Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek
- AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Teklifle, İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.
Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilecek. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamayacak.
Aynı Kanun'daki diğer bir değişiklikle, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.
Elektronik satış portalında yapılacak ilanda da düzenlemelere gidilecek. Buna göre, elektronik satış portalında yapılacak ilanda satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi halinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazine'nin teminat göstermekten muaf olduğu belirtilecek.
Ayrıca söz konusu ilanda elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50'si, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde 100'ü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50'si ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği yer alacak.
İlanda, ihale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde 10'unun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği, ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği de bulunacak.
Noterlik Kanunu'ndaki değişiklikle, noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sulh ceza hakimliği ve cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmi daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecek.
Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından, noterlik evrakının aslının istenmesi halinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylayacak. Noter, onayladığı örneği yerinde saklayacak ve evrakın aslını ilgili merciye gönderecek.
Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili merciye elektronik ortamda gönderecek. Elektronik ortamda gönderme imkanı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili merciye iletecek. Yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek, posta masrafı ve yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.
Danıştay Kanunu'ndaki değişiklikle, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçilecek.
- İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davalar
Teklifle, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.
Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda, kararı hukuka uygun bulursa, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek.
Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği halde yaptırılmadan karar verilmesi, duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verecek.
Ancak bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ile duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecek. Bu düzenlemeler dışında kararın kaldırılarak dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyecek.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, temyizle ilgili belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilecek. Ancak, idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak.
Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.
Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.
- Hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçleri
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda düzenlemelere gidilecek. Buna göre, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.
Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.
Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.
12. Yargı Paketi TBMM'de (2):
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak
- Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak
Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz"e ilişkin maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i geçerli olacak.
Düzenlemeyle, Türk Medeni Kanunu'nun taşınırların satılmasını içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılacak. Bu hüküm, yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecek.
Teklifle, söz konusu kanunun taşınmazların satılmasını içeren hükmünde de değişikliğe gidiliyor. Buna göre, satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak ve ihale, vesayet makamının onamasıyla tamam olacak. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hüküm, yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği"ni içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek.
Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek.
Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.
Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.
İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
- Çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek
Teklifle, Kanun'un "Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma" hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilecek.
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar, 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim, kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler, derhal imha edilecek.
Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere el konulabilecek.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilecek. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılacak.
Alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiye verilecek ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınacak.
Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilecek. Kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak bu husus, tutanağa kaydedilecek ve ilgililer tarafından imza altına alınacak.
Bu tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler, adli emanette saklanacak ve korunması için gerekli tedbirler alınacak. Bu veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus, dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek. İlgililer, bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecek.
- Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" hükmü yeniden düzenleniyor.
Buna göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek.
Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilecek. Denetim süresi içinde dava zaman aşımı duracak.
Belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacak. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecek. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilecek. İtiraz mercisii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilecek.
Kanunda yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek.
Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında kanunda yer alan temyize ilişkin hükümler uygulanacak.
Kanunda yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilecek. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.
Adalet hizmetlerinin hızlandırılmasını, davaların makul sürede tamamlanmasını ve yargıya olan güvenin artırılmasını amaçlayan 12. Yargı Paketi Meclis'e sunuldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, 30 maddeden oluşan '12. Yargı Paketi'nin içeriğine ilişkin açıklama yaparken Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçleneceğini, uyuşmazlık davalarının tek hakimle çözülmesinin önünün açılacağını söyledi.
12. Yargı paketinin içeriğinde neler var?
MADDE 1: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen 34/a maddesiyle, adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen bir miktar para alacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar için doğrudan icra takibi başlatılması usulü değiştirilmektedir. Yeni düzenleme uyarınca, alacaklı veya vekili tarafından icra takibine geçilmeden önce idareye yazılı başvuruda bulunulması ve ödeme için banka hesap numarası bildirilmesi zorunluluğu getirilmektedir. İdareye tanınan bir aylık yasal ödeme süresi içinde ilamda belirtilen tüm alacak kalemlerinin faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulabilecektir.
MADDE 2: 2004 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesi (izale-i şuyu) ihalelerinde yaşanan suistimallerin önlenmesi ve mirasçıların mülkiyet haklarının korunması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, tüm maliklerin mirasçı olduğu taşınmaz satışlarında birinci açık artırma sadece malik olan mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacaktır. Bu özel artırmada teklif verme bedeli malın muhammen kıymetinin yüzde yüzü ve satış masrafları üzerinden başlayacak; mirasçılar arasında alıcı çıkmaması halinde ikinci artırma genel hükümlere tabi olarak herkese açık icra edilecektir.
MADDE 3: 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55 inci maddesinde yapılan değişiklikle, noterlik evrak ve defterlerinin gizliliği korunarak adli mercilerin ve soruşturmaya yetkili resmi dairelerin doğrudan belge talep etme ve inceleme süreçleri kolaylaştırılmaktadır. Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde noter, belgenin onaylı bir örneğini yerinde saklayarak aslını talep eden mercie gönderecektir. Evrakın onaylı örneğinin istendiği durumlarda ise noter evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile imzalayarak ilgili mercie elektronik ortamda iletecektir; teknolojik imkansızlık halinde fiziki aslına uygun onaylı örnek gönderilecektir.
MADDE 4: 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun geçici 27 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle, Danıştayın daire sayısının on yediden, on daireye indirilmesine yönelik daha önce öngörülen on yıllık yasal süre, Danıştayın mevcut iş yükü dikkate alınarak dört yıl daha uzatılmakta ve azami süre on dört yıl olarak belirlenmektedir. Ayrıca daire sayısının dört yıl daha azalmayacak olması sebebiyle, üye sayısının kademeli olarak düşürülmesine yönelik her boşalan kadro için seçim yapılmaması uygulamasından da 23/7/2030 tarihine kadar vazgeçilmektedir. Böylece meslek mensubu kadro sayısında azalma yaşanmaması ve boşalan her üye kadrosu için aynı sayıda seçim yapılması sağlanarak yüksek mahkemenin verimliliği korunmaktadır.
MADDE 5: 2576 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, idare mahkemelerinde heyet yerine tek hakim tarafından çözümlenecek dava türlerinin kapsamı genişletilmektedir. Uygulamada içtihadın yerleştiği ve niteliği itibarıyla heyetçe tartışılması zaruri görülmeyen uyuşmazlıklar bu kapsama alınmıştır. Buna göre; konusu 2026 yılı için 486.000 TL'yi aşmayan iptal ve tam yargı davalarının yanı sıra; öğrencilerin ilişik kesme/uzaklaştırma hariç disiplin, sınıf geçme, not tespiti, yurt, burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası işlemleri; mesleki faaliyeti engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezaları ile 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan muhtaçlık aylıklarına ilişkin davalar tek hakim tarafından karara bağlanacaktır.
MADDE 6: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinde yapılan değişiklikle, ilk derece mahkemesi kararının sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesinin eksik veya hatalı bulunması halinde, bölge idare mahkemesine kararın gerekçesini değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilme imkanı tanınmaktadır. Ayrıca, bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderebileceği hallerin sayısı artırılmakta; bu haller dışında dosyanın geri gönderilemeyeceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Bununla birlikte; keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma yapılmamasından kaynaklanan usul eksikliklerinin uygun görülmesi halinde bölge idare mahkemesince giderilebilmesine imkan tanınarak, uyuşmazlığın mümkün olduğunca istinaf aşamasında sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.
MADDE 7: 2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verdiği kararlara karşı, kural olarak tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açılmaktadır. Böylece hükmün yüksek mahkemece denetlenmesini talep etme hakkı güvenceye kavuşturulmaktadır. Ancak makul sürede yargılanma ve Danıştay''ın iş yükünün dengelenmesi ilkeleri gözetilerek bir istisna getirilmekte; idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalar ile Çiftçi Mallarının Korunması Kanunu, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uygulamasından doğan davalar ve sadece vekalet ücreti/yargılama giderine ilişkin kararlar, kaldırma üzerine yeniden hüküm kurulmuş olsa dahi temyiz incelemesi dışında tutulmaktadır. Bu düzenleme, yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilecek kararlara uygulanacaktır.
MADDE 8: 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un mülga 26 ncı maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda, daha önce Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen atama şartları ve görev süreleri idarenin kanuniliği ilkesine uygun olarak kanun seviyesinde düzenlenmektedir. Buna göre, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacaktır. İhtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmiştir.
MADDE 9: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda, hakim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav esasları kanun seviyesinde netleştirilmektedir.
MADDE 10: 2802 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesine eklenen bent ile yargılama faaliyetinde teknik veya özel bilgi gerektirmeyen, münhasıran mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında disiplin yaptırımı olarak uyarma cezası verilebilmesi açıkça hükme bağlanmaktadır. Bu sayede bilirkişilik müessesesinin amacına uygun kullanılması ve yargılamaların daha hızlı, ekonomik yürütülmesi hedeflenmektedir.
MADDE 11: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1 inci maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçelerini karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmektedir. Paranın enflasyon karşısında değer kaybını önlemek ve alacaklı-borçlu dengesini adil bir zemine oturtmak amacıyla sabit yasal faiz oranı usulünden vazgeçilmektedir. Yeni sisteme göre faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde yasal faiz oranı yıllık; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran günü belirlenen reeskont oranının, önceki yıl sonu oranından 5 puan veya daha fazla farklı olması halinde, yılın ikinci yarısı için bu yeni oranın yüzde sekseni geçerli olacaktır.
MADDE 12 - 13: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 440 ve 444 üncü maddelerinde yapılan düzenlemeyle, vesayet altındaki kısıtlı kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satış usulü UYAP sistemine entegre edilmektedir. Söz konusu malların satışı, fiziki yer kısıtlamalarına maruz kalmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile entegre çalışan elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla gerçekleştirilecektir. Böylelikle, daha rekabetçi bir ortamda çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak kısıtlının menfaatleri azami düzeyde korunacaktır.
MADDE 14: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 80 inci maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nin kişisel verilerin korunması hakkı bağlamında verdiği iptal kararı doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır. Moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanması, kullanılması ve imha süreçlerine ilişkin yasal çerçeve çizilmektedir. İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak mahsus bir sisteme kaydedilecek ve delil olarak dosyasına gönderilecektir. Bu bilgiler; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi halinde derhal imha edilecektir. Mahkümiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi diğer hallerde ise kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısı huzurunda tutanakla yok edilecektir. Ayrıca veri sahibine, verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması halinde silinmesini talep etme hakkı tanınmaktadır.
MADDE 15: 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda veri güvenliği güvenceleri eklenerek yeniden düzenlenmektedir. Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirlerinin temel şartları korunurken, elde edilen dijital deliller ve kişisel verilerin korunması için yeni bir fıkra eklenmektedir. Bu tedbirle elde edilen veriler adli emanette saklanacak; kovuşturmaya yer olmadığı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren on beş yıl sonuna kadar muhafaza edildikten sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda tutanakla imha edilecektir. İlgililere bu süre zarfında, amacın ortadan kalkması halinde verilerin silinmesini mahkemeden talep edebilme imkanı getirilmektedir.
MADDE 16: 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde yapılan değişiklikle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma sınırları Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda netleştirilmektedir. HAGB müessesesi, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17 nci maddesi kapsamında "kötü muamele" kabul edilebilecek suçlar bakımından uygulanmayacaktır. Ayrıca kurumun usul yönünden iptal edilen diğer bağlantılı fıkraları da belirlilik ilkesine uygun olarak yeniden formüle edilmektedir.
MADDE 17: 5271 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanığa, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek mahkemede bizzat hazır bulunması kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilme hakkı tanınmaktadır.
MADDE 18: 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinde yapılan değişiklikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın ceza daireleri kararlarına karşı Ceza Genel Kurulu'na itiraz yetkisinin kapsamı ve süreleri hak arama hürriyetini genişletecek şekilde yeniden belirlenmektedir.
MADDE 19: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesine eklenen fıkrayla, bedensel zararlar ile destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında ve faiz işletilmesinde yeknesaklığın sağlanması ile uygulamadaki duraksamaların giderilmesi amaçlanmaktadır. Düzenleme uyarınca; çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kişinin kazancının belirli olduğu döneme ait (bilinen dönem) kısma haksız fiil tarihinden itibaren; geleceğe yönelik varsayımsal döneme ait (bilinmeyen dönem) kısma ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi esası getirilmektedir. Ayrıca, peşin sermaye değerinin tazminattan mahsubunda "oransal mahsup" yönteminin uygulanacağı netleştirilmektedir.
MADDE 20- 21: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılarak uygulamada hangi alacaklar için açılacağı hususunda ciddi tereddütlere ve yargılamaların uzamasına neden olan belirsiz alacak davası hukuk sistemimizden çıkarılmaktadır.Belirsiz alacak davasının alacağın tamamı yönünden zamanaşımını kesme ve hak kaybını önleme gibi sağladığı hukuki yararlar, eklenen fıkra ile kısmi dava kurumuna aktarılmaktadır. Düzenlemeyle, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda davacıya, ıslah hakkını kullanmak zorunda kalmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar alacağın geri kalan kısmını talep ederek dava değerini artırma hakkı verilmektedir. Bu durumda zamanaşımı, sonradan artırılan miktar veya kısım yönünden de dava açılan ilk tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır.
MADDE 22: 6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesine eklenen fıkrayla, makul sürede yargılanma hakkının temini ve usul ekonomi ilkesinin hayata geçirilmesi amacıyla hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç aydan daha uzun olamayacaktır. Ancak bilirkişi incelemesinin niteliği gereği uzaması veya istinabe yoluyla başka yerlerde tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu ve kaçınılmaz hallerde hakim, somut ve olaya uygun gerekçesini duruşma tutanağına açıkça yazmak şartıyla üç aydan daha uzun bir süre için de duruşma günü belirleyebilecektir.
MADDE 23: 6100 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesine eklenen fıkra ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasının kapsamı teknolojik imkanlardan üst düzeyde yararlanılması amacıyla genişletilmektedir. Yapılan düzenlemeyle, hukuk yargılamalarındaki ön inceleme duruşmaları da ses ve görüntü nakli yoluyla gerçekleştirilebilecektir. Uzaktan duruşmaya katılan taraf ve vekilleri hakkında; Kanun'un 154/3-ç maddesinde düzenlenen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma beyanlarına ilişkin ıslak imza atma zorunluluğu hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
MADDE 24- 25: 6100 sayılı Kanun'un 166 ve 168 inci maddelerinde yapılan değişikliklerle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda davaların birleştirilmesi usulü yeniden düzenlenmektedir. Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerince verilen birleştirme kararlarının, ilk davanın açıldığı mahkemeyi doğrudan bağlaması esası değiştirilmektedir. Düzenleme doğrultusunda ikinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararı ancak kesinleşmesiyle birlikte ilk mahkemeyi bağlayacaktır. Bu kesinleşmeyi sağlamak üzere; taraflara esas hükmün verilmesini beklemek zorunda kalmaksızın, birleştirme kararlarına karşı doğrudan ve müstakilen istinaf kanun yoluna başvurabilme hakkı tanınmaktadır. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararları ile bölge adliye mahkemelerinin birleştirme/ayırma kararlarına karşı ise ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna gidilebilecektir.
MADDE 26: 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesine eklenen fıkrayla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği ve miktar veya değeri itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olan kararları bakımından temyiz yolu açılmaktadır.
MADDE 27: 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesine eklenen fıkra ile yargılamaların sırf usuli yetki uyuşmazlıkları nedeniyle öngörülemez şekilde uzamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. İlk derece mahkemelerinin görev ve yetki durumları istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemelerince zaten esastan incelenip denetlendiğinden, istinaf aşamasını geçmiş dosyaların temyiz incelemesinde Yargıtay tarafından sadece görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceği esası getirilmektedir. Ancak bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı ve karara bağladığı özel davalar bu yasağın dışında tutulmaktadır.
GEÇİCİ MADDE 1: Teklifle getirilen değişikliklerin yargısal süreçlerde karmaşaya yol açmaması amacıyla zaman bakımından uygulanma esasları, geçiş hükümleri düzenlenmektedir.