NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi araştırmacılarının yürüttüğü ve Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Dünya'yı etkileyen en güçlü Güneş fırtınalarının mevcut öngörülerin çok ötesinde olabileceğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre, uzay hava olaylarını izlemek için kullanılan ölçüm yöntemindeki sistematik bir hata, bilim insanlarının jeomanyetik fırtınaların belirli bir üst sınıra sahip olduğu yönünde yanlış bir varsayım geliştirmesine neden olmuş olabilir. Yeni bulgular ise böyle bir sınırın varlığına ilişkin istatistiksel bir kanıt bulunmadığını gösteriyor.
Bilim insanları uzun yıllardır, 1859 yılında telgraf sistemlerini devre dışı bırakan Carrington Olayı'nı en kötü senaryo olarak kabul ediyor. Ancak araştırmacılar, çok nadir görülen bu tür olayların yeterince incelenememesi nedeniyle risklerin olduğundan düşük değerlendirilmiş olabileceğini belirtiyor.
Lancaster Üniversitesi'nden araştırmanın ortak yazarı Maria Walach ise Dünya'nın manyetik alanının gezegeni büyük ölçüde koruduğunu, ancak aşırı Güneş fırtınalarının uyduların yörüngelerinin bozulmasına, haberleşme sistemlerinin ve GPS hizmetlerinin kesintiye uğramasına yol açabileceğini söyledi.
Bilim insanları, yaklaşık bin yılda bir yaşanabilecek büyüklükte bir Güneş fırtınasının mevcut tahminlerden çok daha yıkıcı etkiler oluşturabileceğini belirterek, uzay hava olaylarına karşı hazırlık senaryolarının güncellenmesi gerektiğini vurguladı.