Ana içeriğe geç

Kürtlerin oylarını yıllarca sömürmüşlerdi: DEM Parti'ye bir tokatta TİP'ten

Suriye’de binlerce Kürt gencini ABD’nin petrol kuyularına bekçi yapıp ölüme süren, emperyalizmin "işimiz bitti" restiyle taleplerini belediye sınırlarına kadar indiren DEM siyaseti, Türkiye’de de peşine takıldığı Türk solundan en ağır şamarı yedi

Kürtlerin oylarını yıllarca sömürmüşlerdi: DEM Parti'ye bir tokatta TİP'ten
Yeni Akit Gazetesi
16

Suriye’de binlerce Kürt gencini ABD’nin petrol kuyularına bekçi yapıp ölüme süren, emperyalizmin "işimiz bitti" restiyle taleplerini belediye sınırlarına kadar indiren DEM siyaseti, Türkiye’de de peşine takıldığı Türk solundan en ağır şamarı yedi

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın "DEM Parti ana dili Kürtçe olan bir aday çıkarmak isteyebilir ama biz burada ortaklaşmayabiliriz, seçimlere kendi başımıza girme hazırlığı içerisindeyiz" şeklindeki dışlayıcı açıklaması, yıllardır Kürt halkının oylarını marjinal Türk solunun peşinde süründüren DEM siyasetinin nasıl büyük bir duvara tosladığını ve nasıl bir siyasi iflas yaşadığını ayan beyan ortalığa saçtı.

Sınırın ötesinde, Suriye’nin kuzeyinde "halkların özgürlüğü" yalanlarıyla binlerce mazlum Kürt gencini ABD’nin bölgedeki kirli çıkarları ve petrol kuyuları için bekçi yapıp ölüme süren, en sonunda da ABD’nin "Sizinle işimiz bitti, ortaklığımız taktikseldi" şeklindeki aşağılayıcı açıklamasına muhatap olup tüm o büyük devletçilik iddialarını yerel belediye sınırlarına kadar indiren PKK’nın siyasi temsilcisi DEM, Türkiye’de de peşine takılıp celladına aşık olduğu Türk solundan en ağır, en şamar niteliğindeki darbeyi aldı.

Yıllarca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki samimi Kürt seçmenin iradesini, kimliğini ve en hassas olduğu ana dilini meclis kürsülerinden pazarlık malzemesi yapan bu siyasi akıl, "sol ittifak" ve "üçüncü yol" masalları altında Kürt halkını Türkiye’de toplumsal karşılığı olmayan, halkın değerleriyle zerre bağı bulunmayan marjinal sol figürlerin arkasına vagon yaptı. Kürt halkının oylarını bir basamak olarak kullanarak mecliste kendilerine konforlu koltuklar ve siyasi alanlar açan bu elitist Türk solcuları, iş Kürt halkının kendi diliyle, kendi kimliğiyle en üst makamda temsil edilme ihtimaline, yani "ana dili Kürtçe olan bir aday" çıkarma hakkına gelince daha ilk virajda gerçek yüzlerini gösterdiler ve müttefiklerini anında yarı yolda bırakacaklarını ilan ettiler. Erkan Baş’ındoğrudan doğruya Kürtçe ana dilli bir aday üzerinden DEM’e kırmızı çizgi çekmesi ve "Biz orada yokuz" diyerek kapıyı çarpması, bu sözde yoldaşlığın aslında ne kadar ikiyüzlü, ne kadar pragmatik ve sömürgen bir ilişki olduğunu tüm çıplaklığıyla kanıtladı.

Suriye’nin kuzeyinde Pentagon’un ve küresel çetelerin taşeronluğuna soyunup Kürt çocuklarının kanı üzerinden petrol muhafızlığı yapan kirli irade, Washington’dan yediği o meşhur tokadın ve dışlanmanın aynısını bugün Ankara’da, peşinden sürüklendiği Türk solunun temsilcilerinden de yemiş oldu.. Kendilerini solun tek sahibi ve efendisi görenlerin, Kürt seçmenin en insani değeri olan ana dili üzerinden koyduğu bu açık ambargo ve veto, DEM’in bugüne kadar yürüttüğü ittifak siyasetinin Kürt halkına hiçbir şey kazandırmayan, aksine onu sürekli başkalarının şahsi kariyerlerine meze yapan bir aldatmaca zinciri olduğunu da tescilledi.

DOĞRU HABER

Kaynağa Git

İlgili Haberler