Mücevher ihracatı ‘kotaya’ takıldı. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, Türkiye'nin mücevher üretimi ve ihracatında Hindistan ve İtalya'nın ardından dünyanın üçüncü büyük üreticisi konumunda bulunmasına karşın, son iki yılda ihracatta ciddi bir kan kaybı yaşandığını ifade etti.
Özcan’ın verdiği bilgiye göre, 2025 yılında sektör ihracatı 7,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, 2026 yılının ilk altı ayında ihracat 2,9 milyar dolar seviyesinde kaldı. Aynı dönemde sektör ihracatı yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk yarısında ihracatı en fazla gerileyen sektör oldu.
“15 bin dolara varan farklar oluştu”
İhracattaki düşüşün temel nedeninin 2023 yılında cari açığı azaltmak için altın ithalatına getirilen kota uygulaması olduğunu belirten Mustafa Özcan, kota nedeniyle uluslararası piyasalardaki altın fiyatı ile Türkiye'deki fiyat arasında dönem dönem kilogram başına 15 bin dolara varan farklar oluştuğunu söyledi. Özcan, aylık 12 tonluk kota uygulamasının Türk üreticilerinin rekabet gücünü doğrudan zayıflattığını belirterek, “Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor" dedi.
“Belirsizlik müşteriyi uzaklaştırıyor”
Uluslararası alıcıların sipariş verirken teslim tarihindeki altın maliyetini öngöremediğini belirten Özcan, bunun uzun yıllar emek verilerek oluşturulan müşteri ilişkilerini zedelediğini söyledi.
Özcan, "Bugün fiyat farkı olmayabilir ancak müşteri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşılaşacağını bilmiyor. Bu belirsizlik nedeniyle siparişlerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette süreklilik çok önemli. Bir müşteri Türkiye'den uzaklaştığında, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor" diye konuştu.
Özcan'ın verdiği bilgiye göre, cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan kota sistemi, beklenen sonucun aksine ithalatı istenilen ölçüde düşürmedi. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde bulunan bitmiş takı ithalatı, 2024 yılında 6,6 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Türkiye'nin en önemli rakiplerinden İtalya'nın Türkiye'ye gerçekleştirdiği mücevher ihracatı da hızlı artış gösterdi.
Özcan, Türkiye'nin geçmişte net ihracatçı konumunda bulunduğunu ancak gelinen noktada ithalatçı konuma gerilediğini belirterek, sektörün rekabet gücünü yeniden kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngörülebilir hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
"20 milyar dolarlık potansiyele sahibiz"
Mustafa Özcan, Türk mücevher sektörünün güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini söyledi.
Özcan, “Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu.
"Altın Esaslı Muhasebe'ye geçilmeli"
MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, sektörün finansal yapısını koruyabilmesi için en büyük ve acil beklentilerinin "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesi olduğunu söyledi. Özcan, "Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı ‘kâr’ olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor.
Destekler konusunda ise, mücevher sektörünün maalesef döviz dönüşüm desteğinden çıkartıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve çıkartıldığımız döviz dönüşüm desteklerinin ihracatçıya tekrar sunulması en etkili model olacaktır" ifadelerini kullandı.