâline geldi.

Dünya markalarını aynı çatı altında topladı

Bugün Saat&Saat'in portföyünde 40’a yakın uluslararası marka bulunuyor. Şirket yalnızca satış yapmakla kalmıyor; ürünlerin garanti süreçlerini, teknik servis hizmetlerini ve yedek parça organizasyonlarını da yönetiyor. Bu yönüyle klasik bir perakendeciden çok kapsamlı bir marka yönetim şirketi olarak faaliyet gösteriyor.

Ramazan Kaya: Saat&Saat’in halka arzıyla yeni yatırımlar yapacağız - Resim : 1

Türkiye'nin en yaygın saat ağlarından biri

Bugün gelinen noktada Saat&Saat, 185 mağaza, 600’ün üzerinde bayi ve zincir mağaza ağıyla faaliyet gösteriyor. Şirket ayrıca e-ticaret sitesi, dijital pazaryerleri ve 40'tan fazla ülkeyi kapsayan uluslararası dağıtım ağı üzerinden de satış gerçekleştiriyor.

Türkiye genelindeki kapsamlı teknik servis organizasyonu ise şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olarak gösteriliyor.

Şirket; pazarlama, mağaza yatırımları, lojistik, satış sonrası hizmetler, dijital satış kanalları ve müşteri deneyimini tek çatı altında yöneterek Türkiye'de saat sektöründe farklı bir iş modeli oluşturdu.

Bu model sayesinde uluslararası markalar Türkiye pazarına daha güçlü giriş yapabilirken, tüketiciler de dünya markalarına tek noktadan ulaşma imkanı elde etti.

Yaklaşık yarım asırlık geçmişe sahip olan şirket, Tahtakale'de başlayan küçük ölçekli toptan ticaret faaliyetinden bugün uluslararası markaları temsil eden, yüzlerce mağazaya ulaşan ve milyonlarca tüketiciye hizmet veren Türkiye'nin en büyük saat perakende organizasyonlarından biri haline gelmiş durumda. Saat&Saat'in hikayesi, aile şirketinden kurumsal perakende devine dönüşen yerli girişimlerin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Halka arz ile yeni büyüme dönemi

Yeni bir döneme hazırlanan Saat&Saat, 2026 yılında sermaye piyasalarına açılma onayı aldı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) onayının ardından şirket, 6-7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde talep toplamaya başlıyor. Halka arzda pay başına 56 TL fiyat belirlenirken, ek satış hariç 66,9 milyon, ek satış dahil ise 80,3 milyon adet pay yatırımcılara sunuluyor. Halka arzın büyüklüğü ek satış hariç yaklaşık 3,75 milyar TL, ek satışın da gerçekleşmesi halinde ise 4,5 milyar TL seviyesine ulaşacak. Halka açıklık oranının ek satış dahil yüzde 12,16 olması planlanırken, halka arzdan elde edilecek gelirin yaklaşık yüzde 20'sinin finansal borçların azaltılmasında, yüzde 80'inin ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde kullanılması hedefleniyor.

Sattığımız 2 milyon saatin yaklaşık 800 binini biz üretiyoruz

Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, şirketlerinin halka arz sürecine ilişkin ekonomim.com'a değerlendirmelerde bulundu. Kaya, "Saat&Saat üretim yapmıyor, üretim yapmayan şirkete yatırım mı yapılır" söylemlerinin şirketi tanımayan ve daha çok yurt dışı kaynaklı hesaplar tarafından gündeme getirilen mesnetsiz iddialar olduğunu ifade etti. Kaya şunları söyledi:

"Saat&Saat yılda 2 milyon saat satışı gerçekleştiriyor. Bu rakamın yüzde 40'ı yani yaklaşık 800 bin adedi tamamen kendi üretimimiz. US Polo markasının 45 ülkedeki lisansı bize ait. Bu saatlerin tamamını biz üretiyoruz. Welder markasını 11 yıl önce İtalya'dan satın aldık. Yine Welder markasının üretimini de tamamen biz gerçekleştiriyoruz. Halen bünyemizde bulunan 45 marka var ve bunlardan bir kısmı tamamen bizim üretimimiz. Yani Saat&Saat üretim yapan bir şirket.

Kaldı ki al-sat yapan şirketler kesinlikle değersiz değildir. Küçük bir örnek vermek istiyorum. Amazon dünyanın en büyük şirketlerinden biri. Peki Amazon ne üretiyor? Hiçbir şey! Türkiye'de de onlarca al-sat yapan devasa şirket var ve bu şirketler vergi rekorları kırıyor. Bir de olaya bu gözle bakmak gerekir."

32 yıldır hep kar açıkladık

Şirketin değerlemesiyle ilgili de bilgiler aktaran Ramazan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Saat&Saat’in 31 Mart 2026’dan itibaren geriye dönük 12 aylık cirosu 13,4 milyar TL. Favök’ü 32,4. Dünyada sektörümüzün değerleme çarpanı 13’ün üzeri olarak kabul görüyor. Ancak bizim değerleme çarpanımız 8 olarak belirlendi. Rakamlarımız incelendiğinde bu şirket için biçilen değerin abartılı olmadığı net görülüyor.

Burada şunu özellikle belirtmeliyim; Saat&Saat 32 yıllık bir şirket. Ve biz 32 yıldır hep kar açıklıyoruz. Üstelik karımızı her yıl daha da artırıyoruz. İlk defa FAVÖK 32,4 açıklamadık. Her yıl zaten 31-35 bandında sürdürülebilir FAVÖK'ümüz var."

Borcumuz ciromuzun yaklaşık %10’u kadar

Şirketin borçlu olduğu ve halka arzdan gelecek parayla borçların kapatılacağı söylemlerini de değerlendiren Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, "Türkiye'nin sektöründeki en güçlü markasının böyle garip iddialarla halka arz öncesi yıpratılmaya çalışmasına gerçekten anlam vermek zor. Saat&Saat'in yıllık cirosunun sadece yüzde 10'u kadar borcu var. Yani bizim iddia edildiği gibi yüksek seviyelerde borcumuz kesinlikle yok.

Bugün 1.150 çalışanımızla, 185 mağazamızla, 600'ün üzerinde bayimizle sektörün en güçlü markasıyız. Online satışlarımız toplam ciromuz içinde yüzde 23 pay alıyor. Yaklaşık 50 ülkeye saat ihracatımız var. Sektöründe en hızlı büyüyen, en çok istihdam sağlayan, cirosu en yüksek olan ve en fazla vergi veren bir şirketin yıllık cirosunun yaklaşık %10’u oranında borcunun bulunması çok çok doğal" değerlendirmesini yaptı.

Saat&Saat Türkiye'nin şirketi olsun istiyoruz

Ramazan Kaya halka arz sürecine neden girdiklerini ise şu sözlerle anlattı:

"Daha önce de söylediğim gibi biz 32 yıllık bir şirketiz. Biz asırlık şirket olmak istiyoruz. Saat&Saat kurulduğunda aile şirketiydi sonra çalışanların şirketi oldu şimdi de Türkiye'nin şirketi olsun istiyoruz. Para kazanan ve para kazandıran bir şirket olsun istiyoruz. Para kazanmadan da ticaret yapmam. Elbette yatırımcımıza da para kazandırmak için güçlü yatırımlar yapacağız."

Kaynağa Git

İlgili Haberler