Ana içeriğe geç

Alıngan insanların baş edemediği 3 gerçek

Alıngan insanlarla iletişim kurmak zor. Peki, bu kişiler hangi gerçeklerden kaçıyor? Alınganlık problemi yaşayan bireylerin sosyal ve profesyonel hayatta karşılaştığı zorluklar, psikoloji dünyasının en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Uzmanlar, her durumu kişisel bir saldırı olarak algılayan ve sürekli kırılma eğiliminde olan insanların, aslında hayatın kaçınılmaz bazı dinamikleriyle yüzleşmekten kaçındığını belirtiyor. İşte ikili ilişkileri çıkmaza sokan ve alıngan insanların kabullenmekte en çok zorlandığı o 3 temel gerçek...

Alıngan insanların baş edemediği 3 gerçek
Akşam
16

Hayata ve ilişkilere her an kırılmaya hazır bir cam kürenin arkasından bakmak, alıngan insanların hayatını bir hayli zorlaştırır. Her eleştiriyi şahsi bir saldırı, her sessizliği bir dışlanma olarak algılamak hem zihni yorar hem de sosyal ilişkileri yıpratır. Alıngan insanların kabullenmekte en çok zorlandığı ve baş etmekte güçlük çektiği 3 acı ama özgürleştirici gerçeği derledik...

1. Dünya Sizin Etrafınızda Dönmüyor (Her Şey Sizinle İlgili Değil)

Alınganlığın temelinde gizli bir "merkezde olma" duygusu yatar. Arkadaşınız o gün size soğuk davrandıysa, muhtemelen sizinle bir derdi yoktur; sadece kendi hayatında bir kriz yönetiyordur.

Bir iş arkadaşınız toplantıda fikrinize karşı çıktıysa, bu sizin şahsiyetinizden değil, projenin gidişatından kaynaklanıyordur.

Yüzleşilmesi gereken gerçek: İnsanların büyük çoğunluğu, günün 24 saatini sizi nasıl inciteceklerini düşünerek geçirmiyor. Herkes kendi hayat mücadelesiyle, kendi stresiyle ve kendi eksiklikleriyle meşgul. Üzerinize alındığınız durumların yüzde 90'ında aslında "başrol" siz değilsiniz.

2. Herkes Sizi Sevmek, Anlamak veya Onaylamak Zorunda Değil

Alıngan insanlar genellikle herkes tarafından sevilmek ve takdir edilmek isterler. Bu yüzden en ufak bir olumsuz geri bildirimde veya nötr bir tavırda hemen savunmaya geçerler. Ancak bu, hayatta karşılığı olmayan bir beklentidir.

Yüzleşilmesi gereken gerçek: Dünyadaki en iyi, en yardımsever insan bile olsanız, birilerinin sizden hoşlanmama veya sizi eleştirme hakkı her zaman baki kalacaktır.

İnsanların sizin hakkınızdaki düşünceleri, sizin değerinizi belirlemez; onların hayata bakış açısını gösterir. Kimsenin onayına göbekten bağlı değilsiniz.

3. Duygularınızın Sorumluluğu Başkalarına Değil, Size Ait

Alınganlık, suçluyu hep dışarıda arama eğilimidir: "O öyle söylediği için kırıldım", "Bu tavrı yüzünden günüm mahvoldu." Bu bakış açısı, kendi mutluluğunuzun anahtarını başkalarının eline teslim etmek demektir.

Birinin kaba davranması onun hatasıdır ancak o kabalık yüzünden günlerce kendinizi hırpalamak sizin tercihinizdir.

Yüzleşilmesi gereken gerçek: Kimse size sormadan sizi üzemez ya da değersiz hissettiremez. Söylenen bir söze kırılıyorsanız, o söz muhtemelen içinizde zaten var olan bir özgüvensizlik veya yetersizlik yarasını tetiklemiştir. Başkalarının dilini kontrol edemezsiniz ama kendi verdiğiniz tepkiyi ve sınırlarınızı kontrol edebilirsiniz.

Alınganlıkla baş etmenin ilk adımı, olaylarla aramıza biraz mesafe koymaktır. Söylenenleri kişiselleştirmeyi bıraktığınızda, omuzlarınızdaki o devasa yükün hafiflediğini göreceksiniz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler