Ana içeriğe geç

TRT'den sonra Anadolu Ajansı da 'CHP geriliminde' tarafını ilan etti

Kamu kaynaklı Anadolu Ajansı, bugünkü resmi bülteninde seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'i yok sayarak yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu'na yer verdi. Meclis kapısında yurttaşlar bariyerlerle beklerken, TRT'nin ardından AA'nın bu tavrı tartışma yarattı.

TRT'den sonra Anadolu Ajansı da 'CHP geriliminde' tarafını ilan etti
Halk TV
16

Anadolu Ajansı'nın bugünkü gündem programında, CHP Lideri Özgür Özel'in yapacağı grup toplantısına yer verilmedi. Ajans, bülteninde saat 13.30'daki toplantı için yalnızca mahkeme kararıyla makam koltuğuna atanan Kılıçdaroğlu için "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşacak" ifadesini kullandı.

TRT'den sonra Anadolu Ajansı da 'CHP geriliminde' tarafını ilan etti - Resim : 1

Sürecin başından beri atılan adımları tasdikler nitelikteki bu editoryal tercihe yönelik siyasi kulislerde, "Seçim akşamı verileri çarpıtanlara en güzel yanıtı sandık verdi hep, bugün yine sahadan alacaklar yanıtı" değerlendirmesi yapıldı.

TRT'den sonra Anadolu Ajansı da 'CHP geriliminde' tarafını ilan etti - Resim : 2

TBMM ÖNÜNDE "YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ" SLOGANLARI

Anadolu Ajansı bültenlerinde yer bulmayan CHP Lideri Özgür Özel ve partililier ise sabah saatlerinden itibaren TBMM önünde yoğun bir hareketlilik oluşturdu. Özel'in grup toplantısı için gelen vatandaşlar önce Meclis'e alınmadı. Duruma müdahale eden CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, görevli polis noktasına giderek "Beni dahi almıyorsunuz" diyerek uygulamaya tepki gösterdi. Polislerin Asu Kaya'dan kimlik talep etmesi üzerine Kaya, kimliğini ibraz ederek emniyet yetkilileriyle görüşme gerçekleştirdi.

Dışarıda bekletilen vatandaşlar "Ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları atarak bekleyişlerini sürdürdü. İlerleyen dakikalarda Asu Kaya'nın girişimlerinin ardından vatandaşlar tek tek kimlik kontrolünden geçirilerek Özgür Özel'in grup toplantısını dinlemek üzere Meclis'e girmeye başladı. Aynı anlarda CHP Milletvekilleri Gökhan Günaydın, Suat Özçağdaş ve Özgür Karabat gibi isimler, Özgür Özel'in toplantısı için TBMM'deki salonda yerlerini aldı.

BİNLERCE KİŞİLİK LİSTE VE MECLİS'TE ÜST DÜZEY GÜVENLİK ALARMI

Bugün saat 13.30'da yapılması planlanan grup toplantısı öncesinde her iki kanadın da TBMM Başkanlığı'na yaptığı ziyaretçi başvuruları kurumu alarma geçirdi. Özgür Özel tarafından 4 bin 400 kişi adına akreditasyon talebinde bulunulurken, Kılıçdaroğlu cephesinin 1.200 kişilik ziyaretçi listesi sunduğu kaydedildi. Toplamda 6 bine yakın insanın Meclis yerleşkesinde karşı karşıya gelme ihtimali üzerine TBMM'de güvenlik hazırlıkları en üst seviyeye çıkarıldı.

Meclis'te görev yapan güvenlik personeli acil toplantıya çağrıldı ve mevcut personelin yetersiz kalması durumunda Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nden destek talep edilmesi seçeneği gündeme alındı. İstenmeyen görüntülerin oluşmaması amacıyla grup toplantısı günü TBMM'ye yalnızca milletvekilleri, görevli personel ve basın mensuplarının alınması; ziyaretçi girişlerinin sınırlandırılması veya tamamen durdurulması ihtimalleri masaya yatırıldı.

Sürecin idari boyutunda ise Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısını gerçekleştireceğini bildiren ilk yazısını dün CHP Grup Yönetimi'ne gönderdi. Grup yönetimi, bu yazıyı parti teamüllerine aykırı olduğu gerekçesiyle işleme almadı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu ikinci bir yazıyla doğrudan TBMM Başkanlığı'na başvurdu. Söz konusu yazıda, bugün saat 13.30'da grup toplantısı yapılacağı belirtilerek, toplantıya katılacak ziyaretçilerin kurul toplantı salonuna alınabilmesi için gerekli işlemlerin yapılması talep edildi. Her iki isme yakın kurmayların da toplantı öncesinde grup salonunda yer kapmak amacıyla sabahın erken saatlerinde TBMM'ye giriş yaptığı bildirildi.

DEVLET MEDYASININ EDİTORYAL ÇİZGİSİ: TRT VE AA SÜRECİ NASIL ÇERÇEVELEDİ

Ankara İstinaf Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararı sonrası devlet medyası, süreci birbirini tamamlayan ancak farklı hedef kitlelere yönelik bir stratejiyle işledi.

TRT ekranları, süreci salt bir 'hukuki rutin' ve 'CHP'nin iç kaosu' olarak kurguladı. Yayınlarda iktidar blokunun "Yargı kararını verdi" ve "CHP kendi içini yönetemiyor" söylemleri merkeze alınırken, Özgür Özel'in "Milli irade gasp ediliyor, bu bir siyaset mühendisliğidir" çıkışlarına yer verilmedi. Mahkemenin iptal gerekçeleri detaylandırılırken, bağımsız anayasa hukukçularının karara yönelik eleştirileri haber değeri görmedi. Toplumsal muhalefet cephesinde sivil toplum kuruluşlarının, yazarların ve yurttaşların başlattığı imza kampanyaları görünmez kılınırken, odak noktası olarak parti içindeki muhalif isimlerin olası kurultay çağrıları ve icra memurlarının genel merkeze gelişi seçildi.

Anadolu Ajansı ise kararın arkasındaki siyasi tartışmalar yerine hukuki terminolojiyi öne çıkararak sürece meşruiyet kazandıran bir dil inşa etti. Gerekçeli karar tüm teknik detaylarıyla abonelere geçildi. AA bültenlerinde belirgin bir söylem hiyerarşisi de göze çarptı. İktidar kanadından gelen değerlendirmeler "belirtti", "vurguladı", "altını çizdi" gibi fiillerle servis edilirken; muhalefetin eleştirileri "iddia etti" veya "öne sürdü" gibi şüphe uyandıran ifadelerle kaleme alındı. Görsel servisinde de seçici davranan kurum, protesto eden kalabalıkları minimize eden açılar kullanırken, resmi araçları ve parti binasındaki gergin bekleyişi detaylandırdı. Ayrıca iktidarın destek açıklamaları "Flaş Haber" koduyla acil olarak geçilirken, muhalefetin itirazları rutin akışın içine sıkıştırıldı.

Sürecin yönetiminde iki devlet kurumu arasındaki rol paylaşımı da belirginleşti. TRT, doğrudan televizyon izleyicisini hedefleyerek algıyı zaman zaman dramatikleşen bir dille ve tartışma programlarıyla yönlendirme yoluna gitti. Hedef kitlesi gazeteler ve internet siteleri gibi aracı kurumlar olan Anadolu Ajansı ise, algıyı haber metinleri, bilinçli kelime seçimleri ve eşik bekçiliği yaptığı fotoğraflarla inşa ederek daha resmi, kuru ve bürokratik bir 'devlet dili' kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler