Avrupa Parlamentosu'nun (AP), 1974 yılında Türk askerinin Kıbrıs'a düzenlediği Barış Harekatı'nı, 'Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları' üzerinden suçlayıp, harekatı işgal olarak tanımlayan skandal kararına ilişkin siyasilerden peş peşe açıklama geldi.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: YOK HÜKMÜNDE BİR KARAR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na ilişkin kararını hiçbir şekilde tanımadıklarını belirterek, "Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz" dedi.
Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi, Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonların ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, bununla birlikte iki egemen ve eşit devlet temelinde, başta kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji olmak üzere, ortak geleceği ilgilendiren alanlarda işbirliği yapılması ve ortak projeler geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
"EOKA ÇETELERİNİN MEZALİMİNİ UNUTMADIK"
Yılmaz şöyle devam etti: Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar, bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir. Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti'ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu'nun itibarını azaltır, düşürür. Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir.
Bakın, 1974 Barış Harekatı'ndan bu yana aşağı yukarı 52 yıl geçti. Yarım asrı aşan bir süre. Ve bütün bu süreçte ada huzur içinde, barış içinde. Sadece Türk tarafı değil, Rum tarafı da bu güvenli ortamda kalkındı, gelişti, demokrasilerini güçlendirdi. Dolayısıyla buraya silahlı kuvvetlerimizin yaptığı Barış Harekatı, tüm adaya fayda sağlamıştır. Tüm adaya huzur getirmiştir. Ve daha öncesindeki dönemi de çok iyi biliyoruz. Nikos Sampson'un darbesini unutmadık. EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık. Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar."
AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK: TSK'YA YÖNELİK ALÇAKÇA BİR İFTİRADIR
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise tepkisini şöyle ifade etti:
"Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır. Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz. Hiçbir temele dayanmayan bu sözde kararların hangi güdümlü ilişkiler yoluyla alındığını çok iyi biliyoruz. Bu alçakça kararı kökten reddediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaptığı açıklamaya tarihi dürüstlük adına herkes destek vermelidir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin şan ve şereflerle dolu tarihi karşısında bu tip alçakça iftiraların hiçbir hükmü yoktur."
DURAN: HİÇBİR DEĞERİ VE HÜKMÜ YOKTUR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, karara yönelik şu açıklamada bulundu:
"Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum. Kıbrıs meselesine taraflı bir anlayışla yaklaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan bu siyasi nitelikteki girişimin hiçbir hükmü ve değeri yoktur."
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: ASILSIZ VE AKIL DIŞI İDDİALAR
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar yok hükmündedir. Karar hakkında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya tam destek veriyoruz. Alçakça iftiralar barındıran söz konusu karar, Avrupa Birliği’nin ve özelde Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak belirli çevrelerin güdümüyle benimsediği yanlı ve çarpık yaklaşımın son örneğini teşkil etmektedir. Avrupa Birliği kurumlarının, Kıbrıs meselesine yönelik tarihi gerçekliklerden ve tarafsızlıktan gittikçe uzaklaşan bir yaklaşım içine girmesini endişe verici buluyoruz" ifadeleri kullanıldı.
KARARDA NE DENİYOR?
AP'nin Türkiye'nin tepkisini çeken kararında, "Türkiye'nin 1974'te gerçekleştirdiği Barış Harekatı'nı, Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" ile ilgili iddialar öne sürülüyor ve harekattan "işgal" olarak söz ediliyor.