Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın açtığı davada mahkeme, kamu emekçilerinden kesilen toplu sözleşme ikramiyelerinin faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verdi.
Kararı değerlendiren Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, bu kararın yüzde 2 sendika barajı nedeniyle 2023–2024 döneminde eksik toplu sözleşme ikramiyesi alan kamu görevlilerinin fark ödemelerini ve faizlerini geri alabileceği yönünde önemli bir emsal niteliği taşıdığını açıkladı.
“Tüm kamu emekçilerinin haklılığını ortaya koydu”
BirGün'den Sibel Bhaçetepe'nin haberine göre, yüzde 2 sendika barajı nedeniyle üyelerinin uğradığı hak kayıplarının giderilmesi amacıyla ülke genelinde 80 dava açıklarını, açıklanan kararın yürüttükleri hukuki mücadelenin önemli sonuçlarından biri olduğunu dile getiren Dr. Mehlepçi "Bu karar yalnızca bir üyemizin değil; yıllardır ayrımcılığa uğrayan, cezalandırılan ve sendikal tercihi nedeniyle ekonomik kayba uğratılan tüm kamu emekçilerinin haklılığını ortaya koyan önemli bir hukuk zaferidir" dedi.
Mahkemenin, Anayasa Mahkemesi tarafından yüzde 2 sendika barajının eşitlik ilkesi ve sendika özgürlüğüne aykırı bulunarak iptal edildiğini, Danıştay kararları doğrultusunda da bu baraja dayalı ödeme sisteminin hukuki dayanağının ortadan kalktığını tespit ettiğini anımsatan Mehlepçi, eksik ödeme yapılmasının artık hiçbir yasal gerekçesinin bulunmadığını ifade etti. Mehlepçi, bu baraj ile kamu emekçilerine, "Ya büyük ve iktidar destekli sendikalara üye olursunuz ya da ekonomik olarak cezalandırılırsınız" mesajının verilmek istendiğini anımsatarak "Üye sayısı yüzde 2’nin altında kalan sendikalara üye olan çalışanlara toplu sözleşme ikramiyesinin yalnızca üçte biri ödenirken, diğer sendikalara üye olanlara tamamı ödeniyordu. Yani çalışanlar arasında açık bir ayrımcılık yapılıyor, sendika seçme özgürlüğü ekonomik baskı aracına dönüştürülüyordu. Kaybeden; emeğin iradesini baskıyla yönlendirmek isteyen anlayış oldu. Kaybeden; çalışanları hak kayıpları için tercih ettikleri sendikalardan uzaklaştırmaya çalışan sistem oldu. Kaybeden; sendikacılığı üyelerinin hak mücadelesi yerine makam, mevki ve ayrıcalık alanına dönüştüren anlayış oldu" diye konuştu.