Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç hakkında, İzmir Amerikan Hastanesi'nin açılış töreninde anlattığı ve Kürt kadınları konu alan fıkra nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama' suçundan resmen soruşturma başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, adaletin servet ve statüye göre işlemeyeceğini vurgulayarak, kadın onurunu ve toplumsal hassasiyetleri hedef alan bu sözlerin kabul edilemez olduğunu duyurdu.
150 milyon dolarlık dev bir yatırımla hizmete giren İzmir Amerikan Hastanesi'nin açılış protokolü sırasında yaşananlar, Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Aralarında eski Başbakan Binali Yıldırım'ın da bulunduğu protokol üyelerine hastane odalarını gezdirdiği sırada Rahmi Koç'un anlattığı bir fıkra büyük bir krize neden oldu.
Koç'un sohbette dile getirdiği, "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş 'Hanımefendi perdenin arkasına geçin, soyunun' deyince kadın, 'Doktor Bey, ilk sen soyun' demiş" şeklindeki ifadeleri sosyal medyada infial yarattı. Fıkranın kadın kimliğini ve belirli bir toplumsal kesimi aşağıladığı gerekçesiyle X (eski adıyla Twitter) platformunda binlerce kullanıcı #RahmiKoçÖzürDile etiketiyle tepkilerini dile getirdi.
Başsavcılık Harekete Geçti: 'Halkı Aşağılama' Suçlaması
Tepkilerin ardından yargı makamları hızla devreye girdi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu ifadelerin hukuki boyutunu inceleyerek ünlü iş insanı Rahmi Koç hakkında Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama' suçu kapsamında resmi bir adli süreç başlattı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Sert Açıklama: "Adalet Servete Göre Tartmaz"
Hükümet kanadından olaya ilişkin ilk ve en sert tepki ise Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten geldi. Soruşturma sürecini kamuoyuna duyuran Bakan Gürlek, hiçbir statünün veya zenginliğin insan onurunu zedeleyici eylemleri meşrulaştıramayacağının altını çizdi.
Bakan Gürlek yaptığı resmi açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez. Bu tür sözlerin bir 'fıkra' veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz."