Ana içeriğe geç

Babacan’dan tavuk firmalarına operasyon tepkisi: Sopa gösterip “tepenize çökeriz” diyorlar

DEVA Partisi lideri Babacan, beyaz et sektörüne yönelik operasyon ve kayyım kararlarına tepki gösterdi. “Bunun bir örneği yok. Bunun sorumlu mercii Rekabet Kurumu’dur” diyen Babacan, “Sektöre baskı yaparak enflasyon düşürmeye çalışırsanız beyhude olur. Mülkiyet hakkı diye bir şey bırakmayacaklar” ifadelerini kullandı.

Babacan’dan tavuk firmalarına operasyon tepkisi: Sopa gösterip “tepenize çökeriz” diyorlar
Karar
16

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile birlikte Kocaeli’nde düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programında iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileriyle bir araya geldi.

Yaklaşık 500 kişinin katıldığı akşam yemeğinde konuşan Babacan, ekonomi yönetimi, gelir dağılımı, yüksek faiz, mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği ve son olarak beyaz et sektörüne yönelik operasyon hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Babacan’ın konuşmasında en dikkat çeken başlık, tavukçuluk sektöründeki şirketlere yönelik soruşturma kapsamında uygulanan kayyım kararları oldu.

“BUNUN SORUMLU MERCİİ REKABET KURUMU’DUR”

Babacan, beyaz et sektörüne yönelik operasyonu eleştirerek, bu tür süreçlerde adresin Rekabet Kurumu olması gerektiğini söyledi.

“Daha bu sabah yapılan operasyon. Tavukçuluk sektörüne. Bunun bir örneği yok. Bunun sorumlu mercii Rekabet Kurumu’dur” diyen Babacan, şirketlere apar topar kayyım atanmasının mülkiyet hakkı açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu savundu.

Babacan, “Apar topar kayyım atamalar. Mülkiyet hakkı diye bir şey bırakmayacaklar” ifadelerini kullandı.

“SEKTÖRE BASKIYLA ENFLASYON DÜŞMEZ”

DEVA Partisi lideri, enflasyonla mücadelede sektörlere baskı yapılmasının sonuç vermeyeceğini belirtti.

“Sektöre baskı yaparak enflasyon düşürmeye çalışırsanız beyhude olur” diyen Babacan, fiyat oluşumuna polisiye ve idari baskılarla müdahale edilmesinin piyasada ters etki doğurabileceğini savundu.

Babacan, “Bunlar ticaretten bihaber. Bir bakkalın yanında 2 ay çıraklık yapan kardeşimiz ticaretin mantığını bunlardan çok daha iyi anlar” dedi.

“MESELE SOPA GÖSTERMEK”

Babacan, operasyonların sektöre mesaj verme amacı taşıdığını ileri sürdü.

“Mesele sopa göstermek. Bizden habersiz fiyat artışı yaparsanız tepenize çökeriz diyorlar” ifadelerini kullanan Babacan, bu yaklaşımın üretim ve arz tarafında sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Babacan, “Mal kıtlığına sebep olursunuz. Malın bol olduğu yerde enflasyondan korkmayın” değerlendirmesinde bulundu.

“TOPLUMSAL DENGEMİZ ZEDELENİYOR”

Konuşmasında gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çeken Babacan, Türkiye’de ekonomik yükün çalışan, esnaf, çiftçi ve üreticinin üzerine bindiğini söyledi.

“İş dünyası kaybetmiş, çalışan kaybetmiş, üreten kaybetmiş, esnaf kaybetmiş, çiftçi kaybetmiş. Kazanan ise giderek daralan bir çevre, bir avuç menfaat ağı” diyen Babacan, toplumsal dengenin zedelendiğini ifade etti.

Babacan, Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimin toplam servetin yüzde 40’ına sahip olduğunu, en yoksul yüzde 50’nin ise servetten aldığı payın yüzde 4 seviyelerinde kaldığını söyledi.

Son birkaç yılda 30 milyon dolar ve üzeri servete sahip “ultra zengin” sayısında yaklaşık yüzde 95 artış görüldüğünü belirten Babacan, bunun yanlış ekonomi politikaları ve adalet sorunuyla bağlantılı olduğunu savundu.

“YÜKSEK FAİZ ÜRETENE KAYBETTİRDİ”

Babacan, yüksek faiz ortamının üreten, çalışan ve yatırım yaparak istihdam oluşturan kesimlere kaybettirdiğini söyledi.

“Yıllardır devam eden bu yüksek faiz ortamı; üretene, çalışana ve yatırım yaparak istihdam oluşturana kaybettirdi” diyen Babacan, bu tablonun parasını faize yatıranlara ve yüksek faiz için Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcılara kazandırdığını belirtti.

Babacan, adalet sorunlarının da ekonomik tabloyu ağırlaştırdığını belirterek, “Haksız kazançlar, şeffaflıktan uzak uygulamalar, liyakat yerine ahbap çavuş ilişkilerinin öne çıkması Türkiye’yi çok kötü bir noktaya getirdi” dedi.

“EKONOMİ GÜVEN İSTER”

Konuşmasında ekonomik güven ortamının önemine vurgu yapan Babacan, ekonominin yalnızca faiz ve kur politikalarıyla yönetilemeyeceğini söyledi.

“Ekonomi; güven ister, istikrar ister, öngörülebilirlik ister. Hukuki güvenliğin olduğu bir mülkiyet düzeni ister. Hızlı ve adil işleyen bir yargı sistemi ister” diyen Babacan, sözleşme güvenliği, adil rekabet, şeffaflık, kuralları belli vergi sistemi ve yolsuzluğun olmadığı temiz bir iş yapma ortamının ekonomi için şart olduğunu ifade etti.

Babacan, “Bunlar olmayınca ekonomi düzelmez” dedi.

“TÜRKİYE GÜVENLE BÜYÜDÜ”

Babacan, geçmiş dönem ekonomi performansına atıf yaparak, Türkiye’nin milli gelirini 3 bin 500 dolardan 12 bin 500 dolara çıkardığı dönemde bunu güven ortamıyla başardığını söyledi.

İhracatın 36 milyar dolardan 132 milyar dolara yükselmesinin de güven sayesinde olduğunu belirten Babacan, enflasyonun iki yılda tek haneye düşürülmesi ve paradan altı sıfır atılmasının da aynı güven ortamıyla mümkün olduğunu ifade etti.

Babacan, “Bu ülkede enflasyon tam 34 sene boyunca hep yüksek seyrederken, iki haneli üç haneli rakamlara mahkum olmuşken sadece 2 yılda tek haneye düşürdüysek, sadece 2 yılda paradan altı sıfır attıysak bu güvenle olmuştur” dedi.

ERDOĞAN’A FAİZ ELEŞTİRİSİ

Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” sözlerine de değindi.

Bu sözün doğru olduğunu ancak mevcut tabloyla çeliştiğini savunan Babacan, “Kendisine sormak lazım. Cumhuriyet tarihi boyunca en yüksek faiz ödendi bu sene. Faiz talimatla düşmez” ifadelerini kullandı.

KOCAELİ VURGUSU: “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜN MERKEZİNDEYİZ”

Babacan, konuşmasında Kocaeli’nin Türkiye’nin sanayi, üretim ve ihracat kapasitesi açısından önemli bir şehir olduğunu söyledi.

“Kocaeli’nde, Türkiye’nin sanayi kapasitesinin, ihracat kabiliyetinin ve üretim iradesinin en güçlü şekilde hayat bulduğu şehirdeyiz” diyen Babacan, Türkiye’nin büyümesinde ve dünyayla rekabet etmesinde Kocaeli’nin önemli payı bulunduğunu belirtti.

Ancak sanayicinin maliyet baskısı altında olduğunu, esnafın belirsizlikle mücadele ettiğini, çalışanların ay sonunu getirmekte zorlandığını söyleyen Babacan, emekli ve asgari ücretlilerin de ağır geçim koşullarıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Babacan, açlık sınırının 35 bin lira olduğu bir dönemde asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olduğunu söyledi.

“AHLAKİ KRİZ EN ÇOK KAYGILANMAMIZ GEREKEN KRİZ”

Babacan, ekonomik krizlerin yanında ahlaki değerlerdeki aşınmaya da dikkat çekti.

“Memlekette helal kazanç kavramı iyice unutuluyor. Ahlaki değerlerimiz için için çürüyor. Pek çok farklı kriz yaşıyoruz ama en çok kaygılanmamız gereken ahlaki kriz” diyen Babacan, adalet ve ahlak vurgusunu öne çıkardı.

“ÖNCELİĞİMİZ RANT DEĞİL ÜRETİM”

DEVA Partisi lideri, kendi siyasi anlayışlarında önceliğin rant değil üretim, faiz değil istihdam, ayrıcalık değil adalet olduğunu söyledi.

Babacan, “Bu ülkenin kaynakları var. Mesele, o kaynakların kim için ve nasıl kullanıldığı. Biz diyoruz ki; bu kaynaklar sadece belli kesimlerin değil, 86 milyonun refahı için kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Hiç kimsenin kendini dışlanmış hissetmediği, emeğinin değersizleşmediği bir düzenin mümkün olduğunu belirten Babacan, bunun için adaletli bir yönetim gerektiğini söyledi.

MİLLİ TAKIM VE LGS MESAJI

Babacan, konuşmasının başında Dünya Kupası’nda Türkiye’yi temsil eden A Milli Futbol Takımı’na başarı dileğinde bulundu.

Futbolcuların centilmence mücadeleleri, azimleri ve karakterleriyle Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığını söyleyen Babacan, milletin desteği ve duasının takımın yanında olduğunu belirtti.

Babacan ayrıca LGS’ye girecek öğrencilere de başarı diledi. Öğrencilerin aylarca emek verdiğini, çalıştığını ve fedakarlık yaptığını belirten Babacan, “Allah hiçbir evladımızın emeğini zayi etmesin. Her birine zihin açıklığı ve gönül ferahlığı diliyorum” dedi.

“MİLLETİ İKİ KUTUPLU SİYASETE MECBUR BIRAKMAYACAĞIZ”

Konuşmasının sonunda siyasette kutuplaşma eleştirisi yapan Babacan, Türkiye’nin iki kutuplu siyasete mahkum edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Milletimizi bu iki kutuplu siyasete mecbur bırakmayacağız” diyen Babacan, siyah ile beyaz arasında sıkıştırılmış, seçeneksiz bırakan siyaset düzenine itiraz ettiklerini ifade etti.

Babacan, “Milletimizi iki uç arasında bir tercihe zorlayan bu çarpık denkleme itirazımız var” dedi.

“BU ÜLKENİN KADERİ YOKSULLUK DEĞİL”

Babacan, Türkiye’den umutlarını kesmeyeceklerini belirterek, adalet ve ahlak vurgusuyla yola çıktıklarını söyledi.

“Bu ülkenin kaderi; yoksulluk, çaresizlik ve kutuplaşma değildir” diyen Babacan, Türkiye’nin kaderinin çalışmak, üretmek, paylaşmak ve adalet içinde birlikte yükselmek olduğunu söyledi.

Babacan, konuşmasını “Biz bu umudu diri tutmak için buradayız. Ve o umudu büyütmekten asla vazgeçmeyeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler