Ankara’nın ev sahipliğindeki NATO Zirvesi sadece ittifak için alınan kararlarla öne çıkmadı. Liderlerin ikili görüşmelerde aldığı kararlar ve masaya yatırılan konular da hayli önemliydi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan görüşmelerde elbette spot ışıkları F-35, CAATSA yaptırımları ve KAAN’da kullanılacak motorlardaydı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında dikkat çekici bir bilgi daha paylaştı.
“Sayın Trump ile Türkiye'nin savunma sanayiinde ABD'ye yönelik adımlar atmasına yönelik konuştuk. Özellikle gemi inşa sanayiini görüştük. Bu fırkateynler, korvetler, denizaltılar olabilir... Türkiye bunu tersanelerinde yapar.” açıklaması gelecek dönem için ciddi ipuçları veriyor.
ABD savaş gemilerini Türkiye’de üretebilir mi?
Bu soruya mevcut kanunlar çerçevesinde yanıt verirsek şimdilik pek mümkün görünmüyor. Çünkü ABD yasaları ülke dışında savaş gemisi inşasını net bir şekilde yasaklıyor. Ancak bu yasağın hayata geçirildiği dönemle bugünün ABD’si arasında ciddi farklar var.
Başkan Trump da bunun farkında… “Geçmişte her gün bir savaş gemisi üretebiliyorduk. Şimdi bunun çok uzağındayız. Amacımız o kabiliyeti yeniden kazanabilmek. Bu konuda müttefiklerimizden de yararlanacağız. Belki de mecbur kalacağız.” cümleleriyle hem mevcut tabloyu hem de muhtemel yol haritasını anlatıyor.
Bugün geldiğimiz noktada ülkeler askeri kapasitelerini hızla geliştirmek niyetinde. Hatta mecburiyetinde. İşte bu nedenle ABD de mevcut yasalarını esnetme yoluna gidip, savaş gemilerini yurt dışında üretebileceği yeni bir düzenleme yapabilir.
ABD halihazırda savaş gemisi üretiminde Japonya ve Güney Kore gibi müttefikleriyle yola devam ediyor. Washington yönetiminin bu listeye Türkiye’yi de ekleyebileceği hususu her geçen gün daha yüksek sesle konuşuluyor.
Türk tersanelerinin imkan ve kabiliyetleri hayli yüksek
Konu sadece gemi üretimi meselesi değil… ABD dünyanın dört bir yanında deniz unsurlarını hayli aktif kullanıyor. İran savaşıyla birlikte Akdeniz’deki platform sayıları da hayli arttı.
Bölgedeki gemilerin bakım, onarım ve idame gibi hayati meseleleri için bölgedeki gelişmiş tersanelere ihtiyacı var. ABD bu ihtiyaçlar için Hırvatistan ve İtalya’daki tersaneleri kullanıyor.
Bu noktada önemli bir soru daha karşımıza çıkıyor... Türk tersaneleri ABD gemileri için yeni üretim, bakım/onarım ya da idame gibi faaliyetleri yapabilir mi? Bu soruya çok net bir ‘evet’ yanıtı vermek mümkün. Ankara izlediği yol haritasıyla bu alandaki imkan ve kabiliyetlerini çok üst bir noktaya taşıdı.
Türkiye, Çin’in ardından dünyada aynı anda en fazla askeri gemi üreten ülke durumunda. Avrupa ya da NATO içerisinde açık ara ilk sırada. İşte ABD’nin hem yeni deniz platformlarının üretimi hem de mevcut unsurların bakım/onarımı için Türkiye’yi tercih edebileceğinin temelinde de bu gerçek yatıyor.
Medyaya yansıyan ve bugüne kadar yalanlanmayan bir bilgiyi de hatırlamakta fayda var. Geçtiğimiz aylarda ABD Deniz Sistemleri Komutanlığı’ndan üst düzey bir heyet İstanbul Tersanesi Komutanlığını ziyaret etti. Heyetin gördüklerinden hayli etkilendiği konuşuluyor.
Tüm bunları alt alta koyduğunuzda, ABD’nin Türkiye’yi tercih etmesi halinde her iki ülkenin de bundan hayli kazançlı çıkacağı net şekilde görülüyor.
Erdoğan-Trump önderliğinde Türkiye-ABD ilişkileri son dönemlerde hiç olmadığı kadar iyi bir noktaya evrildi. Bu yeni denkleme askeri gemiler de eklenebilirse Ankara-Washington hattı çok değerli bir ortaklığa daha kapı açmış olacak.