Ana içeriğe geç

Enflasyonda kim ne bekliyor? Yıl sonu için 12 tahmin

Piyasalarda ikinci yarı başlarken, içeride yarı yıl fiyat ayarlamalarının ve küresel tarafta enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkileri takip edilecek. Haziranda yıllık TÜFE %32,61 seviyesinden %32,11’e gerilemişti. Bu verinin ardından yerli ve yabancı 12 kurum, yıl sonu TÜFE tahmini paylaştı. İşte 2026 için son enflasyon beklentileri…

Enflasyonda kim ne bekliyor? Yıl sonu için 12 tahmin
Türkiye Gazetesi
16

Piyasalarda ikinci yarı başlarken, içeride yarı yıl fiyat ayarlamalarının ve küresel tarafta enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkileri takip edilecek. Haziranda yıllık TÜFE %32,61 seviyesinden %32,11’e gerilemişti. Bu verinin ardından yerli ve yabancı 12 kurum, yıl sonu TÜFE tahmini paylaştı. İşte 2026 için son enflasyon beklentileri…

TÜRKİYE GAZETESİ/Ö. Faruk Bingöl- Enflasyonda haziran verilerinin belli olmasının ardından, yıl sonu TÜFE beklentileri ve 23 Temmuz’daki TCMB faiz kararına ilişkin tahminler gelmeye başladı. TÜİK verilerine göre haziranda enflasyon aylık bazda %0,99 olarak gerçekleşmiş ve yıllık TÜFE %32,61 seviyesinden %32,11’e gerilemişti.

Piyasalarda ikinci yarı başlarken, içeride yarı yıl fiyat ayarlamaları ve küresel tarafta da enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkileri öncelikle takip edilecek.

HANGİ KURUM, NE BEKLİYOR?

Haziran TÜFE sonrası yerli ve yabancı kurumların yıl sonu enflasyon tahminleri şöyle gerçekleşti:

23 TEMMUZ TCMB ÖNGÖRÜLERİ

Bu arada haziran TÜFE sonrası yayımlanan raporlarda; Merkez Bankası'nın aceleci bir faiz indirimine gitmeyeceği, 23 Temmuz'da faizi sabit bırakarak, son çeyreğe doğru “enflasyonun kalıcı düşüş eğilimini” ve özellikle çekirdek göstergeleri izlemeyi sürdüreceği tahminleri öne çıktı.

Piyasa değerlendirmeleri ve kurum raporlarının genel eğilimine bakıldığında, 23 Temmuz’daki PPK (Para Politikası Kurulu) toplantısında politika faizinin %37’de bırakılması öngörülüyor.

Raporlarda enflasyon tahminlerinin %28-%31 bandında seyrettiği görülürken; manşette baz etkisiyle düşüş trendi başlasa bile hizmet enflasyonundaki katılığın, erken bir faiz indiriminin önündeki en büyük engel olarak öne çıktığı ifade edildi.

Öte yandan PPK takvimine göre ağustos ayında planlanmış olağan toplantı olmadığına da dikkat çekilirken, temmuz ayındaki toplantıda alınacak kararın ve verilecek mesajların daha önemli olduğu vurgulandı. Merkez Bankası'nın, eylül toplantısına kadar piyasayı kontrol altında tutmak için de temmuzda “temkinli kalmayı” tercih edebileceği aktarılıyor.

Piyasadaki likidite fazlasını sterilize etmek amacıyla zorunlu karşılıklar veya makroihtiyati tedbirler gibi sıkılaşma adımlarının da temmuz PPK ile eş zamanlı ya da hemen ardından devreye alınabileceği sinyalleri de öne çıkıyor.

Bu arada piyasalar, TCMB’nin %40 olan fonlama oranını %37 politika faizine ne zaman çekebileceğini de yakından takip ediyor.

Kuveyt Türk Yatırım tarafından yapılan değerlendirmede “23 Temmuz tarihinde gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin %37 seviyesinde korunmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, 1 Mart tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasının, likidite yönetiminin sadeleşmesi ve fonlama kompozisyonunun normalleşmesi açısından önemli bir adım olacağını değerlendiriyoruz. Faiz indirim sürecinin ise 10 Eylül PPK toplantısında 100 baz puanla başlayabileceğini öngörüyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler