Ana içeriğe geç

Kültürel etkinliklere katılanlar üç yaş gençleşiyor

Müze, tiyatro, konser ve sinemaya düzenli olarak giden kişilerin fizyolojik yaşının daha düşük olabileceği belirlendi. Araştırmaya göre kültürel etkinliklere daha sık katılanların vücutları, daha az katılanlara kıyasla yaklaşık üç yıl daha genç işlev gösteriyor.

Kültürel etkinliklere katılanlar üç yaş gençleşiyor
Nefes Gazetesi
16

Müze, tiyatro, konser ve sinema gibi kültürel etkinliklere düzenli katılımın, daha genç bir fizyolojik yaşla bağlantılı olabileceği ortaya konuldu.

Journal of Epidemiology and Community Health dergisinde yayımlanan araştırma, sosyal ve kültürel açıdan aktif kalmanın sağlıklı yaşlanmada önemli rol oynayabileceğine ilişkin bulgulara yenisini ekledi.

FİZYOLOJİK YAŞ İLE KRONOLOJİK YAŞ FARKLI OLABİLİYOR

İnsanların kronolojik yaşı, dünyaya geldikleri tarihten bu yana geçen süreyi ifade ediyor. Fizyolojik yaş ise vücudun ne ölçüde sağlıklı ve işlevsel olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle aynı kronolojik yaşa sahip kişilerin vücutlarının yaşlanma hızı farklılık gösterebiliyor.

Daha önce yapılan araştırmalarda sinema, müze ve canlı performanslara katılımın ileri yaştaki yetişkinlerde daha iyi sağlık ve yaşam kalitesiyle bağlantılı olduğu belirlenmişti. Ancak kültürel etkinliklerin doğrudan fizyolojik yaşlanmayla ilişkisini inceleyen çalışma sayısının sınırlı olduğu belirtildi.

Japonya’daki Institute of Science Tokyo araştırmacıları, zaman içinde değişmeyen ve ölçülemeyen etkenleri de hesaba katarak bu ilişkiyi inceleyen ilk uzun vadeli araştırmayı yaptıklarını bildirdi.

ARAŞTIRMAYA 1899 KİŞİ KATILDI

Araştırmada, İngiltere’de yaşayan 50 yaş ve üzerindeki yetişkinleri kapsayan English Longitudinal Study of Ageing çalışmasındaki 1899 kişinin verileri incelendi.

Katılımcıların 2004-2005, 2006-2007 veya 2008-2009 dönemlerinde gerçekleştirilen en az iki araştırma dalgasındaki verileri değerlendirildi.

Fizyolojik yaşın hesaplanmasında nabız basıncı, diyastolik tansiyon, solunum kapasitesi, hemoglobin, fibrinojen, glikozlanmış hemoglobin, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol, vücut kitle indeksi, kavrama gücü ve yürüme hızı olmak üzere 10 sağlık göstergesi kullanıldı.

Bu ölçümler birleştirilerek her katılımcı için tek bir fizyolojik yaş puanı oluşturuldu.

KÜLTÜREL KATILIM 15 PUAN ÜZERİNDEN ÖLÇÜLDÜ

Katılımcılardan sinemaya, müze veya sanat galerisine ve tiyatro, konser ya da operaya ne sıklıkla gittiklerini belirtmeleri istendi.

Her etkinlik, “hiç gitmeme” durumunda sıfır, “ayda iki kez veya daha fazla katılma” durumunda ise 5 puanla değerlendirildi.

Böylece kültürel katılım düzeyi 0 ile 15 arasında değişen toplam puan üzerinden hesaplandı.

VÜCUTLARI YAKLAŞIK ÜÇ YIL DAHA GENÇ ÇIKTI

En az birkaç ayda bir kültürel etkinliklere katılan kişilerin ortalama fizyolojik yaşı 66,9 olarak hesaplandı.

Kültürel etkinliklere daha seyrek katılanların ortalama fizyolojik yaşı ise 69,9 olarak belirlendi. İki grup arasında yaklaşık üç yıllık fark bulundu.

Kültürel katılımı yüksek kişilerin daha çok kadınlardan oluştuğu, daha yüksek sosyoekonomik düzeye sahip olduğu, çalışma hayatında daha fazla yer aldığı ve genel sağlık durumlarının daha iyi olduğu görüldü.

Hane geliri, çalışma durumu ve kronik hastalıklar gibi değişkenler hesaba katıldıktan sonra, kültürel katılım puanındaki her bir puanlık artışın fizyolojik yaşta 0,085 yıllık, başka bir ifadeyle yaklaşık 31 günlük azalmayla bağlantılı olduğu belirlendi.

SOSYAL BAĞLAR VE RUH SAĞLIĞI ETKİLİ OLABİLİR

Araştırmacılar, kültürel etkinliklerin sosyal bağları güçlendirmesi, daha sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmesi ve ruh sağlığını desteklemesinin fizyolojik yaşlanmayı yavaşlatabileceğini değerlendirdi.

Bununla birlikte araştırmanın gözlemsel nitelikte olması nedeniyle kültürel etkinliklere katılmanın yaşlanmayı doğrudan yavaşlattığı sonucuna ulaşılamayacağı vurgulandı.

Ters nedensellik ihtimaline de işaret eden araştırmacılar, daha sağlıklı kişilerin kültürel etkinliklere katılma imkânının daha yüksek olabileceğini belirtti.

ETKİSİ FİZİKSEL AKTİVİTEYLE KIYASLANDI

Araştırmacılar, kültürel katılımın değiştirilebilir bir davranış olduğunu ve etkili bir halk sağlığı stratejisine dönüşebileceğini ifade etti.

Çalışmada, kültürel etkinliklere katılımın etkisinin sık yapılan fiziksel aktiviteyle karşılaştırılabilir düzeyde olabileceği kaydedildi.

Kültürel etkinliklerin coğrafi ve mali açıdan daha erişilebilir hale getirilmesinin, daha fazla kişinin bu faaliyetlere katılmasını sağlayabileceği belirtildi.

Kültürel katılımın uzun vadede sağlık ve sağlıklı yaşlanma üzerinde kalıcı bir etkisi olup olmadığının belirlenmesi için ek araştırmalara ihtiyaç bulunduğu vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler